MBIS, ENDÜSTRİ 4.0 YOL HARİTASINDA YENİ NESİL ÇÖZÜMLER SUNUYOR

👤MBIS

🔍 Son dönemde Endüstri 4.0 ile ilgili çeşitli etkinlikler ve çalışmalar yaptığınızı görüyoruz. MBIS olarak Endüstri 4.0 ile ilgili ne sunuyorsunuz?
MBIS, SAP’nin Türkiye’deki ilk Gold Partner’i olarak 2000 yılından bu yana işletmelerin verimliliğinin arttırılmasıyla ilgili çözümler sunmaktadır. Bu çözümlerimiz öncelikle ERP uygulamalarının firmalarda uygulanmasıyla başladı. Böylece firmaların en temel ihtiyacı olan kurumsal kaynak planlamasının yapılması ihtiyacı bu konudaki dünyada geliştirilmiş ileri çözüm olan SAP ERP çözümü ile hayata geçirildi. Bugüne kadar 200 civarında firmanın SAP ERP geçişini gerçekleştirmiş bulunuyoruz. ERP geçişi tek başına tüm ihtiyaçları karşılamıyordu. Dolayısıyla yaptığımız çalışmaları barkod sistemleri, mobil cihazların kullanılması, depo yönetim çözümleri, RFID gibi uygulamalarla zenginleştirdik. 2010’lu yıllarda ise üretimden veri toplamaya yönelik projeler gerçekleştirdik.
Bu projelerde firmaların üretim verimliliklerinin ölçülmesi ve iyileştirilmesi hedeflendi. Bu konularda da SAP’nin fark yaratan çözümlerini müşterilerimize uyguladık. Biz MBIS olarak; Sektörün nereye gittiğini analiz ediyor, bu hedefe uygun olarak SAP çözümlerini öğreniyor ve bu çözümleri müşterilerimize uygulayarak Türkiye’de başarı hikayeleri oluşturuyoruz.

Sektörün gittiği yerin analizinde SAP’nin iş planları bize yol gösteriyor. Bu iş planları sektörün dünya devlerinin iş planlarına ve hedeflerine göre SAP tarafından oluşturulmuştur. SAP lider pozisyonunu devam ettirmek için hizmet verdiği sektörlerin geleceğine kendini önceden hazırlamak zorundadır. Örneğin, SAP çok önceden Google Glass ile depo yönetim çözümünü geliştirdi ve hizmete sundu. SAP Gold Partneri olarak biz SAP’nin yol haritasına hakimiz. Bu konuda SAP öncelikle iş ortaklarını hazırlamaktadır. Biz de SAP’den aldığımız bilgileri Türkiye pazarının                                         koşullarıyla birleştiriyor ve ona göre kendi yol haritamızı belirliyoruz. Ardından danışmanlarımızı yurtdışında gerekli eğitimlere göndererek teorik olarak hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Son olarak elde ettiğimiz bilgi birikimini Türkiye’de müşterilerimize toplantılarla aktarıyor ve onların verimliliğini arttıracak çözümleri oluşturuyoruz. Müşterilerimize katma değeri yüksek çözümler üretmek bizim önceliğimiz. Bunu doğru bir şekilde sağlamak için de özel olarak kurmuş olduğumuz süreç danışmanlığı birimi hizmet vermektedir.

Bu birim firmaların geleceğinin planlanmasında etkin rol almaktadır ve sunduğumuz bu özellikli hizmet ile firmalar orta vade stratejilerini SAP ürünlerine göre oluşturabilmektedirler. Benzer süreç Endüstri 4.0 için de gerçekleşmektedir. Ekibimiz gerekli eğitimleri almaktadırlar. 10 Mayıs tarihinde Bursa’da gerçekleştirdiğimiz Endüstri 4.0 etkinliği ile Otomotiv sektörüne özel farkındalık yaratma çalışmalarımız da başlamış bulunuyor.

Endüstri 4.0 yol haritasının oluşturulmasında süreç danışmanlığı departmanımız firmalara aradıkları desteği sunmaktadır. Bu yeni teknolojik dönüşüm aşamasında da SAP’nin kurumlar nasıl bir doğru tercih olduğu ortaya çıkmaktadır. Çünkü dünyadaki en ileri ve eksiksiz Endüstri 4.0 çözümünü SAP sunmaktadır. Bu çözüm platformu SAP Leonardo olarak adlandırılmaktadır.
Endüstri 4.0’ın farklı tanımlarını duyuyor, hatta farklı yaklaşımlardan dolayı farklı isimlendirildiğini bile biliyoruz. Siz bir yazılımdan Endüstri 4.0’a nasıl ulaşıyorsunuz? Sizin Endüstri 4.0 yaklaşımınız nedir?
Endüstri 4.0 aslında teknolojik olarak yeni bir çağın doğması demek. Bunun teknik detaylarından çok, faaliyet gösterdiğimiz sektöre etkisi önemlidir. Çünkü her çağ değişiminde olduğu gibi, bu dönüşümde de uyum sağlayan firmalar gelişirken uyum sağlayamayan firmalar büyük kayıplar yaşayacaklardır. Basit bir örnek vermek gerekirse, 2000’li yıllarda Ericson ve Nokia telefonlar sektörü domine ediyordu. Sonrasında akıllı telefonların çıkmasıyla sektörde tüm dengeler değişti ve tahtı Apple ve Samsung aldı. Şu an benzer bir dönüşüm için gerekli olan tüm teknoloji mevcut. Ve firmalar bu teknoloji bileşenlerini nasıl kullanacaklarıyla ilgili fikirler üretmeye ve uygulamaya başladılar bile. Ülke olarak bu devrimin dışında kalmamalıyız. O sebeple her firma kendi sektörünün yüzleşeceği dönüşümü anlamak ve ona hazırlık yapmak zorundadır. Biraz da tarihsel bir örnek vermek gerekirse, Osmanlı İmparatorluğu’nu dünya liderliğinden düşüren bence Endüstri devrimleri olmuştur. Bu devrimlere yetişemeyen biz, Avrupa ülkelerinin rakibi konumundan müşterisi konumuna geldik. Endüstri devrimlerinde öz olarak makineleşme süreçlerini yaşadık. Makinelerle üretim yapmak, fabrikalaşmak ve buna bağlı olarak daha önce üretilemeyen yeni ürünlerin ve hizmetlerin üretilebilmesi sonucu doğmuştur. Endüstri 4.0’da ise bu sefer makineler arasında iletişim platformlarının oluşturulması ile daha verimli üretim akışları yeni ürünler ve yeni hizmetler gündeme gelecektir. Burada temel parametre bir teknoloji platformunun gerekliliğidir. Bu platform makinelerin birbirleriyle haberleşmesi ve oluşturulan büyük verinin analizi için gereklidir. Dünyada bu konuya bu gözle bakan belki de tek yazılım üreticisi SAP’dir. O sebeple de LEonardo adını verdikleri bir platform tasarlamışlardır. Diğer yazılım üreticilerinde de Endüstri 4.0 çözümleri tanıtılmaktadır. Ancak bu çözümler çoğunlukla önceden zaten bulunan ada çözümlerin özelliklerinin geliştirilmesi gibi görünmektedir. ERP olmadan önce firmalar finans için ayrı, üretim için ayrı, satış için ayrı yazılımlar kullanmaktaydı. Ama ilk olarak SAP kurumsal kaynak planlaması yazılımı geliştirerek tüm bu fonksiyonların bir yazılımda olması gerektiğini gördüğünden entegre bir çözüm sundu. Endüstri 4.0 için de aynı durum söz konusudur. Yazılım firmalarının ada çözümleri mevcuttur. Ancak SAP bir platform zorunluluğunu anlamış ve tüm iş süreçleri için verilerin toplanacağı ve yönetileceği bir platform sunmuştur. SAP Leonardo’yu bu bakış açısıyla biraz da makinelerin ERP’si olarak görüyorum. Klasik ERP, departmanlar ve süreçler arasında entegrasyonu sağlayarak firmanın verimliliğini arttırıyordu ve oluşan verilerden anlamlı analizler yapıyordu. Leonardo ise, makineler ve cihazlardan gelen verileri birbirleriyle entegre ederek tüm iş süreçlerinde verimliliği arttıracaktır. Genelde IoT kelimesiyle ifade ediliyor bu durum. Nesnelerin Interneti yani. Bazı sektörüler ve iş süreçleri için bu ibare daha anlamlı iken bazı sektörüler için belki nesnelerin ERP’si demek daha doğrudur.

IOT’den ne anlamalıyız? Somut olarak algılayabilmemiz için nasıl anlatırsınız?
IOT, sözlük anlamıyla nesnelerin interneti demek. Nasıl ki internette kişiler birbirleriyle bilgi paylaşarak yeni bir dünya yarattılarsa benzer bir dünya da nesneler için geçerli olacaktır. En basitinden biz internette Facebook, Whatsapp vb uygulamaları kullanmaya başladık. Burada E-ticaret denilen bir dünya doğdu ve iş yapış tarzları değişti. Bugün dünyanın en büyük şirketleri bu ortamı doğru kullanan firmalar oldu. Amazon, Airbnb, Ali Baba gibi birçok örnek mevcut. IoT de, nesnelerin birbirleriyle iletişim kurması teknolojisine dayanıyor. Yani nesneler birbirleriyle konuşacak. Bu aslında yeni iş alanları ve hizmetlerin doğmasını sağlayacak. Çok sık verilen bir örneği tekrar edeyim. Kahve otomatlarının içinde bulunan kahve miktarının azaldığını otomatik anlayıp otomatik sipariş geçmesi gibi. Dolayısıyla birisinin otomatların içinde yeteri kadar kahve var mı diye kontrol etmesine gerek kalmayacak.  Bu durumda da bu iş için istihdam edilen kişi sayısı azaltılabilecek. Üretim ile ilgili bir örnek vermek gerekirse, üretimde kullanılan cihazla ne zaman arıza yapacaklarını önceden bilecek ve ona göre bakım operasyonu gerçekleştirilecek. Bu durumda da gereksiz yedek parça bulundurma veya risk almamak için yapılan gereksiz bakım maliyetleri ortadan kalkacaktır. Özellikli olarak nesneler birbiriyle konuşunca üretimin insansız olabilme imkanı da doğuyor olacak. İnsansız fabrikaların bu teknoloji ile doğması mümkün hale gelecektir. Bununla ilgili olarak ülkemizi ilgilendiren şöyle bir örnek verebiliriz.
Ürünlerin üretim noktasından ana teslimat noktalarına veya limanlara ikmali gereklidir. Bu nakliye operasyonunda kullanılan araçların insansız olması çok uzak bir senaryo değil. Şu an insansız araçlar zaten var. Taşıma içinde insansız tırlar olacaktır. Dünyadaki en büyük tır filosuna sahip ülkemizde bu şekilde olacak bir dönüşüm de tır şoförleri gibi bir iş kolu anlamsız hale gelebilecektir. Şunu unutmamak lazım ki üretimde bu işler verimlilik için yapılıyor. Verimlilikten kasıt, daha ucuza üretmektir. Bunun başaran ülkelerin dünya pazarlarındaki etkinliği artacaktır. Biz dönüşemezsek, başkaları dönüşecek ve müşterilerimizi bizden alacaktır.

Peki bu durum bir istihdam problemi yaratmayacak mı?
Uyum sağlayamazsak birçok problemle yüzleşeceğiz. İstihdam bunlardan sadece bir tanesi. İhracatımızı arttırmak için büyük çalışmalar yapıyoruz. Ama şunu unutmamalıyız ki; hiçbir pazar Türkiye’yi çok sevdiğinden dolayı mal alma eğiliminde değildir, yada yan sanayi olarak Türkiye’yi kullanma eğiliminde değildir. Tek geçerli parametre ekonomik göstergeler olacaktır. Ana sanayiler daha ekonomik olan seçeneğe kayacaklardır. Örneğin, Türkiye pazara yakınlığı ve ucuz ama kaliteli iş gücü sebebiyle Avrupalı firmaların tercih ettiği yan sanayi üretim noktası konumundadır. Ancak Almanya gibi teknolojik olarak ilerlemiş ülkeler bu parçaları Endüstri 4.0 ile daha ucuz üretmenin yolunu bulduklarında bizim ürettiğimiz ürünleri artık almayacaklardır. Aslında Endüstri 4.0 gelişmiş ülkelerin daha ucuz diye üretimlerini kaydırdıkları Asya, Türkiye gibi pazarlardan tekrar kendi ülkelerinde üretim yapması sonucunu doğuracaktır. Uyum sağlayamazsak, istihdam ve gelir kaybı yaşayacağımız kesin. Tabii her teknoloji kendi istihdamını doğurur. Eğer uyum sağlarsak ülkemizde de yeni iş kolları açılacak ve bu sefer gelişmiş ülkelerle rekabet edecek güçte olabiliriz. Ülkemizin geleceği açısında bu kritik bir öneme sahiptir.

🔍

Yani yeni meslekler mi ortaya çıkacak?
Tabii ki yeni meslekler ortaya çıkacaktır. Yeni iş kolları ortaya çıkacaktır. Bu teknoloji insanların ufkunu açacak ve daha önce düşünülmeyen uygulamalar bir anda kritik süreçleri oluşturacaktır.

Endüstri 4.0’a geçiş sürecimiz nasıl olacak peki? Şirketler nereden başlamalı, nasıl ilerlemelidir?
Öncelikle firmalar stratejilerini oluşturmak zorundadırlar. Burada ana sanayi firmalarının stratejisi ile yan sanayi firmalarının stratejileri farklı olmak durumundadır. Sektörümüzün geleceğinin ne olacağından emin olmalıyız. Buna göre bir strateji oluşturabiliriz. Burada şunu unutmamalıyız ki bu yolda yalnız değiliz.
Geçmiş endüstri devrimlerinden farklı olarak bu devrimde bilgi gizli değil. Bu en büyük avantajımız. Örneğin, SAP aynı teknolojiyi tüm dünyaya aynı anda sunuyor. Bu teknolojiyi kullanabilmek fark yaratacaktır. Benzer şekilde otomasyon firmaları da ürettikleri robotları sadece bir ülkeye satmıyorlar. Bu teknolojilere de ulaşabiliyoruz. Yine aynı şekilde sektörlerin geleceği ile ilgili analizler de tüm herkesin kullanıma açık olarak bulunuyor. Yani, bilgiye sahibiz. Bu bilgiyi incelemek, anlamak ve firma stratejisini oluşturmak gerekli. Başlangıç noktası bu olmalıdır. Ardından belirlenmiş olan stratejiye uygun olarak “Hayal Etme” aşaması geliyor. Hayal etmemiz lazım, hatta farklı dinamiklerden kişileri ekibe dahil ederek çılgın fikirleri bulmalıyız. Bu fikirler belki de bizim geleceğimiz olacaktır. Zihinsel blokları olmayan kişilerle doğru soruları sormalı ve yeni iş modellerini bulmalıyız. İşimizi nasıl daha iyi yaparız. Daha iyi derken daha ucuz, daha kaliteli diye düşünebiliriz. Ya da müşterilerimize farklı olarak neyi sunabiliriz. Bu aşamadaki fikirler somutlaştıkça firma içinde uygulamalar parça parça gelecektir. Bu uygulamaların bir kısmı üretim maliyetlerinin düşürülmesi ile ilgili olacaktır. Daha verimli fabrikalar oluşturmalıyız. Diğer bir kısmı ise müşterilerimizi doğru anlayıp gelirlerimizi arttırmak yönünde olmalıdır. Bu süreci yönetmek için de SAP Leonardo önemli bir görev üstlenmektedir. Temel bir felsefe vardır, ölçülemeyen şey iyileştirilemez diye. SAP Leonardo bize tüm verinin toplandığı ve analiz edilebildiği bir platformu sunmaktadır.

Bu geçişin maliyeti yüksek mi olacak peki?
Aslında maliyeti yok diye düşünmeliyiz. Çünkü nihayetinde amacımız maliyetleri düşürmek. Klasik ERP projelerinden farklı olarak burada yapılacak çalışmaların getirisi analiz edilip hesaplanmalıdır. Böylece gerçekten maliyete etkisi olan projeler yapmalıyız. Asıl önemli proje adımı, araştırma ve doğru iyileştirme noktalarını tespit etmedir. Bunu yapınca daha projeye başlamadan proje sonunda elde edeceğimiz avantajı biliyor olacağız. Böylece aslında her proje ile firmamıza daha fazla tasarruf sağlamış olacağız. Ben bunu biraz şöyle anlatıyorum. Endüstri 4.0 projelerinin maliyeti bence sıfırdır. Çünkü projeye başlamadan zaten geri dönüşümünden emin oluyoruz.

Leonardo dediniz, nedir bu sistem anlatır mısınız?
SAP bu yolculuk için gerekli olan platformu yaratmış durumda. Parça parça iyileştirme uygulamaları yapmak bir yerde süreçleri tıkayacaktır. SAP Leonardo tüm verinin ve Endüstri 4.0 uygulamalarının entegre olup yönetildiği platformdur. Biraz daha somutlaştırmak gerekirse, gerçek bir Endüstri 4.0 sistemi için makine öğrenmesi, öngörü analizleri, yapay zeka, büyük veri analizleri gibi birçok farklı teknolojinin bulundurulması gereklidir. SAP Leonardo bu tarz gerekli olan tüm teknolojik bileşenleri içinde barındırmaktadır. Ayrıca her türlü sinyali alıp saklayabileceğiniz entegrasyon kabiliyetleri de hazır bulunmaktadır. Yine SAP Leonardo içindeki geliştirme araçları ile de firmalar kendi süreçlerine uygun geliştirmeler de yapabilmektedirler.

Nesnelerin oluşturduğu verilerin entegrasyonu, analizi için SAP’nin geliştirdiği platform olarak sunabiliriz. SAP Leonardo, bu analizleri yaparken aynı zamanda ilişkili sistemlerle de entegre olmak zorundadır. Bu sistemler firmaların kurumsal kaynak planlama yazılımları, araç takip yazılımları gibi sistemlerdir. Burada şunu da belirtmek gerekir ki, SAP Leonardo sistem bağımsız bir platformdur. Yani hiçbir SAP çözümü kullanmasanız da Endüstri 4.0 platformu olarak SAP Leonardo kullanabilirsiniz ve bunu mevcut yazılımlarınıza entegre edebilirsiniz.

SAP ile altyapı sağlayarak başarı hikayesi yaratan
firmalar var mı?

Global olarak çok fazla başarı hikayesi mevcut. Listenin uzun olduğunu söyleyebiliriz. Sunumlarımız sırasında, bu başarı hikayelerini de ayrıca paylaşıyoruz.  

SAP danışmanı olarak neden sizinle çalışmalı
firmalar?

SAP, dünyada ileri yazılım teknolojilerini üreten bir firmadır. MBIS olarak biz hem SAP teknolojilerini iyi biliyoruz hem de firmaların iş süreçlerini anlayıp yeniden modelleyecek olan süreç danışmanlığı birimine sahibiz. Bu yolculukta güçlü bir danışmanlık ekibine sahip olduğumuz için firmaların doğru yol arkadaşı MBIS olacaktır. MBIS’in inovatif tarafına örnek vermek gerekirse, SAP’nin yen nesil ERP yazılımı olan S4’ün 1610 versiyonunu dünyada ilk uygulayan firma MBIS’tir.

Bu tarz yenilikleri müşterilerimizle buluşturacak tecrübeli danışmanlık kadromuz ile firmaların hayallerini gerçekleştirmek hedefiyle çalışıyoruz. Bunu bir müşteri tedarikçi ilişkisinden çok, iş ortağı ilişkisi gibi görüyor ve birlikte başaralım istiyoruz.