AKDER Yön. Kur. Bşk. Fikret Dalkıran: “En Büyük Eksikliğimiz Sanayi-Üniversite İşbirliği”

👤Röportaj: Çiğdem Timar / Fotoğraf: Garo Miloşyan
AKDER olarak 2012 yılının ilk yarısını sektör açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Akışkan gücü sektörü, 2012 yılının ilk çeyreğinde yükseliş yönünde seyrederken, ikinci çeyrekte biraz durağanlaşmıştır. Bu haliyle elbette ülke ekonomisi ile uyum içindedir. Ancak üçüncü çeyrekte düşüşler görülmüştür. Son çeyrekte yükselişin devam edeceğini veya en azından aynı kalacağını düşünüyoruz. Bu yıl yeni üyeleriniz oldu mu, Dernek olarak üyeler ile yeni çalışmalar gerçekleştirdiniz mi? Bizim yeni üye kabul prosedürümüz biraz uzundur. Üyelik için başvuran firmalar var, bunların bir kısmının incelemeleri sürüyor, bir kısmı kabul noktasına gelmiş bulunmaktadır. Yılsonuna kadar 3-5 arasında yeni üye kabulü gerçekleşebilecektir. Üyelerimizle yeni bir rehber hazırlığına giriştik. Tüm bilgileri yeniliyoruz. Bu arada CETOP ile de paylaştığımız istatistik çalışmalarımız devam ediyor. 2013 yılında düzenlenecek olan Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Sergisi çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz? MMO tarafından organize edilen ve derneğimiz tarafından her şeyiyle desteklenen bu kongre ve sergi, tarafımızdan mümkün olan en yüksek seviyede izlenmektedir. 2013 organizasyonu ile ilgili görüşmelerimiz başlamış olup yakında bilgileri açıklanacaktır. Eskiden ancak yurt dışında çözülebilen teknolojik sorunlar artık Türk firmalarındaki gelişime paralel olarak yurt içinde de rahatlıkla çözülebilir hale geldi. Bu gelişimi etkileyen faktörler nelerdir? Sektörün ihtiyacı olan gelişim için neler yapılmalıdır? İfadenize aynen katılıyorum. Eskiden ürün ve proje olarak daha çok yurt dışına bağımlı idik. Şimdi ise sorunların ve projelerin büyük çoğunluğu yurt içinde çözümlenebilmektedir. Bu konuda akışkan gücü sektörü mensuplarının çok büyük bir çoğunluğunun mühendis ve projecilik kökenli olması dolayısıyla, hem özgün projeler yapılabilmekte, hem de çıkan sorunlar rahatlıkla çözümlenebilmektedir. Şirketlerin yurt dışına açılması konusunda dernek olarak destekleriniz bulunuyor mu? Biz dernek olarak 17 Avrupa ülkesi, ilaveten ABD, Japonya, Tayvan ve Çin ile ilgili istatistikler yayınlıyoruz. Üyesi bulunduğumuz CETOP Avrupa Akışkan Gücü Komitesi’nden aldığımız bu yayınlar tüm üyelerimize şifreli olarak gönderilmektedir. Bu yayınlardaki ülkeler bazında ifade edilen satış dağılımları üyelerimizin yurt dışına açılmaları için önemli değerlendirme kriterleri olarak alınabilmektedir. Ayrıca bazı yurt içi ve yurt dışı fuarlara katılarak tüm üyelerimizle ilgili bilgiler potansiyel müşterilere sunulmaktadır. AKDER olarak sektörel eğitim konusunda önemli hizmetleriniz var. 2012-2013 dönemindeki eğitim programınızdan söz eder misiniz? Evet, son yıllardaki en önemli faaliyet olarak eğitimi ele almış bulunuyoruz. Kurmuş olduğumuz UAGEM Ulusal Akışkan Gücü Eğitim Merkezi, İSOV İstanbul Sanayi Odası Vakfı’nın bedelsiz olarak tahsis ettiği, İstanbul Akatlar’da Mesleki Eğitim Kompleksi içindeki yerinde 2010 yılından beri hizmetini sürdürmektedir. Bugüne kadar 500’den fazla mühendis ve teknisyene eğitim verilmiştir. Eğitimler eğitim merkezimizin kendi yerinde sürdürüldüğü gibi, sanayi tesislerinin kendi yerlerinde de genel ve firmaya özel olarak verilebilmektedir. Buradan sizin aracılığınızla tüm sanayicilerimize seslenmek istiyorum. Kendi sektöründe reklama dayanmayan, tarafsız bir eğitim vermeyi hedef alan, tüm üyelerimizce de desteklenen bu eğitimlerden istifade etmek için bizi aramaktan çekinmesinler. Kar gayesi gütmüyoruz. Sadece masraflarımızı karşılayacak bir bedel karşılığı hizmetlerimiz sunulmakta, gerektiğinde en özel konuda özel eğitimci üyelerimiz de devreye alınabilmektedir. Tüm sektörlerde uluslararası işbirlikleri ve projeler artan bir ivme ile gelişiyor. Hidrolik/pnömatik sektöründe durum nasıl, bu tür işbirliklerinin artması için neler yapılmalı? Evet, benzer proje ve işbirlikleri bizim sektörümüzde de olabilmektedir. Zaten akışkan gücü sektörü ülkemizin makine sektörü ile her zaman paralel bir seyir izlemektedir. Makine sektörü ne kadar ivme kazanırsa akışkan gücü sektörü de o kadar ivme kazanmaktadır. Dile getirmek istediğiniz sorunlar ve bunlara çözüm önerilerinizden söz eder misiniz? Çok konuşulan ve bizim de başaramadığımız bir konudan söz etmek istiyorum. O da sanayi ve üniversitelerin işbirliğidir. Bunu sağlayamadığımız takdirde uzun vadede teknoloji geliştirmemiz mümkün olmayacaktır. Çok yatırım yapabiliriz, çok da para kazanabiliriz. Ama bunların sürekliliği ancak yeni teknolojiler geliştirmekle mümkün olabilir. Bu geliştirmeleri de üniversitelerle birlikte yapmak zorundayız. Bu konuda her iki tarafın da eksiklikleri vardır. Mutlaka bir araya gelip, devleti de arkamıza alıp sağlıklı bir işbirliği geliştirmeliyiz. Sivil toplum kuruluşlarının ulusal yasa ve yönetmeliklerde daha çok söz sahibi olması konusunda gelişen bir yapılanma var. Bu konuda AKDER olarak yürüttüğünüz çalışmalar bulunuyor mu? Biz dernek olarak tüzüğümüzde de ifadesini bulan siyasetle kesinlikle uğraşmak istemiyoruz. Ancak son yıllarda OAİB Orta Anadolu İhracatçı Birlikler ile MSSP Makine Sanayii Sektör Platformu’na katıldık. Bu platformun bir federasyon olarak tüzel kişilik kazandırılmasına da çalışılmaktadır. Bu platform veya federasyon üzerinden ülkemizin ve sektörümüz menfaatleri doğrultusunda görüşlerimizi ifade etmekteyiz.