Control Techniques Satış Müdürü Duhan Sönmez: Control Techniques Satış Müdürü Duhan Sönmez: “1993´ten beri cam sektöründe uygulamalar yapıyoruz”

👤Haber: İpek Portakal / Fotoğraf: Garo Miloşyan
Control Techniques 1993 senesinde Türkiye’de bir sürücü merkezi olarak kuruldu. Control Techniques’in dünya üzerindeki tüm sürücü merkezleri ürün satışı, projelendirilmesi ve teknik servisinden sorumlu organizasyonlardır. Sürücü merkezi olarak anılan bu yapı sayesinde o pazara doğrudan ürün satışı yapılmasının yanında, bu ürünlerle birlikte projelendirilen sistemler tasarlanarak, anahtar teslimi projeler gerçekleştirilmektedir. Bunlar çoğunlukla motor kontrolü odaklı otomasyon projeleridir. Bunun yanında teknik servis hizmeti kapsamında arızalı cihazların onarılması ve ürün teknik desteği bulunmaktadır. Bu bakımdan Control Techniques Türkiye, dünya üzerindeki yetkili servis merkezlerinden biridir. Elektrik motorunun olduğu her endüstride varız Control Techniques 1970’lerin başında doğru akım sürücülerini geliştirmiş, 1980’ler ve sonrasında alternatif akım motor sürücülerinde teknoloji önderliği yapmıştır. Şu an geldiğimiz nokta itibarıyla ürünlerimiz arasında doğru akım motor sürücüleri, alternatif akım motor sürücüleri ve aynı zamanda servo motor olarak anılan sabit mıknatıslı senkron motor sürücüleri bulunmaktadır. Bizler de Türkiye’de, alçak gerilim motorlarının bulunduğu her türlü endüstride, anahtar teslimi projeler üretmeye, bununla birlikte ürün ve uygulama desteği vermeye gayret gösteriyoruz. Demir-çelik, gıda, tekstil, kağıt ve cam sektöründe otomasyon sistemleri Control Techniques’in Türkiye’deki faaliyetlerinin belki ilk adımlarından bir tanesi de cam endüstrisidir. Başta cam endüstrisi olmak üzere gıdadan demir-çeliğe, kağıt ve tekstile uzanan aralıkta Control Techniques ürünlerini bulabilirsiniz. Özellikle bu endüstrilerde makine üreticileri 1990’larda çoğunlukla Avrupa’da yer buluyordu ve bu üreticiler tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok aktiflerdi. Türkiye pazarı onlar için oldukça dinamik ve gelişen bir pazardı. Control Techniques ürünlerinin de aslında Türkiye’yle tanışması bu fazda başladı. Öncelikle Avrupalı makine üreticilerinin ürettiği makineler ile Türkiye pazarında yer aldı. Türkiye’de Control Techniques sürücü merkezi kurulduktan sonra da, ürünlerimiz bu makinelerin kullanıldığı işletmeler tarafından talep edilmeye devam etti. Bu arada zaman içerisinde bu işletmelerde, hem mevcut sistemlerin modernizasyonu hem de yerli tasarım üretim hatları için benzer otomasyon sistemlerinin kurulması yönünde birçok taleple karşılaşıldı. Control Techniques proje bölümünün etkinliği bu noktada ortaya çıkmıştır. 1993´ten beri cam endüstrisinde Control Techniques Control Techniques’in Türkiye’de kurulduğu 1993 yılından bu yana cam endüstrisiyle işbirliği devam etmektedir. Genel olarak bilindiği üzere, Türkiye’de cam endüstrisinin çok büyük bir kısmını Şişecam iştirakleri oluşturuyor. Elbette son yıllarda Şişecam haricindeki diğer özel sektör firmaları da yavaş yavaş pazar payı almaya başladılar ve pazar da onlarla beraber gelişti. Ancak Şişecam’ın baskınlığı ve büyüklüğü hala sürüyor. Tabii onlar da durmuyorlar, gerçekten çok büyük bir organizasyon ve bu devinimle beraber sadece Türkiye’de değil yurt dışında da birçok yatırımlarda bulunuyorlar. Şu anda Bulgaristan ve Rusya’daki mevcut yatırımları gün geçtikçe gelişiyor. Bu işletmelere bakıldığı zaman üç ayrı grupta toplanmış olduğu görülüyor. Genel olarak cam ambalaj, cam ev eşyası ve düz cam ürünlerinin üretiminin yapıldığı bu işletmeler, Paşabahçe, Anadolu Cam ve Trakya Cam olarak biliniyor. Bunlardan özellikle cam ambalaj ve ev eşyası üreticisi Paşabahçe ve Anadolu Cam işletmelerinde Control Techniques ürünleri çoğunlukla tercih edilmektedir. Bununla birlikte başlıca üretim makinelerinin revizyonu olmak üzere birçok anahtar teslimi otomasyon projesi tarafımızdan gerçekleştirilmektedir. Sürücü uygulamalarının çeşitliliği arttı Cam sektöründe ilk yaptığımız uygulamalar çoğunlukla fan ve konveyör benzeri işletme noktalarında motor hızının kontrolünü amaçlayan uygulamalardı. Daha konforlu bir devreye alma ve her türlü mekanik-elektrik streslerin giderildiği bu çalışma ile motor ömrünün uzatılması, mekanik hız ayar mekanizmalarında yaşanan sorunların ortadan kaldırılması ve enerji verimliliği sağlanıyordu. Ancak teknolojik altyapı dolayısıyla o dönemde sürücü kullanım oranı oldukça sınırlı idi. Günümüzde ise bu ürünlerde yaşanan gelişmeler ile işletmelerin her noktasında, her türlü üretim makinesinde bu ürünler yoğunlukla kullanılır oldu. Gelinen nokta itibarıyla sadece hız kontrolü değil, proses koşullarına dayanarak doğrudan moment kontrolü ve konum kontrolü de önemli ölçüde yer almaya başladı. Bu bakımdan sürücü kullanımındaki uygulama çeşitliliği oldukça artmış görünüyor. Özellikle servomotor kontrollü üretim hatlarındaki makinelerde talep edilen yüksek üretim hızlarına ancak bu ürünler ile ulaşılabiliyor ki, bu sayede işletmelerin verimlilikleri yüksek üretim hızları ve düşük arıza oranları ile dikkat çekici bir oranda artmış bulunuyor. Kullanıcıya büyük esneklikler sağlıyor Control Techniques ürünleri yapısal özellikleri bakımında orta ölçekli üretim makinelerindeki uygulamalar için kullanıcılara büyük esneklikler sağlıyor. Zira kullanıcılar o makine üzerinde bulunan sürücülerde, sürücü üzerine eklenebilen “ek mikroişlemci” modülü yardımıyla, herhangi bir harici kontrolöre, yani çoğunlukla PLC’ye ihtiyaç duymadan sistemi programlayabiliyor ve bu yöntemle o makinenin ya da prosesin ihtiyaç duyduğu çalışma koşullarını yerine getirebiliyorlar. Sürücü üzerine ek mikroişlemciyle programlama kabiliyeti, yine 1990’ların başında Control Techniques’in Unidrive CL modeli alternatif akım sürücüsü ile endüstriye kazandırdığı bir özelliktir. Unidrive SP ile programlama esnekliği, maliyet avantajı “Unidrive” ismi Control Techniques ile anılan ve sürücü pazarında bilinirliliği oldukça yüksek bir marka haline geldi. Zaman içinde yaşanan teknolojik gelişmeler ile “Unidrive SP” modeline dönüşen bu ürün; hem mikroişlemci kapasitesi, hem de otomasyon sistemlerine kolay entegrasyonu bakımından söz konusu kullanım esnekliğini karşılayan bir alternatif akım sürücüsü olmuştur. Geldiğimiz noktada bu ürünler; dağıtılmış kontrol yapısına uygun, merkezi bir kontrolöre ihtiyaç duymadan makine üzerindeki birçok eksenin birbirleriyle uyumlu çalıştırılabildiği, makine otomasyonuna uygun genel ve yerel fonksiyonların yerine getirilebildiği bir kontrol platformu sunuyor. Ayrıca bu yapıda kurgulanan sistemler, merkezi kontrolör, çoğunlukla PLC, kullanılan sistemler ile karşılaştırıldığında önemli bir maliyet avantajı da sağlıyor. Unidrive SP ile sağlanan güç aralığı 0,75kW ile 1,9MW Unidrive SP ailesi güç aralığı olarak; tek modülde 0,75kW’tan 160 kW’a kadar, paralel bağlantılı ise 1,9 MW’a çıkarılabilmektedir. Bu ürün ailesi alçak gerilimde 110 Volt ila 690 Volt gerilim aralığında kullanılabilir. Ayrıca üzerindeki çalışma modları incelendiği zaman, açık çevrim ve kapalı çevrim asenkron motor kontrolü ve servomotor kontrolünü sağladığı, bunun yanında motorun dört bölge ve iki yönde çalışmasına imkan tanıyan, düşük akım harmoniği katkılı “Regen” modunun bulunduğu görülmektedir. Şişecam üretim hatlarında sürücü uygulamaları Şişecam’da son dönemde gerçekleştirdiğimiz uygulamalara bakıldığı zaman, özellikle Paşabahçe ve Anadolu Cam işletmelerindeki üretim makinelerine ait servo sürücü kontrollü sistemler ön plana çıkmaktadır. Son 5-6 yıl içerisinde, Paşabahçe işletmeleri için geliştirdiğimiz “18 kollu Savurma Makinesi” uygulaması ve servo kontrollü cam besleme sistemi, diğer adıyla “Servo Feeder”, oldukça yer bulan ve ortak kabul görmüş yaygın uygulamalar oldu. Anadolu Cam işletmelerinde ise servomotor ve senkron motor kontrolu ile gerçekleştirilen makine otomasyonları yer aldı. Bu işletmelerdeki üretim makinelerinin çalışma şekli dağıtılmış kontrol mantığına oldukça uygundur. Zira birden fazla eksenin benzer fonksiyonları senkron olarak yerine getirmesi için merkezi bir kontrolör kullanmak yerine, her bir eksenin kendi başına bu görevi yerine getirmesi sağlanmaktadır. Örneğin 18 kollu bir savurma makinesinde her bir kolda çalışan sürücü kendi programlama modülü ile bu fonksiyonları yerine getirir. Özellikle arıza durumlarında tüm makinenin durdurulmasına gerek kalmadan, arızalı kolun devre dışı bırakılarak o üretim periyodunun sonuna kadar düşük verimle, ama makinenin durmadan çalışması sağlanmaktadır. Bu şekilde makine verimi arıza koşulundan en düşük oranda etkilenecek ve toplam verimlilik merkezi kontrolör ile çalışan sistemlere kıyasla daha yüksek olacaktır. Ayrıca bu yapı kolay ve düşük maliyetli yedekleme fırsatı sunmaktadır. Ayrıca Şişecam’ın düz cam üretimi yapılan Trakya Cam grubu işletmelerinde ise soğutma konveyörleri için uygun bir sürücü sistemi geliştirilmiştir. Sürekli ve kesintisiz çalışma zorunluluğu bulunan bu uygulamada, alternatif akım sürücülerinin ortak doğru akım (DA) barasından beslenmesi ve enerji kesintilerine karşı sürekli şarj devresine bağlı bulunan, yeterli akım kapasiteli akü grubu ile desteklenmesi sağlanmıştır. Ürün şekillendirme uygulamasında Digitax ST 2005-2006 yıllarında Unidrive SP modeli sürücünün servomotor kontrolüne yönelik özel bir türevi çıkarıldı, bu yeni ürünü Digitax ST olarak isimlendiriyoruz. Sadece servomotor kontrolüne uygun bir üründür. Unidrive SP’nin servo motor moduyla kontrol yapısı bakımından; parametre yapısı, menüleri, kullanım şekli tamamen aynıdır. Bunun yanında gerçekten bir servo uygulamasının gerektirdiği başka birtakım ek özelliklere de sahiptir. Örneğin servo uygulamalarında peak momentin, nominal momentin yaklaşık 3 katı olması, bir servomotor kontrolörünün de bu oranda bir akım kapasitesine sahip olması talep edilir. Bu anlamda sadece servo motor kontrol talebi olan uygulamalarda tercih edilebilecek bir üründür. Bir avantajı da şudur ki, bu ürün merkezi bir kontrolör ile, konum kontrollü kullanılabilirken; aynı zamanda yine üzerine eklenebilir bir ek mikroişlemci modülü ile kendi bünyesinde bir konum kontrolü yapabilecek kabiliyettedir. Bu haliyle yatay ambalaj paketleme makinesinden, kartezyen koordinatlarında çalışan bir kesim tezgahı uygulamasına kadar birçok karmaşık uygulamada tercih edilmektedir. Baskı makinelerinde de Digitax ST oldukça sık kullanılan bir üründür. Bu ürünün cam endüstrisindeki kullanımı ise Paşabahçe Grup’un, cam ev eşyası ürünlerine baskı yapan makinelerinde olmuştur. Özellikle Paşabahçe işletmelerindeki bu makinelerde hassas konum kontrolü gerektiğinden tercih edilmiştir. Ayrıca bu işlev için harici bir konum kontrolörü kullanımına ihtiyaç bulunmaması bir diğer önemli tercih sebebi olmuştur. Yüksek güçlü fan uygulamaları Cam sektöründe yaptığımız en önemli uygulamalardan bir tanesi de yüksek güçlü fan uygulamalarıdır. 160 kW’ın üzerindeki güçlerde Unidrive SP ailesinin bir türevi olan, modüler yapılı Unidrive SPM ürünleri kullanılmaktadır. SPM grubu ürünler aslında kontrol yapısı olarak Unidrive SP’nin aynısı olmakla birlikte, güç modüllerinin paralel bağlanması ile 1,9 MW’a kadar sürücü gücü ihtiyacına cevap verebilmektedir. Bu grubun doğrultucu ve evirici modülleri ayrı ayrı bulunduğundan, bunları birleştirerek veya tek tek kullanmak mümkündür. Modüler yapının en büyük avantajı, modüllerden bir veya birkaçının arızalanması durumunda geri kalan sağlam modüller ile düşük güçte çalışmaya devam edilebiliyor olmasıdır. Ayrıca aynı tip güç modüllerinden gerekli minimum adetlerde yedek bulundurulması, işletmelerdeki toplam yedekleme maliyetinin azalması açısından önemlidir. Gerçekleştirilen fan uygulamaları; elle ayarlanabilir hız referanslı çalışmaya uygun olmakla birlikte, aynı zamanda sistem basıncının veya hava debisinin ölçülerek; sürücüde gömülü bir PID kontrolör ile sistem değişkeninin otomatik kontrolüne de imkan tanımaktadır. Şişecam´ın barındırdığı know-how değeri Şişecam kendi içinde çok büyük bir know-how barındırıyor. Özellikle cam üretim teknolojileri konusunda oldukça büyük bir bilgi birikimi ve tecrübeye sahipler. Bu tecrübeye dayanarak yeni makine gelişiminde, işletme içindeki makinelerde yaşanan aksaklıkları görüp onların iyileştirilmesi noktalarında ve inşa ettikleri yeni tesislerde bu sistemlerin kullanılması konusunda çok başarılılar. Hatta bu tecrübelerini artık yurt dışı yatırımlarına da taşıyorlar. Bu bakımdan yaratılan katma değer Türkiye açısından da önem arz ediyor. Deneyimli sistem entegratörleri ile işbirliği Cam endüstrisinde Control Techniques’in etkinliği; sadece kendi yaptığı uygulamalar aracılığıyla değil, aynı zamanda bu endüstride uzun yıllar deneyim sahibi olmuş, mühendislik altyapısı yüksek sistem entegratörü firmalar ile de yürüyor. Zaman içinde ürünlerimiz ile kazanılan deneyimler, özellikle Şisecam grup firmalarının yeni yatırımlarında, geliştirilen yeni projeler aracılığıyla aktarılıyor. Cam sektöründe tesisler 7/24 hiç durmadan çalışıyor Cam endüstrisinde çalışan tüm işletmeler 7/24 çalışan tesislerdir ve bu işletmelerde anlık duruşlara dahi tahümmül etmek mümkün değildir. Zira hiç kapatılmamak üzere yanan bir cam fırını ve üretim hatlarına doğru akan eriyik halde cam söz konusudur. Bu açıdan bakıldığında üretimi engelleyen her arıza büyük kayıplara sebep olmaktadır. Bu koşullar göz önünde bulundurulduğu zaman, Control Techniques ürünleri; endüstrinin zorlu ortam koşullarına uyumluluğu, devreye alma ve yedekleme kolaylıkları, modüler ve esnek konfigürasyon yapıları, her tür sürücü modeli ile uyumlu ortak kullanılan opsiyon modülleri ve PC iletişim gereçleri ile kullanıcıya büyük avantajlar sağlamaktadır. Aynı zamanda yüksek mühendislik altyapısı ve deneyimli kadrosu ile cam endüstrisinin ihtiyacı olan benzersiz çözümleri hazırlayan proje birimi, her tür donanımsal sürücü arızasını giderebilen ve saha servis desteğini ihtiyaç halinde en kısa sürede yerinde sunabilen yetkili servis merkezi ile bir çözüm ortağı hüviyetindedir. Tüm bu özellikler Control Techniques’in cam endüstrisinde ortak kabul gören bir sürücü markası olmasını sağlamıştır.