Danaher Avrupa Yönetim Kurulu Başkanı Phillip Whitehead: “Türkiye’de olabildiğince iyi konuma gelmek istiyoruz”

👤Röportaj: Müge Şenel Esatoğlu / Fotoğraf: Garo Miloşyan
Danaher’i tanıyabilir miyiz? Phillip Whitehead: Amerikan kökenli bir firmayız. Geçen yılki gelirimiz 16 milyar dolar. Son kullanıcı tarafından çok bilinen bir firma değiliz çünkü müşteriye, son tüketiciye markalarımız aracılığıyla ulaşıp onların başarılı olması için çalışıyoruz. Danaher, Fluke ve Tektronix gibi markaların bilinirliği için; işin her alanında mümkün olduğu kadar başarılı olmaları için çalışıyor. Firmanın ihtiyaç duyduğu yetenekleri buluyor, yeni ürünler ortaya koymak için gereken araştırma-geliştirme (AR-GE) ya da işin diğer yüzü olan pazarlama kısmında destek oluyor. Türkiye gibi yüksek büyümenin olduğu pazarlarda müşterilerle birlikte büyüyor. Danaher’in sahip olduğu test ve ölçü firmaları nelerdir? Phillip Whitehead: Amiral gemimiz Fluke. Bir aile şirketi olan Fluke’u 90’ların sonunda satın aldık. Fluke’un potansiyelini gerçekleştirmesine yardımcı olduğumuzu düşünüyorum. Başka şirketleri satın alarak Fluke’un portföyüne ekledik ve büyümesine bu şekilde katkıda bulunduk. Fluke’un, pazarın gerekliliklerine hitap eden ürünler sunması için AR-GE fonuna da katkıda bulunduk. Danaher’in pazara bakışı şöyle: Kendi koşullarımıza göre bir kritik kitle ve stratejik platform yaratmayı seviyoruz. Fluke’u aldığımızda 1 milyar dolar civarında gelirimiz vardı. Daha sonra ona yakın, onu tamamlayacak test ve ölçü şirketlerine baktık. Test ölçü alanında hatırı sayılır bir yeri olan Tektronix’i de bünyemize kattık. Ardından ise Keithley’i satın aldık. Daha sonra portföyümüzü geliştirmek için satın almalarımızı sürdürdük. Netes, test ve ölçü alanındaki güçlü oyunculardan biri. Türkiye ise dünyanın en hızla büyüyen ekonomilerinden birine sahip ve biz dünyada pazar lideri olduğumuz için Türkiye’de de bu konumda olmalıyız. Türkiye bizim için çok önemli bir pazar. Başka hangi markalarınız Türkiye’de bulunuyor? Phillip Whitehead: Danaher olarak markalarımızın neredeyse tamamı Türkiye’de bulunuyor. Akaryakıt markamız Gilbarco, medikal markamız Beckman Coulter, yine medikal markamız Radiometer… Videojet var; birincil ve ikincil ambalajlara, ürünlerin üzerine tarih damgası ya da benzeri üretim hattında veriler ekliyor. Bunlar şu an faaliyet gösteren büyük şirketlerimizin bir kısmı. Daha fazlasını da yapmayı planlıyoruz. Türkiye’ye iyice yerleşmek ve burada elimizden gelenin en iyisini yapmak istiyoruz. Netes’in Mobil Tanıtım aracı da bu çalışmalardan biri. Fluke’tan bahseder misiniz? Steve Hood: Fluke el tipi test ve ölçü cihazlarında önde gelen markalardan biri. Şirket 1948 yılında John Fluke tarafından evinin bodrum katında kurulmuş. Fluke, ilk dijital multimetreyi icat etmiş ve Apollo görevlerinde uzayda tamir yapmak için bile bir Fluke multimetre kullanılmış. Multimetreler konusunda güçlü bir marka bilinirliğimiz var. Müşteri tabanımız teknikerler, elektrikçiler ve mühendisler; onları yakından tanıyoruz. Zaman içinde ihtiyaçları doğrultusunda yeni ürünler geliştirdik. Yeni şirketler satın alarak müşteri tabanımıza işlerini yapmaları için daha fazla alet sunma imkanımız oldu. İşlerin düzgün ve sorunsuz çalışmasını sağlıyoruz. Büyük endüstriyel tesislerde çalışan bir mühendis için en büyük stres tesisin çalışmasının durmasıdır. Dolayısıyla bu kişiler güvenerek kullanacakları ürünler istiyorlar. Çalışmayı durduran bir makinenin altında girdiğinizde, yağlı ve kirli bir makinede ölçü aldığınızda, aldığınız ölçünün doğru olduğundan emin olmanız gerekir. Şüpheye düşmek ya da teyit almak için başka bir alete ihtiyaç duymak istemezsiniz. Sloganımız dayanıklı, sağlam, hatasız ve güvenli. Bu özelliklere sahip olan aletlerin imalatında dünya lideriyiz. Hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz? Steve Hood: Genel olarak endüstriyel müşterilere hizmet veriyoruz. Sanayideki hemen hemen herkese hizmet verdiğimizi söyleyebiliriz: İmalat, maden, petrol ve gaz, kimyasal, metal, otomasyon, otomotiv, elektrik tesisleri, atık su ve temiz su, inşaat… Ürünlerinizle ilgili ayrıntılı bilgi alabilir miyiz? Steve Hood: Fluke olarak uzun yıllardır dijital multimetrelerde dünya lideriyiz. Şu an satışlarımızın %50’den azını dijital multimetreler oluşturuyor. Başka ürün grupları içerecek şekilde ürün gamımızı genişlettik. Şirketlerin enerji kullanımını minimize edip verimliliğini maksimize etmeye yönelik ürünlerimiz var. Kapalı mekanda havanın durumunu, havalandırmanın verimliliğini, hava kalitesini, derecesini ölçen cihazlarımız var. Döner makinelerin vibrasyonunu ölçüp düzgün durumda olmasını, bozulmamasını sağlayan ve üretimin gecenin bir vakti durmasını engelleyecek cihazlarımız da var. Bizi rakiplerimizden ayıran en büyük fark inovasyon konusunda adımızı duyurmuş olmamız. Ayrıca hayat indeksi dediğimiz, son üç yılda geliştirilen ürünlerimizin satış oranını gösteren bir ölçümüz var. Sürekli yeni ürünler piyasaya sürüyoruz. Türkiye’nin sanayiini ve ekonomisini desteklemek konusunda son derece ilgiliyiz.Türkiye pazarı hakkında ne düşünüyorsunuz? Phillip Whitehead: Çok seviyoruz. Küresel bir şirketiz ve çoğu pazarda lider konumundayız. Ancak kökenimiz ABD’de ve ABD’nin ardından genel olarak şirketler Batı Avrupa, daha sonra ise Çin ve Hindistan’a açılırlar. Biz de bu pazarların hepsinde yer alıyoruz. Ama bazı batı ekonomilerinin büyüme oranları yavaşlamaya başladı. Dolayısıyla Türkiye gibi heyecan verici ekonomilerde lider olmak da gerekli. Türkiye pazarını dünyanın geri kalanıyla kıyaslayabilir misiniz? Phillip Whitehead: Çok büyük bir pazar; birçok bölümü var. Coğrafi olarak geniş bir alanı kapsıyor dolayısıyla özellikle kurumlar arası iş yaptığınızda ulaşması her zaman kolay değil. Ama bu aynı zamanda son derece heyecan verici bir durum çünkü ürün ve satış alanındaki deneyiminizi doğrudan müşteriye aktarabilmenize izin veriyor. Onlar için neyin önemli olduğunu yerinde görebiliyoruz. Sonuç olarak Türkiye’nin hem boyutsal hem de coğrafi olarak büyük bir pazar olmasının bir zorluk olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’de yapmayı planladığınız başka yatırımlarınız var mı? Phillip Whitehead: Evet, Türkiye’de sürekli fırsatlar arıyoruz ve tüm şirketlerimiz aracılığıyla destek olmak için son derece istekliyiz. Tüm şirketlerin farklı ihtiyaçları vardır. Bazıları için müşterilerin girip dolaşabileceği tanıtım merkezleri uygundur. Medikal markalarımız bunun iyi bir örneği mesela. Diğer firmalar daha fazla satış ve pazarlama elemanı gerektirebiliyor. Bunlar da yatırımın bir parçası. Türkiye ekonomisine yaklaşmak; Türkiye için iyi bir sağlayıcı olmak için uygun şeyleri yaptığımızdan emin olmak istiyoruz. Medikal, test ve ölçü, petrol pompaları gibi hangi şirket olursa olsun Türkiye’de olabildiğince iyi konuma gelmek istiyoruz. Mobil Tanıtım Aracı hakkında ne söyleyebilirsiniz? Phillip Whitehead: Bence harika bir şey. Çok heyecan verici ve cesur bir ifade şekli; kendini ortaya koyuyor. Markalarınızı böyle bir çalışmada görmek çok iyi hissetmenizi sağlıyor. Türkiye’deki endüstriyel ortaklarımız tarafından da oldukça ilgi göreceğini ve başarılı olacağını tahmin ediyorum. Hem firmamız hem de buradaki ortağımız Netes için iyi ve sağlam bir adım olduğunu düşünüyorum. Bildiğim kadarıyla randevuyla büyük fabrikalara gidecek ve gerektiği kadar kalacak. Bu bir gün de olabilir, bazı durumlarda 3-4 güne kadar da çıkabilir. Tesiste çalışan mühendislere gün içerisinde istedikleri zaman gelip yeni ürünlere bakma, onları tanıma ve deneyim edinme imkanı sağlayacak. Satışları artırma yolunda da büyük etkisi olacağından eminim. Steve Hood: Harika bir buluş ve buradaki değerli ortağımız ve distribütörümüz Netes tarafından yapılmış büyük bir yatırım. Yeni ve heyecan verici ürünlerimizi potansiyel müşterilerimize ulaştırmamızı sağlayacak. Bu yeni bir fikir mi yoksa daha önce yapılmış bir şey mi? Phillip Whitehead: Daha önce yapıldı ama bu boyutta değil. Çeşitli firmaların Avrupa’da buna benzer araçları olduğunu biliyorum ama Türkiye’ye yılda belki de 2 gün uğruyorlardı. Ancak Netes’in aracının yılın 52 haftası boyunca Türkiye’yi gezecek olması harika bir şey. Kendinizden bahseder misiniz? Phillip Whitehead: 20 yıldır Danaher’le çalışıyorum. 1992’de petrol alanındaki işimi Danaher’e satmam vesilesiyle bir araya geldik. Petrol pompaları ve petrol istasyonu ekipmanları alanında dünyanın en büyük sağlayıcılarından biriyiz. Danaher’in Avrupa Yönetim Kurulu Başkanıyım. Steve Hood: Yaklaşık 7 yıldır Fluke’la birlikte çalışıyorum. Orta Doğu, Afrika ve Türkiye bölgelerinin genel müdürüyüm. Elektrik mühendisi olduğumdan Fluke’u uzun süredir tanıyordum; markaya karşı hep bir bağım ve tutkum olmuştu. Fluke’ta çalışmaktan ve kendimi çok yakın hissettiğim müşterilerimizle birlikteliğimizden çok memnunum.