Dinamik Servo Motorlar Geniş Performans Aralığını Kapsıyor Sürücü Teknolojisi: AM8000 Motor Ailesinin Uzantısı

👤Beckhoff
AM8000 serisi Senkron Servo Motorlar 0,5 tutma torkuna sahip olan AM8021 ile çeşitleniyor. Bu motoru özel kılan şey, bir 565 V DC seviyesindeki bir DC bağlantı voltajı ile de çalıştırılabilmesi. Bu sayede, diğer sürücülerle tek bir voltaj seviyesi işletmek mümkün olduğu için ilave bir güç kaynağı ünitesine gerek duyulmadan aktüatörler makinelerde kullanılabiliyor. AM807x serisi sayesinde güç aralığı üst seviyeye taşınıyor. Servo motorlar sırasıyla 25 Nm, 47 Nm ve 65 Nm tutma torklarına sahip olan üç farklı ölçüdeki AM8071, AM8072 ve AM8073 modelleri halinde mevcut. Yüksek güç aralığındaki bu motorlar özellikle yüksek güç kullanan ana sürücüler ile kullanılıyor ve bu nedenle metal işleme endüstrisi gibi alanlar için uygun bir tercih oluyor. AM807x modelleri farklı enkoder sistemleri, boşluksuz tutucu frenler ya da mil contası gibi bileşenlerle donatılabiliyor. AM8000 serisi genel olarak her biri 3 farklı uzunluktaki motor tipini içeren 6 farklı motor boyutundan oluşmaktadır. Kullanıcı, tutma torku aralığı 0.5 Nm ila 65 Nm arasında değişen motorları uygulamasının ihtiyacına bağlı olarak seçebilir. 16,7 Nm seviyesine ulaşan “Hijyenik Tasarımlı” servo motorlar Paslanmaz çelik servo motorlar sırasıyla 7,75 Nm, 12 Nm ve 16.7 Nm tutma torklarına sahip olan üç farklı ölçüdeki AM8861, AM8862 ve AM8863 modellerinden oluşan AM886x boyutu ile çeşitlendiriliyor. Beckhoff, bu sayede, aşırı, zorlu ya da korozif ortamlarda kullanıma uygun 1 Nm ila 16,7 Nm güç aralığında olan evrensel bir servo motor serisi sağlıyor. Tek kablolu çözüm sayesinde malzeme ve devreye alma maliyetleri azaltılıyor AM8000 serisinin dikkat çeken özelliklerinden biri de “Tek Kablo Teknolojisi”. Bu teknolojide güç ve geribesleme sistemi tek bir standart kabloya sığdırılıyor. Bilgi, gürültüden etkilenmeksizin güvenilir bir şekilde dijital olarak iletiliyor. Hem kablo hem de motor hem de sürücü tarafındaki konektörlerin devre dışı bırakılması sayesinde bileşen ve devreye alma maliyetleri büyük ölçüde azaltılıyor.