Eaton Araç Grubu EMEA Başkanı Nanda Kumar: “Supercharger teknolojimiz yakıt tasarrufu sağlıyor ve motor boyutlarını küçültüyor”

👤Röportaj: Kerem Kurul / Fotoğraf: Garo Miloşyan
Araç sektörü, sürekli gelişim içerisinde olan bir alan. Bu bağlamda Eaton Araç Grubu’nun Ar-Ge’ye verdiği önem konusunda açıklama yapar mısınız? Araç grubu olarak çok heyecan verici bir dönemden geçmekteyiz. Çünkü araç sektöründe ciddi bir büyüme potansiyeli var. Söz konusu alan, daha fazla yakıt tasarrufu yapılması konusunda mevzuatlar kanalıyla ciddi bir baskı altına alınmıştır. Bizde bu yakıt tasarrufunun mükemmel çözümü bulunmaktadır. Bütün Ar-Ge yatırımımız ve enerjimiz, şu anda supercharger ve subap ya da valf teknolojisi dediğimiz bu alanda kullanılmaktadır. Supercharger teknolojinizi sizin deyiminizle yakıt tasarrufunda “mükemmel çözüm” haline getiren özellikler nelerdir? Supercharger, geçmişte performans parçası olarak kullanılmaktaydı. Bugün ise yeniden konumlandırılarak yakıt ekonomisi için kullanılıyor. Söz konusu teknoloji sayesinde motor boyutları küçülmekte ancak performansta herhangi bir düşme olmamaktadır. Supercharger, turbocharger kadar verimlidir. Turbo’da meydana gelen gecikme supercharger’de yoktur. Turbocharger, egzoz bölümüne yerleştirilmektedir. Ancak bu, motor boyu küçüldüğünde sorun olmaktadır. Supercharger’de böyle bir şey söz konusu değildir. Çünkü, istenen her yere yerleştirilebilmektedir. İstenen yere yerleştirilebilmesi, ambalaj faydası da sağlamaktadır. Böylece OEM’lere ambalaj anlamında esneklik kazandırmaktadır. Nissan Micra’da kullanılan 1.2 litrelik motor, dünyada karbon salınımı açısından en iyi motordur. Karbon salınımı, 95 gr/km emisyon oranına sahiptir. Supercharger’lı bir motordur. 1.6 litrelik bir motorla aynı performansa sahiptir ve oldukça tasarrufludur. Volkswagen, 1.8 litre hacmindeki motorunu benzer bir teknoloji kullanarak 1.4 litreye düşürmüştür. Bu motorda turbo ve supercharger birlikte kullanılmaktadır. Firma buna süperturbo adını vermiştir. Audi ve Volkswagen, 1.4 litrelik motor ile 1.8 litrelik motorun performansı elde etmektedir ve turbo gecikmesi yaşanmamaktadır. Audi motorlarının %20’sinde supercharger kullanılmaktadır. Audi, 3.6 litrelik motoru supercharger kullanarak 3.0 litreye düşürmüştür. Orta Doğu’da tek kişinin veya partinin yönetiminde olan ülkelerde yaşanan bazı gelişmeler, görece daha özgürlükçü hükümetlerin iktidara gelmesine yol açtı. Bu özgürlükçü yaklaşımın getirdiği dışa açılma, araç grubunun EMEA bölgesindeki stratejisinde ne gibi değişikliklere neden oldu? Orta Doğu artık sizin için daha mı önemli? Değişim rüzgarı, bizi oldukça heyecanlandırmaktadır. Yaşanan gelişmelerin o bölgede ciddi bir büyüme potansiyeli yaratacağının farkındayız. Orta Doğu’da Dubai’de bir mevcudiyetimiz var. Kuzey Afrika’da yakın gelecekte büyüme fırsatlarının olacağını ön görüyoruz. Önde gelen işimiz; elektrik, hidrolik ve havacılık olacak. Havacılıkta after market’te varız. Oradaki potansiyel daha da yüksek. Araç işinde OEM’leri takip edeceğiz. OEM’ler Orta Doğu’ya gittikçe biz de onları takip edeceğiz. Çünkü o coğrafyada motor yapmak için transmisyon ve after market gibi ihtiyaçlar var. Eaton Araç Grubu, EMEA bölgesinde yer alan Türkiye’ye nasıl bakıyor? Subsan, Türkiye’de önemli bir partnerimizdir. Otokar ve Otosan ile uzun süredir çalışmaktayız. Birlikte yeni teknolojiler geliştiriyoruz. Dünyanın 1 numaralı subap tedarikçisiyiz. İnönü tesislerinde bu konuda üretim yapmaktayız. Ford’a birçok parça satmaktayız. Dolayısıyla subap ve supercharger konularında Türkiye’de büyüme imkanı olduğunu düşünüyoruz. Eaton Araç Grubu hangi ürün, çözüm ve hizmetleri sunmaktadır? EMEA bölgesinde 16 adet fabrikamız bulunmaktadır. Üretimimizin %60’ı Doğu Avrupa’da Polonya’dadır. Mühendislik merkezimiz İtalya’nın Torino kentindedir. Almanya’da da tesislerimiz bulunmaktadır. Önemli üretim alanlarımız; miller, subaplar ve supercharger’lardır. Sıvı aktarımı konusunda ciddi çalışmalar yapmaktayız. Bütün OEM’lere iklimlendirme birimlerini biz veriyoruz. Diferansiyel üretmekteyiz. Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinde inovasyon merkezi açtık. Prag’daki platformda hidrolik, elektrik ve araç grupları birlikte çalışmaktadır. Güney Afrika’da mil üretimi yapıyoruz. Orta Doğu’da ise sadece after market olarak varız. Eklemek istedikleriniz… Otomotiv sektöründe çok heyecan verici gelişmeler yaşanmaktadır. Bunun bir nedeni de bugüne kadar görülmemiş bir sıklıkla yeni teknolojilerin ve inovasyonun ortaya çıkmasıdır. Bunun en büyük amacı da yakıt tasarrufudur. Bu anlamda firma olarak çok iyi konumlanmış durumdayız. Supercharger, subap, mil konusundaki teknolojimiz çok ileri ve Ar-Ge çalışmalarıyla sürekli olarak güçleniyor. Bu yüzden de hem Türkiye’de hem de Orta Doğu’da OEM piyasasında büyüme imkanları olduğunu düşünmekteyiz. Gelecekte inovasyon paralelinde yeni ürünlerle ilgili çalışmalar devam edecek. Orta Doğu, Avrupa ve Kuzey Afrika bölgesinde müşterilerimizle birlikte büyümeye devam edeceğiz. Ayrıca supercharger, geçmişte sadece benzinli araçlarda kullanılmaktaydı. Fakat henüz hazır olmasa da supercharger’in dizellerde de kullanılması planlanmaktadır. Dolayısıyla işin içine ticari araçlar da katıldığında bu alanda ciddi büyüme fırsatları olduğu görülmektedir. Bu, ileride supercharger’lı kamyon ve TIR’ları yollarda görebileceğimiz anlamına mı geliyor? Supercharger teknolojisi, öncelikli olarak dizel ve binek araçlarda kullanılacak. Zaman içerisinde kamyonlarda da görmek mümkün olabilir. Şu an ABD’de deki Ar-Ge merkezimizde supercharger kullanılan kamyonlar var. OEM’lerle kamyonlarda supercharger kullanmak yönünde çalışmalar yapıyoruz. Ancak yollarda yoklar.