Eaton Global MOEM Segment Yöneticisi Burkhard Balz: “Sektör şu an oldukça iyi durumda; dışa açık ve güçlü büyüme hedefleri var”

👤Röportaj: Müge Şenel Esatoğlu / Fotoğraf: Garo Miloşyan
Türkiye’nin jeopolitik konumunun Eaton’ın makine imalat pazarına yönelik faaliyetlerine katkısı nedir? Türkiye’yi sadece Orta Doğu ve Avrupa’ya açılan bir kapı olarak mı görüyorsunuz, Türkiye’nin Eaton için farklı bir misyonu ve önemi var mı? Türkiye’de oldukça iyi eğitimli ve büyümekte olan bir makine yapım sektörü var. 20 yıl öncesiyle kıyaslarsak o dönemde pazar yereldi ama artık belirgin bir büyüme kaydetti ve ihracat yapıyor. Gelişen bir pazar olduğu için Eaton olarak burada bulunuyoruz. Türk firmalarıyla çalışarak onlara değer katıp çözümlerimizle daha verimli çalışmalarını sağlamak istiyoruz. Türkiye’yi başlı başına önemsiyoruz çünkü buradan Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’ya ve Rusya’ya satış yapılıyor. Dünya çapında olumsuz siyasal ve toplumsal gelişmeler Eaton’ın MOEM segmenti özelinde ne gibi stratejiler geliştirilmesine neden oldu? Stratejimizi değiştirmiyoruz çünkü dünya üzerine her an her yerde bir kriz olabileceğini düşünüyoruz. Kriz olan bölgelerin dışına çıkmak gerekebiliyor ama burada öyle bir durum söz konusu değil. Bu nedenle devamlı Türkiye’de bulunmaya ve aynı zamanda Orta Doğu ve Afrika’da da çalışmaya odaklanıyoruz. Avrupa’da örneğin Yunanistan’daki ekonomik belirsizlikler stratejinizi etkiliyor mu? Avrupa’da makine imalat sektörü gelişmiş değil. Yunanistan’daki ekonomik sorunlar da ondan kaynaklanıyor. Üretim yok, dolayısıyla biz de o ülkelere yoğun olarak yatırım yapmıyoruz. İşin geliştiği yerlere ağırlık veriyoruz ama diğer ülkelerden de çıkmıyoruz çünkü pozisyonumuzu korumak ve gelişmek istiyoruz. Kriz dönemlerinde de pazar payı kazanabiliriz. Türkiye’deki pazarı dünya çapındaki makine imalat sektörüyle karşılaştırabilir misiniz? Türkiye’de pazar hızla gelişiyor. Son derece inovatif olduğunu ve eskiye kıyasla daha fazla ihracat yapıldığını gözlemliyoruz. Sektör şu an oldukça iyi durumda; dışa açık ve güçlü büyüme hedefleri var. Yanlış hatırlamıyorsam Türkiye, 2015 yılında dünya çapında makine sektöründe 6. olmak istiyor ve böyle olabileceğine ben de inanıyorum. Makine sektöründe kısa ve orta vadede ne gibi gelişmeler öngörüyorsunuz? Makine imalat sektörü gelecekte yalın, verimli ve güvenli hale gelecek. Rekabet de güçleniyor. Bütün dünya birbirine bağlanıyor artık. Çin Almanya’ya, Almanya Türkiye’ye, Türkiye ise İtalya’ya satış yapıyor. İlerisi için enerji kullanımını daha verimli hale getirmemiz gerekiyor. Bunun yanında yerelleşme ve globalizasyon önem kazanıyor. Türkiye’de başarılı olmak için burada bulunmamız gerekiyor ki global çapta da başarımızı pekiştirelim. Bunun yanında gelecekte maliyetleri düşürmek için makine imalatçılarının standardizasyona gitmesi gerekiyor. Sunduğunuz çözümlerden maliyet azaltılmasına yönelik bir örnek verebilir misiniz? Lean connectivity adını verdiğimiz yeni bir konsept geliştirdik. Aynı zamanda yalın bir makine yapısı geliştiriyoruz. Geleneksel makine kontrol yapısında pek çok farklı cihaz ve manuel kablolama işi var. Bu yapı pahalı, fazla yer kaplıyor ve elektrikte arızalarıyla sık sık karşılaşılabiliyor. Bu sorunları göz önünde bulundurarak yeni bir yapı tasarladık. Farkı görünümünden bile anlaşılıyor. Kontrol ünitesini operatör paneline entegre ettik dolayısıyla elektrik sarf eden bir cihazı elimine etmiş olduk. Bütün komponentleri tek tek kablolamak yerine hepsini SmartWire adını verdiğimiz yeşil kablo ile bir araya getirdik. SmartWire’ı kullanarak pek çok komponent elimine ediliyor; böylece yerden de tasarruf ediliyor. Ayrıca kullanılan enerji azalıyor. Bu yapı çok yalın, düşük maliyetli ve enerji verimliliği sağlıyor. Henüz son halini almış değil; daha da geliştiriyoruz ve makinedeki bütün komponentleri SmartWire teknolojisine bağlayarak hiç kablo kullanılmamasını sağlayacağız. Sadece SmartWire kullanarak enerji ve bakırdan tasarruf sağlayacağız. Şu an kullanılmakta olanı bu aşamada değil ama geliştiriliyor; önümüzdeki yaza kadar komponentlerin tamamının hazır olacağını tahmin ediyorum. Bu konsept üzerinde 3 yıldır çalışıyoruz; henüz daha yolun yarısındayız. 5-6 yıl içerisinde daha da gelişip sektöre damgasını vuracak. Makine imalat sektörü konservatif bir sektördür. Bu yapının kullanılabilmesi için makine tasarımlarını değiştirmeleri gerekecek, bu da masraflı bir şey. Dolayısıyla zamanla oluşacak bir değişim söz konusu… Ar-Ge çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Dünyanın çeşitli bölgelerinde araştırma ve tasarım merkezlerimiz var. En son Çek Cumhuriyeti’nde, Prag’da bir tane açtık. Hindistan, Kuzey Amerika, Almanya ve Çin’de de var. Pazarın yeni teknolojilere dayalı olduğu yerlerde gelişiyoruz. SmartWire’ın ileride pek çok komponentte kullanılacağını düşünüyoruz. Ürünlerin zamanında tedarik edilmesi için nasıl bir lojistik yaklaşım izleniyor? İki farklı konsept var. Birinde doğrudan Eaton müşteriye satış yapıp teslimatta bulunuyor. Diğerinde ise ürünlerimizi stoklarında bulunduran iş ortaklarımız var. İkisi de verimli iş modelleri; pazardaki talep doğrultusunda ikisini de yapmamız gerekiyor. Çünkü bazı müşterilerimiz doğrudan satıcıyla bağlantı kurmak istiyor, diğerleri ise yakınlarında bulunan yerel ortaklarımızı kullanmayı tercih ediyor.