Honeywell Saha Ürünleri Doğu Avrupa Bölge Müdürü Zafer Küsbeoğlu: “Hedefimiz, her konuda müşterilerimizin çözüm ortağı olmak”

👤Röportaj: Çiğdem Timar / Fotoğraf: Garo Miloşyan
Honeywell’in global faaliyetleri hakkında kısa bir bilgi alabilir miyiz? Honeywell 1885 yılında kurulmuş, merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde ama satışlarının %50’den fazlasını Amerika dışında gerçekleştiren global bir şirket. 100 ülkede faaliyet gösteriyor. Bugün yaklaşık 130.000 çalışanı var. Bir teknoloji şirketi olan Honeywell’in temel olarak üç tane misyonu bulunuyor. Bunlar verimlilik artışı, güvenlik ve konfor. Sunduğu çözümler ve ürünlerle insanların hayatını daha güvenli, daha konforlu kılmaya çalışırken aynı zamanda fabrikaların, endüstriyel tesislerin hatta uçakların, arabaların daha verimli çalışması için de teknolojiler üretiyor. Honeywell’in esas faaliyet konusu otomasyon, otomatik kontrol sistemleri ancak toplam 4 tane ana bölümü var: Otomatik kontrol, uzay ve havacılık sistemleri, özel kimyasal ürünler ve taşıt sistemleri. Bu dört ana bölümde temelde güvenlik, verimlilik ve konfor üzerine ürünler ve sistemler üretiyor. Şirketin Türkiye yapılanması nasıl, buradaki faaliyetlerinizi hangi kapsamda yürütüyorsunuz? Honeywell Türkiye olarak 1992 yılından beri faaliyet gösteriyoruz. Daha öncesinde Türkiye’de distribütörler vasıtasıyla Honeywell ürünleri satılıyordu. 1992’de Honeywell Türkiye ofisi kuruldu ve bu yıl Türkiye’deki faaliyetlerinde 20. yılını tamamladı. Honeywell Türkiye olarak, Honeywell’in Otomasyon ve Kontrol Çözümleri bölümünde faaliyet gösteriyoruz. Burada da bizim 3 tane ana birimimiz var: Endüstriyel Kontrol, Bina Kontrol ve Konut Kontrol. Bunlar hitap ettikleri pazarlara göre temelinde güvenlik, enerji verimliliği ve konfor olmak üzere otomatik kontrol teknolojisi sağlayan bölümler. Yaklaşık 120 kişilik bir kadromuz bulunuyor. Bunların büyük çoğunluğu mühendis ve teknisyen olmak üzere çok deneyimli ve konusunda uzman bir kadromuz var. Ayrıca genel müdürümüzden, bölüm müdürlerimize, mühendislik müdürlerimize kadar kadromuzun tamamı Türk. Saha enstrümanları grubunuzun önemli ürünlerinden biri kablosuz transmitterleriniz. Bu ürününüzü biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? Biz kısaca HPS dediğimiz Honeywell Proses Çözümleri bölümünde saha enstrümanları grubu olarak faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Saha enstrümanları grubu içerisinde ayrıca kontrol ürünlerimiz de bulunuyor. Burada en önemli ürün gruplarımızdan bir tanesi transmitterler. Bilindiği üzere dünyada ilk defa Honeywell 1985 yılında, smart transmitterleri üretti. Honeywell, Uzay-Havacılık çalışmaları kapsamında ilk defa geliştirilen piezorezistif sensör teknolojisini proses ölçümünde önemli bir yeri olan transmitterlerine akuple ederek ilk smart transmitterleri geliştirmiş ve bu teknolojiyi endüstriyel kullanıcıların hizmetine sunmuştur. Daha sonra Honeywell yine bir ilk olarak 2005 yılında bu sefer ilk wireless (kablosuz) transmitterleri endüstriyel kullanıcıların hizmetine sundu. Kablosuz transmitterler üzerinde özellikle duruyoruz, çünkü bu oldukça gelişen ve büyüyen bir pazar. Öngörümüze göre yaklaşık 10 ila 15 sene sonra endüstriyel sektörde yaklaşık olarak %80 oranında kablosuz ürünler kullanılacak. Çünkü verimliliğin artırılması, masrafların düşürülmesi ve efektif kullanımın sağlanması için kablosuz ürünler endüstride oldukça önemli bir yer tutuyor. Şu anda Türkiye’de kablosuz çözümlerimizin kullanıcısı olarak 10’un üzerinde referansımız var. Dünyada yaklaşık olarak 800’ün üzerinde müşterimizde kablosuz ürünlerimiz kullanılmakta. Tabii bu ürünlerin kullanılması ve altyapıyı oluşturmak çok stratejik bir karar. Çünkü ürün seçiminden önce Honeywell olarak öncelikle bunun kararının verilmesini ve kablosuz altyapısının oluşturulmasını önemini vurguluyoruz; çünkü Honeywell’in çözümü üniversal bir çözüm. Honeywell’in kurmuş olduğu altyapıya şu anda kullandığımız akıllı telefonlardan, PDA cihazları veya el tipi bilgisayarlardan dahi ulaşıp bilgi almak mümkün olabiliyor. Bunun yanında aklınıza gelebilecek tüm kablosuz ürünleri bu ağa dahil etmek de mümkün. Örneğin saha güvenliği amaçlı kullanılan kablosuz kameralar veya yetkili olmayan kişi veya araçların saha içerisinde takip edilmesi için kullanılan kablosuz sistemler ( HILS ) bu ağa dahil edilebilir. Özellikle, ulaşılması mümkün olmayan uzak tesislerde kablosuz çözümler çok fazla önem kazanmakta. Ayrıca ex-proof sahalarda kanal kazılması, boruların döşenmesi, kabloların çekilmesi inanılmaz derecede yüksek bir maliyet taşıyor. Zaman ise tüm bunlardan çok daha önemli. Bu açıdan sadece mekanik montaj yapılması yeterli olan kablosuz çözümler büyük avantaj sağlıyor. Bu çözüm sayesinde çok kısa bir süre içerisinde, kurulum tamamlanarak endüstriyel tesislerin izlenmesi veya kontrol edilmesi gereken tüm proses bilgisinin, istenilen zaman aralığında kontrol sistemine aktarılması kablosuz ağ üzerinden kolaylıkla mümkün olmaktadır. Sistem özellikle hangi sektörlerde kullanılıyor? Sistem pek çok endüstriyel alanda kullanılabiliyor. Bunların yanında çok enteresan uygulamalarımız var; örneğin gıda sektöründe kurutucu amaçlı döner fırınlar vardır. Döndükleri için bunların sıcaklık ölçümleri çok zor şartlarda yapılır. Bu tarz döner fırınlara koyduğumuz kablosuz sıcaklık transmitteriyle istediğiniz mesafeden, herhangi bir kablo bağlantısı yapmadan ölçüm yapabilme olanağınız var. Diğer enteresan bir uygulamamız, arasından yol geçen iki tesis. Bu iki ayrı tesis arasında kablo çekilmesi mümkün değil veya inanılmaz derecede maliyetli bir çözüm. Yine bu uygulamamızda sıcaklık, basınç ve akış bilgisi kablosuz çözümümüzle diğer tesise şifrelenmiş olarak gönderilebiliyor. Aslında uygulama alanları tamamen ihtiyaca bağlı. Sistem tamamen kullanıcının talebiyle doğru orantılı olarak gelişiyor. Bu teknoloji Türkiye’de ne zamandır kullanılıyor? Honeywell OneWireless markası, Honeywell’in 2005 yılında dünyada ilk defa, endüstriyel kablosuz transmitterleri üretmesinin ardından, gerekli standartların sağlanması ve sertifikasyonun tamamlanması aşamalarını takiben, öncelikle A.B.D.’de satışa sunuldu. Biliyorsunuz A.B.D.’de kullanılan frekans altyapısıyla bizdeki biraz farklı. Bunun için farklı bir sertifikasyon ve teknik değişiklikler yapılması gerekti ve Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu Avrupa bölgesinde, yaklaşık 6 ay sonrasında kablosuz ürünlerimiz satışa sunuldu. Sistem yaklaşık 6 yıldır gündemde. Tabii ki şu anda ilk çıkan kablosuz ürün grubu gelişti, ikinci nesil ürüne geçildi. Hatta ikinci nesil de kendi içerisinde gelişmeye devam ediyor; çünkü kullanıcılardan gelen talepler doğrultusunda Honeywell ek yatırımlar yaparak çeşitliliği artırıyor. Kağıtsız kayıt cihazları da önemli bir işlevi yerine getiriyor günümüzde. Bu ürününüzden de kısaca bahseder misiniz? Kağıtsız kayıt cihazlarında dünya lideri olduğumuzu düşünüyoruz. Bilindiği üzere endüstriyel tesislerde uzun yıllardır, proses bilgilerini kağıda kaydeden mekanik yazıcılar kullanılmaktadır, ancak bu kağıtların daha sonra saklanması, kalemlerin tükenmesi, özellikle enerji santralleri gibi bu ürünlerin çok fazla kullanıldığı sahalarda ciddi sıkıntılara yol açıyor. Çünkü üretimle ilgili örneğin 6 ay öncesine ait bir kaydı incelemek istediğinizde, arşive gidip ilgili kağıtların bulunması, onların incelenmesi gerçekten çok ciddi bir efor gerektiriyor. Bu sebeple Honeywell yaklaşık olarak 8 yıl önce Trendview adlı bir firmayı satın aldı. Onun öncesinde de yine kendi kayıt cihazlarımız vardı ancak bu firmayı aldıktan sonra ciddi şekilde bu konu üzerine eğildi ve şu anda doğrudan ethernet ile haberleşebilen, 48’e kadar analog girişi, 48 tane dijital input’u aynı anda kayıt altına alabilen ve kendi içerisinde bu bilgileri saklayabilen, gerektiğinde yine kontrol sistemine ileten kağıtsız kayıt cihazlarımız ürün portföyümüzde bulunmaktadır.Bu cihazlarla neleri kaydedebiliyoruz? Bu cihazlarla, analog sinyaller dediğimiz, her türlü prosese ait tüm değerleri kaydedebilirsiniz. Basınç, sıcaklık, seviye, akış ölçümleri veya yaptığınız birtakım testlerin sonuçlarını bu şekilde kayıt altına alabilirsiniz. Özellikle metal eritme fırınlarında çoğu zaman bu sistemlerden kayıt alınıp müşteriye verilmesi veya gıda ve ilaç endüstrisinde belli sıcaklıklar içerisinde uygulamaların yapılması ve bunların kayıt altına alınması gerekmekte. Amerika’da ilaç endüstrisi en sıkı kontrol edilen sektörlerden bir tanesidir ve bununla ilgili Honeywell’in kağıtsız kayıt cihazları ve ilgili yazılımları için FDA onayı mevcuttur. Bu, şu demek: Honeywell kayıt cihazlarının kaydettiği bilgiye hiç kimse müdahale edemez veya değiştiremez. Dolayısıyla kayıt edilen bu sıcaklık, basınç veya prosesle ilgili diğer bilgiler kanıt haline gelmektedir. Bu konudaki en önemli uygulamalarımızdan bir tanesi de elektrik üretimi alanındadır.Örneğin ülkemizdeki çoğu santralde Honeywell kağıtsız kayıt cihazları kullanılmakta. Şu anda hidroelektrik ve termik santraller dahil tüm santrallerin ürettikleri megawatt değerlerini bu kağıtsız kayıt cihazlarının Ethernet çıkışları vasıtasıyla internet üzerinden doğrudan genel merkezdeki tek bir ekranda izlenebilmektedir. Bu sistemle isterseniz Türkiye çapında dağılmış lokasyanlardan toplanan bilgiler, tek bir noktadan izlenebilmekte ve kayıt altına alınabilemektedir. Yine saha cihazlarında önemli bir yeri olan akışmetreleriniz konusunda bilgi alabilir miyiz? Akışmetrelerimizi 4 ana grupta toplayabiliyoruz. Bunlar manyetik, vorteks, Coriolis mass ve ultrasonik akışmetrelerdir. Bunun dışında seviye ölçüm transmitterlerimiz mevcut, saha ürünleri Honeywell’in özellikle üzerinde en fazla durduğu konulardan bir tanesi. Saha enstrümanları portföyünü tamamlamak üzere ciddi birtakım araştırmalar ve yatırım planları var. Bunun dışında Honeywell’in global olarak satın aldığı birtakım firmalar var. Son zamanlarda satın aldığı iki önemli firmayı örnek olarak verebiliriz. Bunlardan bir tanesi RMG, diğeri de Enraf firması. Bunlar endüstriyel pazarda dünyaca bilinen çok önemli firmalar. Şu anda, Honeywell RMG ve Honeywell Enraf olarak faaliyetlerine devam etmekteler. Honeywell’i bu ürünleriyle artık prosesin tamamında görebiliriz diyebilir miyiz? Kesinlikle! Enraf firması tanklarda depolanan LNG’nin, petrol ve türevlerinin veya diğer benzer ürünlerin seviyelerinin ölçülmesi, bunların dolum sistemlerine kadar varan ölçüm sistemlerini gerçekleştiriyor. RMG de bunların taşınmasıyla ilgili; boru hatlarındaki ölçüm sistemlerini üreten bir firma. Buradaki mantık aslında şu: Honeywell artık doğal gaz veya petrol çıkarılan platformlardan; LNG’nin veya petrolün taşınmasında, marine uygulamalarında, terminalde boşaltılması, daha sonra bunların dağıtılması ve depolanmasına kadar; hatta daha sonra rafinerilerde, petrokimya tesislerinde işlenmesi sırasında kullanılan saha ölçüm ve kontrol sistemlerini sağlamaktır; kısaca Honeywell doğal kaynakların çıkartılmasından son kullanıcıya ulaştırılmasına kadar tüm proses uygulamalarında ürün ve hizmet portföyünü tamamlamış durumda. Bir de yazılım firması Matrikon var… Evet, Matrikon firması da çok yakın zamanda Honeywell’in proses çözüm portföyüne dahil edildi. Tabii biz hep sahayı konuştuk bir de Honeywell’in kontrol sistemleri bölümü var. DCS,QCS, PAC ve Hibrid kontrol sistemleri ve Scada, ileri seviye kontrol yazılımlarımız (Historian, APC,MIS, MES ) var. Honeywell dışındaki diğer kontrol sistemleriyle haberleşme için birtakım ara yazılımların gerekliliğinden ve müşterilerimizden gelen talep doğrultusunda Honeywell yine portföyünü tamamlamak için Matrikon firmasını satın aldı. Bu şunu sağladı: Sahada kontrol sisteminiz ne olursa olsun, şu anda Honeywell’in kendi Scada ve daha üst yazılımlarıyla Matrikon ürünleri aracılığıyla haberleşmek mümkün. Dolayısıyla şu anda bu yazılım firmasının ürünleriyle birlikte tüm engeller ortadan kalkmış durumda. İstediğimiz herhangi bir üreticinin kontrol sistemiyle kendi yazılımlarımızı şu anda konuşturabilecek ve kendi sistemimize dahil edebilecek durumdayız. Şu anda Honeywell dışında da pek çok firma Türkiye’de büyük potansiyel gördüğü için yatırımlar yapıyor. Bu anlamda Honeywell’in yarattığı fark nedir? Çok haklısınız. Honeywell saha cihazlarındaki bu ürün portföyü ve proses çözümlerindeki tecrübesi ile müşteriye çok büyük esneklik ve seçim özgürlüğü sağlamakta. Herhangi bir firmaya bağlı kalmama gibi bir esnekliği müşteriye sağlamak Honeywell’in yarattığı belki de en büyük farklardan biri. Honeywell’in genel felsefesi, ürün satıcısı değil müşterinin çözüm ortağı olmak şeklinde. Honeywell proses çözümleri ve endüstriyel uygulamalar başlığı altına toplayabileceğimiz konularda uzmanlaşmış ve her ölçekte müşterilerine çözüm sağlamaya odaklanan bir firma. Bu odaklanmanın neticesinde geçmişten gelen birikim ve tecrübe de şu anda sahip olduğumuz geniş ve uzman mühendislik grubumuz tarafından müşterilerimize aktarılmakta. Şu anda üstlendiğiniz görev nedeniyle Honeywell’in Doğu Avrupa faaliyetleri ve Türkiye’nin bu bölümdeki yerinden de kısaca söz edebilir miyiz? Şu anda içinde bulunduğu ekonomik gelişmeler neticesinde Türkiye, Doğu Avrupa bölgesinde oldukça öne çıkan bir ülke durumuna geldi. Ancak enerji konusunda çok kısıtlı doğal kaynağımızın olması ve üretimimizin bu anlamda az olmasından dolayı başta Rusya olmak üzere diğer üretici ülkeler bu konudaki yatırımlarda öne çıkıyor. Özellikle Rusya son yıllarda en büyük petrol ve gaz üreticisi durumuna geldiği için burası ve diğer üretici ülkelerden Avrupa’ya ciddi enerji taşıma projeleri söz konusu. Bu nedenle Honeywell Doğu Avrupa bölgesindeki tüm büyük yatırımlarda son kullanıcıların ve konsorsiyumların çözüm ortağı durumunda. Şu anda bildiğiniz üzere batıdan doğuya bir yatırım akışı da söz konusu. Batıdaki sanayi tesislerinin doğuya aktarılması ve son zamanlarda gündemde olan gelişmeler nedeniyle ülkemize yapılan yatırımlar hızlanmış durumda, bunun dışında Türk müteahhitlerinin bu bölgede imza attıkları çok önemli projeler sözkonusu. Türkiye’nin gelişmesi, yakın çevresindeki diğer ülkelere de örnek oluyor. Avrupa içerisinde de Türkiye’yi şu anda parlayan bir yıldız olarak nitelendiriyoruz. Bu nedenle şu anda Honeywell bölge merkezi neredeyse İstanbul’a taşınmış durumda ve Honeywell Proses Çözümleri Başkan Yardımcısı Sn. Orhan Geniş Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesini İstanbul’dan yönetmektedir. Önümüzdeki dönem için hedefiniz nedir? Hedefimiz, saha ürünleri bölümü olarak müşterilerimizin birçok üreticiyle çalışmak yerine tek bir üreticiyle çalışabilmelerini sağlamaktır. Bu sebepten dolayı müşterimizin sahayla ilgili tüm taleplerini kendi ürünlerimiz ve anlaşmalı olduğumuz üreticilerden temin ederek bir paket şeklinde sunuyoruz. Bu yaklaşımla bir çözüm ortağı gibi çalışıyor ve müşterilerimize çok ciddi avantajlar sağlıyoruz. Bu sebeple amacımız, saha ürünleri ve proses kontrolü ile ilgili müşterilerimizin tüm taleplerini A’dan Z’ye karşılamak, onları yeni geliştirdiğimiz teknolojilerle ve çözümlerle tanıştırmak.