Neugart Türkiye Genel Müdürü Göksel Tetik: "Pazardaki birçok Servo Motor uygulamasında boşluksuz Redüktör kullanımı büyük avantajdır"

👤Röportaj: Çiğdem Timar / Fotoğraflar: Garo Miloşyan
Neugart Türkiye’ye gelmeye nasıl karar verdi? Sizin Neugart’la maceranız nasıl başladı? Almanya’da Münster Üniversitesi’nde Elektroteknik Mühendisliği, ağırlık konusu olarak da Otomasyon-Robotik eğitimi aldım. Diploma tezimi Esslingen’de Festo firmasında yaptım. Festo o dönem motor konusuna yeni giriyordu. Hatta 2005’te başladığım tezim, 2009’da burada ürüne dönüştü. Bir süre sonra bu alanı daha iyi bilen bir firmada çalışmak isteyince Alman Lenze’de işe başladım. Üç yıl burada saha mühendisi olarak çalıştım. Arkasından Türkiye’ye dönmeye karar verdim. Toplamda 10 senelik bir macera olmuş oldu. Liseden sonra, 1996-97 yılında Festo’da çalışmıştım. O zamanlardan başlayan ilişkilerim ile 2009’da Türkiye’ye döndüğümde ilk olarak Festo’da elektrikli eksen, motor ve sürücüleri içeren ürün grubunun sorumlusu olarak işe başladım. Neugart, pek çok dünya firması ile çalışan, sadece planet redüktör alanında uzmanlaşan ve ürünlerini pek çok firmada görebileceğiniz bir marka. Dünyanın en büyükleri ile çalışıyor. Festo, Schneider, Baumüller, B&R, Beckhoff bunlardan sadece bazıları. Örneğin Festo, servo motorlarda gereken redüktörü Neugart’tan temin ediyor. Ya da örneğin Baumüller’in %100’ü Neugart’ın ürünlerini kullanıyor. Strateji olarak Mr. Neugart ve kuzeni Mr. Herr’in verdiği bir karar bu; sadece planet redüktör dünyasında kalmak istiyorlar. Servo motor pazarında aktif firmalar redüktör üretmekle uğraşmak istemezler, bu da Neugart’ın en büyük çıkış noktası; ana konusu servo redüktör ve başka bir şey de yapmıyor. Ben de çalıştığım şirketler vasıtasıyla Neugart’la tanıştım. Mr. Neugart’la fuarlar esnasında da birkaç kere görüşmüşlüğümüz vardı. Nihayetinde bu yılın Mayıs ayında Neugart Türkiye olarak faaliyetlerimize başladık. Şirket 1928’de Almanya’da kurulmuş, babadan oğla geçen bir yapı. Şu an üçüncü jenerasyonla çalışmalarını sürdürüyor. Ana üretim Almanya’da. Amerika ve Çin’deki montaj fabrikalarında, Almanya’dan gelen dişliler tamamen o pazara yönelik olarak montajlanıyor. Türkiye ofisinin merkezi ise İstanbul - Kurtköy olarak seçildi. Lokasyon olarak Türkiye’nin her yerine ulaşmak buradan oldukça kolay. Türkiye’de çalıştığınız firmalar hangileri? Konu sadece redüktör olunca, dünyada olduğu gibi burada da en büyükler ile çalışıyoruz. En büyük referansımız Aselsan olsa gerek. Durmazlar ve Akyapak ile direk çalışıyoruz. Baykal ve Ermaksan ile görüşüyoruz. İzmir bölgesinde Ektam Makine, Dirinler Makina gibi firmalarla da çalışmalarımız var. Anlayacağınız Türkiye’de de işe büyüklerle başladık. IML robotu yapan firmalar var, onlar da direk müşterilerimiz. Türkiye’de şimdilik İMES’te bir bayimiz var. Onunla beraber maksimum üç bayiyi geçmeyecek şekilde bir planlama yapıyoruz. Onlar da aşağı yukarı belirlendi. Önümüzdeki iki-üç yılı, kadroda çok büyük bir genişleme olmadan direk müşterilere odaklanmak üzere planlıyoruz. Neugart, konusunda Almanya’nın da sayılı firmaları arasında… Mekanik deyince ilk akla gelen ülke Almanya ise eğer, Almanya’da bu konuya konsantre olan zaten iki tane büyük firma var. Diğerleri başka alanlarda da varlar. Burada Neugart gerçekten öncülerden; adetleriyle ve diğer büyük firmalarla kooperasyonundan dolayı da, bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Festo, Schneider, Baumüller, Bosch Rexroth, B&R, Beckhoff gibi firmalarla çalışıyor olması bunun en önemli göstergesi. Şu an Uzak Doğu’dan bir firmayla daha görüşüyoruz. Japonya’da Oriental Motor’la da görüşmeler var. Şu anda Neugart’ın ürün gamının tamamını Türkiye’de sunabiliyorsunuz. Türkiye’de özellikle boşluksuz redüktör ve diğer ürünleriniz konusundaki beklentileriniz neler? Aslına bakarsanız konu redüktör denilip geçiliyor, halbuki konu redüktör değil servo redüktör. Bu önemli bir kavram. Redüktör diye başlık atılırken bile bu kelimenin kullanılması gerekir diye düşünüyorum: Boşluksuz servo redüktör. Redüktörün avantaj ve dezavantajları vardır. En büyük avantajı torku artırmak, dezavantajı da hızı düşürmektir. AC motorlarda yaptığınız uygulamaya göre hız kontrolü yapıyorsanız, hızınızı düşürmek adına redüktörü araya koyarsanız, hep tek yöne döndüğünüz için o boşluk sizi bağlamaz. Bu bizim var olmadığımız bir pazar. Türkiye’de bu tarz boşluklu redüktörleri yapan bir ton firma var. Ancak servo motor uygulamalarda diğer tarafa doğru da dönmeye başladığınızda, boşluk sizi etkilemeye başlar. Pozisyonlama yapıyorsunuz; motor bir sağa bir sola dönüyor. Redüktörünüzdeki boşluk oranı sizin pozisyonlama hassasiyetinize direk etki ediyor. Bizim 1 derece dakikaya kadar hassas ürünlerimiz var. Bu oldukça küçük bir değer; askeri uygulamalara dek çok sayıda uygulamada kullanılıyor. Burada sistemin dinamikliği de söz konusu tabii. Kriterlerden bir diğeri de, desibel olarak ürünlerin çıkardığı gürültü arasındaki kıyaslardır. Servo redüktörler kendi aralarında daha gürültüsüz çalışma oranına göre ayrılabilir. Mesela Uzak Doğu üretimi bir redüktörü koyduğunuz zaman 3000 rpm ile döndürdüğünüzde redüktörden uçak kalkışına benzer bir ses gelebiliyor. O yüzden redüktörler arasında bu gürültüyü çıkaran dişlilerin kenarlarının yuvarlatılması gibi ciddi dizayn farklılıkları vardır. Redüktör, motor seçimini de etkileyen bir faktör. Buna göre redüktör ve motor seçiminde nelere dikkat edilmesi gerekiyor? Evet, redüktör ve motor seçimi bir bütündür. Servo redüktörün en önemli konusu, hız düşürmek değil, torku artırmak. Yapısı itibariyle bir servo motorun Tork-Hız eğrisini iyi okumak gerekir. Bakın, kabaca bir servo motor uygulamasının %10’u redüktör, %15-20’i motor, %60-70’i de sürücü fiyatıdır. Fiyatlar her firmada tabiki farklı aralıktadır, ama bugün Türkiye’de 20 civarında firma var ve bunların çoğunda aşağı yukarı bu şekilde bir fiyat paylaşım oranına sahiptir. Hatta bazı mühendisler uyanıklık yapmaya çalışıyor, “motoru direk bağlayayım, redüktör kullanmayayım, iki kalemde iş bitsin” diyorlar. Halbuki burada aslında bir kalem ekleyince toplam paket ucuzluyor. O yüzden redüktörün avantajını düşünerek seçim yapmak gerek. Yani sistemin yatırım karlılığı redüktörü kullanmamaktan değil, kullanmaktan geçiyor. Çünkü redüktör kullanırsanız daha küçük motor, aynı zamanda daha küçük sürücü seçebilir, toplamda daha az para harcamış olursunuz. Bu söylediğim ilk yatırım maliyetleridir. Bir de işin işletme maliyetleri boyutu vardır ki, bu sistem çalıştıkça daha az enerji harcanacağından daha düşük giderler oluşacaktır. Tabii burada kullandığınız redüktörün tahvil oranı kadar hızınızın düştüğünü ve bunun sizin çevrim sürenizi etkileyeceğini de gözden kaçırmamalısınız. Alan garanti olsun diye büyük seçiyor, satan ciro artsın diye büyük veriyor. Alan da memnun, satan da! Fakat Neugart olarak biz, sisteminiz için gerçekten ihtiyacınız olanı veriyoruz.Neugart AR-GE’ye ne kadar bütçe ayrılıyor, yeni ürünleriniz var mı? AR-GE konusunda genel olarak bizi yönlendiren dünyadaki büyük makine imalatçılarıdır ki, bunların birçoğu Almanya’da bulunuyor. Bunlara ‘sadık müşterilerimiz’ diyelim. Bu firmalar makinelerindeki uygulamalar ışığında farklı talepler ile bize geldiğinde, bazen onların isteği doğrultusunda, bazen de pazarın gereksinimi olarak yeni tasarımlar söz konusu oluyor ve bunlar zamanla standart ve katalog ürünü haline geliyor. Bunun haricinde yapı itibariyle ürün gamına girmesini beklediğimiz birkaç yeni redüktör tipi var. Önümüzdeki dönemlerde bunları da aracılığınızla bildireceğiz. Eğitim veriyor mu Neugart? Ya da Türkiye’de vermeyi planlıyor musunuz? Planlarım içerisinde var. Önümüzdeki sene itibariyle aşağı yukarı yarım günlük bir seminer planlıyorum. Burada servo motor seçimiyle, redüktör beraber kombine edilmiş şekilde ele alınacak. Üç-dört bölgede benzer seminerler yapacağız. Orada hem redüktör nedir, redüktörler arasındaki farklar nelerdir gibi temel konulara değinecek, hem de redüktörümüzü tanıtacağız. Tabi ki seminerimizi mekanik hesaplarla zenginleştirip, Neugart’ın hesaplama programı “NCP”yi tanıtacağız. Satış öncesi desteğe de büyük önem veriyorsunuz. Bu konuda özellikle bahsettiğiniz “NCP” uygulamanız hakkında bilgi verir misiniz? Satış öncesinde müşterilerimizi en iyi şekilde yönlendirmeye, doğru satın alım yapmalarını sağlamaya büyük gayret gösteriyoruz. Müşteri bir uygulama yaparken öncesinde bize haber verirse doğru redüktörü seçmesine yardım ediyoruz. Bunun için geliştirilmiş özel software programımız “Neugart Calculation Programme (NCP)” sayesinde tüm mekanik hesaplamalara yardımcı oluyoruz. Müşterilerimiz buradan yükü verdikten sonra doğru redüktörü, doğru motoru ve komple sistemi seçebiliyor. Ayrıcalıklı bir mekanik hesaplama programı NCP. Herkes bunu indirip ücretsiz olarak yararlanabilir, soruları olursa da bize ulaşabilir. Motor kütüphanesi de oldukça dolu; dünyadaki bütün servo motor yapan firmaların motorları mevcut. Hatta oradan sipariş verecek aşamaya kadar geliyorsunuz. Her firmanın motor bağlantı ölçüleri farklı. Biz flanşı sipariş aşamasında soruyoruz; “Hangi motorla neyi kullanacaksınız?” “Motorun çıkardığı maksimum tork nedir?” Çünkü motorun yapısına göre bir sistem seçeceğiz. Neticede her şey verilen cevaplara uygun seçiliyor. Biraz da buradan yola çıkarak Türkiye’de flanş üretimine de geçmeyi planladığınızı biliyoruz. Bahseder misiniz? Böyle bir planımız var. Adetlerle alakalı bir konu bu. Bu sene için bu çalışmaya başladık. En geç önümüzdeki senenin sonu itibarıyla ciddi manada yüksek rakamlara ulaşmayı hedefliyoruz. Bunu yakalarsak Türkiye’de motora uygun flanşı yapmaya başlayacağız. Dişli kutusu Almanya’dan gelecek; stoğumuz da olacak. İstenilen ürünü birkaç günde teslim edilecek şekilde, direk motorunuza uygun bağlamaya hazır şekilde gönderebileceğiz. Neugart’ın bir sonraki adımı, dişli kutusunu da burada monte etmek olacak. Bu anlamda Neugart Türkiye, Arap ülkeleri ve Orta Asya pazarına da bakacak şekilde bir üs olarak planlanıyor. Bu planlar gerçekleşinceye dek teslim süreleriniz nasıl? Teslim süremiz bir hafta; bu oldukça iyi bir süre ve Türkiye’ye özel. Yani normalde başka ülkeler, mesela İtalya Neugart, bu kadar hızlı alamayabilir. Bu Mr. Neugart’ın Türkiye’ye özel bir jesti. Türkiye pazarını açmak ve burayı büyütmek için böyle bir söz verdiler bana. Çünkü burada montaj yapmıyoruz, rahat satış yapabilmeniz için birkaç tane kriter var ki bunlardan en önemlisi teslim süresi. Neden? İlginçtir ki, özellikle Türkiye’de mühendisler genelde redüktörü son anda düşünmek zorunda kalırlar, çünkü sistemin stabilitesi hesaplanmadığından, döndürülen bir sistem durdurulamaz, salınıma geçer. Bir redüktörün tahvil oranı, atalet momentinin karesi ile orantılı olması avantajı sebebi ile araya bir redüktör ihtiyacı doğar. Ya motoru büyüteceksiniz ya da redüktör koyacaksınız. Türkiye’de bu bir klasiktir. Tabii orada 200-300 bin euro’luk bir makina ya da hat duruyor, bir redüktör yüzünden bekleyemez. Stokta ne varsa onu kullanmak istiyor, o yüzden size baskı yapıyor. İşte bu sebeple teslim süresi Türkiye pazarında oldukça önemli. Ürününüzün fiyat konusundaki stratejisi nasıl? Fiyat, Türkiye’ye özel bir aralıkta. Bu diğer önemli parametre. Fiyat bariyerinde Alman firmaları arasında bizim fiyatımız en uygunu diyebilirim. Tabii kalitenin bir farkı olmalı. Bazıları ‘redüktör makinede çok önemli bir komponent değil, Uzak Doğu’dan kullansak da olur’ der; ben, buyurun, kullanın diyorum. Halbuki düşünün; bir makine, bir sistem durduğunda başınız ne kadar ağrır. Kaldı ki, fiyat seviyesi gerçekten iyi bir pazar araştırması ile belirlendi, ki şu an Uzak Doğu’lu bir rakibimiz ile aşağı-yukarı aynı seviyedeyiz; bu demektir ki hemen hemen aynı fiyata Alman kalitesi. Böylece kalite artı fiyat Neugart’ta bir araya geliyor. Üçüncü olarak, bir şeyin teknik desteğini verebilmeniz, bir ürünün öncesinde ve sonrasında arkasında durmanız da çok önemli. Neugart olarak bunu da taahhüt ediyoruz. Bu üç büyük sebepten dolayı “Buyrun Neugart’a!” diyebilirim.