Power Pnömatik Beko Markası Ürün Müdürü Gökhan Göközalp: “2011’deki satış başarısını gelecek yıllara taşıyacağız”

👤Röportaj: Ali Baycanlar
Hidrolik-pnömatik sektöründe 1994 yılından beri faaliyet gösteren Power Pnömatik, temsilciliğini yaptığı markalarla müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılıyor. Norgren marka pnömatik ürünleri ile Beko marka kurutucular, filtreler, elektronik seviye kontrollü tahliye sistemleri ve Güdel marka aktarma organlarının temsilciliğini yapan şirket, 2011 yılını satışlar açısından iyi bir dönem olarak geride bıraktı. Şirketlerinin kısa sürede çok yol alarak sektörde üst sıralardan inmeyen güçlü bir oyuncu haline geldiğini ifade eden Power Pnömatik AŞ Beko markası ürün müdürü Gökhan Göközalp, 2011 yılında elde ettikleri satış başarısının, 2012 ve sonraki yıllarda daha da ileriye götürülmesini hedeflediklerini söyledi. “2012 hedeflerimizi ve satış-pazarlama stratejilerimizi belirleyerek başarımızın devamlılığı için bu yıl da yoğun bir programla çalışıyoruz” diyen Göközalp, yatırımlarının devam edeceği mesajını verdi. Kısaca Power Pnömatik ve ürünleri hakkında bilgi verir misiniz? Power Pnömatik AŞ, 1994 yılından bugüne pnömatik konusunda hizmet veren bir firmadır. Bu tarihten itibaren dünyanın önde gelen firmalarından biri olan, kaliteli ve uzun ömürlü pnömatik ekipmanlar denilince ilk akla gelen marka olan Norgren’in distribütörlüğünü yapmaya başlamıştır. Power Pnömatik’in düsturu olan müşteri odaklı ve kaliteli hizmet anlayışı Norgren firması ile tamamlanmıştır. Mühendislik hizmetleri ile müşteri ihtiyaçlarının karşılanmasını, süreçleri anlayarak yaratıcı ve daha etkin çözümler geliştirmeyi amaç edinmiştir. Norgren bünyesine 1997 yılında katılan Almanya’nın en büyük pnömatik markalarından biri olan Herion ve bünyesindeki Bushjost ile ürün yelpazesini daha da genişletmiş ve endüstrinin tüm dallarında aranan bir marka haline gelmiştir. Ürünleri elektronik, otomotiv, paketleme, kimya, gıda, çimento, tekstil başta olmak üzere çok geniş bir alana hitap etmektedir. Norgren müşteriler için daha hızlı ve verimli makineler, gelişmiş makine performansı, artırılmış güvenilirlik ve çalışma süresi, daha düşük satın alma maliyeti anlamına gelir. Teknolojik yenilikleri takip eden ve ürünlerinin teknolojisini sürekli geliştiren Norgren, günümüz rekabetçi ortamında fiyat-fayda ilişkisindeki başarısıyla rakiplerinden her zaman önde olmuştur. Sektördeki tecrübeleriyle Power Pnömatik AŞ, Norgren ürünlerini Türkiye’deki kullanıcılara sunmaktadır. Şirkemiz Norgren’in haricinde Beko marka kurutucular, filtreler, elektronik seviye kontrollü tahliye sistemleri ve Güdel marka aktarma organlarının (Doğrusal yataklama sistemleri, redüktörler, kramiyer dişliler ve robot sistemleri) da Türkiye distribütörlüğünü yapmaktadır. Pazardaki gelişmeleri sürekli takip eden konusunda uzman satış ekibimiz, teknisyenlerimiz aracılığı ile müşterilerimize sonuç odaklı çözümler sunmaktayız. Şirketiniz açısından 2011 yılı nasıl geçti, ne tür yenilikler var? 2011 yılında elde edilen satış başarısının, 2012 ve önümüzdeki yıllarda daha da ileriye götürülmesini hedefliyoruz. Kısa sürede çok yol alarak sektörde üst sıralardan inmeyen güçlü bir oyuncu haline geldik. Ancak bunu yeterli görmemekteyiz, asıl hedefimiz sektörde zirveye çıkmak ve orada kalmaktır. Temsilciliğini yaptığımız markaların değerlendirmesini tecrübeli elemanlarımızla yapmaktayız. 2012 hedeflerimizi ve satış-pazarlama stratejilerimizi belirleyerek başarımızın devamlılığı için bu sene de yurt içindeki çalışmalarımıza yoğun bir programla devam edeceğiz. Pazara sunduğunuz yeni ürünleriniz var mı? Son dönemde distribütörlüğünü aldığımız Beko ile basınçlı hava sistemleri konusunda dünyada sektöre yön veren bir markayı Türkiye sanayisinin hizmetine sunduk. Rakiplerinden teknoloji olarak hep bir adım önde olma hedefiyle yola çıkmış olan Ar-Ge çalışmaları süreklilik arz eden bu köklü ve güçlü markanın, deneyimlerimizle basınçlı hava sektörüne büyük bir ivme kazandıracağını düşünüyoruz. Özellikle Bekomat adını verdiğimiz elektronik seviye kontrollü kondens tahliye cihazları, basınçlı hava sistemlerindeki kondensin bertaraf edilmesi ve uygun uygulama havasının sisteme kazandırılmasını sağlamasıyla hem ekonomiklik hem de sorunlara uzman yaklaşımla kesin çözümün sağlanması açısından dikkate değer bir üründür. Beko Hidrokarbon Kaldırma ve Ölçüm Sistemleri hakkında bilgi verir misiniz? Geçtiğimiz on yıl içinde, yağsız basınçlı hava için dünya çapında büyüyen bir pazar gördük. Basınçlı hava uygulamalarındaki hidrokarbon gibi kirletici maddeleri ortadan kaldırmak çok zordur. Gıda ve içecek, ilaç, yarı iletken ve kimya sektörleri gibi sektörlerde üretim ve kalite mühendisleri ile yapılan araştırmalar sonucu, yağsız basınçlı havaya ihtiyaç duyulduğunu gördük. Ürün bozulma olasılığı ve güvenlik konularından dolayı meydana gelebilecek riskler, yağsız basınçlı havanın önemli uygulamalar için mutlak bir zorunluluk haline geldiğini göstermektedir. Bekokat sistemi, oksidasyon yoluyla, hidrokarbonları karbondioksit ve suya dönüştürür. Sistemin kalbi katalitik konvertördür. Dönüştürücü 302°F bir işletim sıcaklığına ısıtılarak yağın kontamine basınçlı hava ile katalitik granülat yüzeyinin gözenekleri içine akması sağlanır.  Bir kimyasal reaksiyon oluşur ve yağ molekül zincirlerine kadar bölünür. Yan ürün olarak ise sadece su ve karbondioksit kalır. Basınçlı hava akımı ile gelen bakteri ve virüslerin de bütün sıvı yağların ve gaz hidrokarbonların sistemden uzaklaştırılması katalizör vasıtasıyla gerçekleşmiş olur. Bekokat cihazı basınçlı hava kalitesi ve yağ buharı ile ilgili olarak ISO 8573.1:2001 standardına göre steril ve “sıfır” hava kalitesi sınıfına alınmış ve bağımsız bir enstitü ile sertifikalandırılmıştır(TUV).   Hidrokarbon seviyeleri nasıl ölçülebilir? Bu önemli soruya Beko, basınçlı hava kullanıcılarına geliştirmiş olduğu son teknoloji ölçüm sistemleriyle cevap vermektedir. Şimdiye kadar son kullanıcıların kendi basınçlı hava sistemleri içindeki hidrokarbon içeriğini bilmiyorlardı. Zamana bağlı alarm fonksiyonları ile filtreler kullanıyorlardı. Beko geliştirmiş olduğu sistemlerle kullanıcılara bundan daha fazlasını sunmaktadır. Daha önce kullanıcılar laboratuarlara kapalı örnekler göndermek ve sonuçları almak için beklemek zorundaydılar. Bu durum üretimin zaman zaman durmasına neden olabiliyordu. Aynı zamanda elde edilen ölçüm sonuçları çok tatminkar değildi. Bu durum şirketimize METPOINT® OCV hidrokarbon izleme sistemi geliştirmek için bir fikir sağladı. Bu yenilikçi cihaz basınçlı hava sistemi bulunan kullanıcıların sistemdeki hidrokarbonu gerçek zamanlı olarak ölçüp izlemesine olanak sağlayacak şekilde özel olarak tasarlanmıştır. 2012 yılında ne tür yatırımlarınız olacak? Sektörün ihtiyaçları doğrultusunda 2012 yılında da yatırımlarımız hız kesmeden devam edecektir. Yenilediğimiz internet sitemizle müşterilerimizin bize daha hızlı ulaşmasını sağladık. Temsilciliklerini yeni aldığımız markaların ürünlerini ve kendi bünyemizde verdiğimiz eğitimleri güncel olarak internet sitemizde yayınlamaktayız. Temsilciliğini yaptığımız Norgren’in araç üstü pnömatik ekipmanları ile ilgili de yurtiçi piyasa ihtiyacı ve buna karşılık gelecekteki şirket stratejimizle ilgili de çalışmalar yürütmekteyiz. Türkiye’de hidrolik-pnömatik sektörünün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? İçinde bulunduğumuz sektörde her zaman kaliteli ve güvenilir ürünler/hizmetler sunmak ve müşteri memnuniyeti çok büyük önem arz eder. Yapılan yeni yatırımlarla biliyoruz ki ileride bu sektörde Türkiye büyük bir ivme kazanacaktır. Biz de yatırımlarımızı buna göre yapıyoruz. İmalat sektörü gelişmekte olan bir sektör olup mevcut durumda tüm yurt içi ihtiyaçları karşılayacak düzeyde değil. Biz sektörün ihtiyaçlarının sağlanmasına destekte bulunmanın haklı gururunu yaşamaktayız. Demir çelik, otomotiv, makine imalatı ve savunma sanayisinin önemli bir parçasını oluşturan hidrolik ve pnömatik sektörü, Türkiye´de çok fazla tanınmıyor. Ana sektörlerin önemli bir yardımcısı konumunda olan hidrolik ve pnömatik, dünyada da genç bir sektör. Ülkemizde ise adını son on yıllık dönemde bir sektör olarak duyurmaya başladı. Bu sektörün kendi başına büyümesi çok mümkün görünmüyor. Türkiye´de tüm dünya pazarına satış yapabilen kalitede makine üreticilerine, sistem ve proje üreten firmalara ihtiyaç var. Bunların sayısı arttıkça, bu firmalara hidrolik pnömatik otomasyon konularında destek verebilecek firmalar olarak sektör firmaları görev alabilecek ve sektörün genişlemesi, büyümesi mümkün olabilecek.