Schneider Electric Endüstri Pazarlama Müdürü Levent Fadıloğlu: “Çimento tesislerine A’dan Z’ye tüm hizmeti sunabilecek yapıya sahibiz”

👤Röportaj: İpek Portakal / Fotoğraf: Garo Miloşyan
Schneider Electric, çimento çözümleri ve servisleri ile, enerjiyi tesislerin tüm yaşam döngüleri süresince en verimli ve çevreye duyarlı şekilde kullanıyor. Uyguladığı stratejilerle, prosese ilişkin teknolojik gelişmeler birleştirildiğinde, çimento endüstrisi çok daha güvenli, verimli ve çevre dostu oluyor. Çimento sektörünün en büyük problemi: enerji Çimento sektöründe üretim maliyetinin %40´ından fazlasını enerji maliyetleri oluşturuyor. Çimento sektörünün en büyük probleminin enerji olduğunu dile getiren Schneider Electric Endüstri Pazarlama Müdürü Levent Fadıloğlu, artık firmaların ISO 50001 alma yolunda çaba sarf ettiklerini ve enerjinin izlenmesi, prosesteki enerjinin verimli şekilde kullanılmasına ilişkin çözümlere ihtiyaç duyduklarını belirtti. Eco-struxure çözümü ile "finansal kiralama modeli" Finansal kiralama modeli, Schneider Electric´in çimento sektörü için getirdiği yeni bir uygulama. Fadıloğlu, "Genelde enerji takip sistemleri, ISO 50001 gibi yapılandırma maliyetli sistemler. Çünkü “Yatırım yapmalı mıyım? Yaparsam gerçekten geri döndürebilecek miyim?” diye düşünülüyor. Verimlilik sağlayabilmeniz için temel kriter ölçme." diyerek ölçmenin tesisteki önemine değindi. "Önce ölçüm yapılmalı" Ölçümden sonra düzgün bir şekilde raporlama yapmak gerektiğini de vurgulayan Fadıloğlu şöyle devam etti: "Ölçüm dediğimiz şey tabii sadece elektrik değil. Enerji dediğimiz zaman elektrik, kömür, basınçlı hava ve suyu da dikkate almak gerekiyor. Bütün bunların hepsi aslında fabrikalarda birer enerji maliyeti ve hepsi ölçülmekte. Başka bir trend de karbon emisyonlarının raporlanması. Global şirketlerin hemen hemen hepsi karbon ayak izini açıklıyor. Karbon emisyonları eco-struxure sistemi altında ölçülüyor ve müşterilere raporlanıyor. Çimento tesisleri bir anlamda enerji üreticisi haline de gelmeye başladı. Müşteriye kendi enerji tüketimini, ne kadar karbon ayak izi çıkardığını vb., hepsini tek bir raporda veriyoruz. Esasında bu sistemle ISO 50001’in temel kriterini sağlamış oluyoruz.” Schneider Electric Çimento Projeleri Satış Mühendisi V. Bahadır Avcı: “Bakış Açımız Çimento Sektörü” Enerji optimizasyon sistemi; EOS Enerji optimizasyon sistemi (EOS) yazılımıyla enerji tesislerinin yanı sıra çimento tesislerinde de kullandıklarını vurgulayan Bahadır Avcı, "Bu yazılım ne kadarlık bir kcal/kg tüketimi yapılmış, ne kadarlık bir enerji tüketimi yapılmış hepsini bir araya getirip grafiklerle kendi istediğiniz/düzenleyebildiğiniz web tabanlı raporlamalar sunuyor. Birden fazla fabrikası olan müşterilerimiz, tüm fabrikalardan gelen değerlerle fabrikalar arası analiz ve verimlilik raporlarına erişebilirler. Bakım müdürü ve fabrika müdüründen patrona kadar herkes, belli seviyelerde belli trendlere, analizlere, raporlara ulaşabiliyorlar. Böylece kağıt kirliliğini de ortadan kaldırmış oluyoruz." dedi. Sistem, proses tarafındaki farklı markalardaki tüm altyapıyı destekliyor. Bu konuda marka bağımsız hareket ediyor. Yani, müşterilerimizin proses tarafındaki PLC-SCADA yazılımlarının ne marka olduğu ile ilgilenmiyoruz. Yeni trend; çimento simülasyon yazılımları Avcı, çimento sektörüne yönelik geliştirdikleri simülasyon yazılımları hakkında bilgi aktararak müşterileri için kurdukları demo merkezlerinden bahsetti ve şu açıklamalarda bulundu: "Hindistan da dahil olmak üzere, Ar-Ge merkezlerimizde operatörlerin tesisi kolay öğrenenebilmesi için deneme/yanılma kullanımına yönelik çimento simülasyon yazılımları geliştiriliyor. Bunlar, denemelerin sahadan önce bu yazılımda yapılarak hataların anlaşılması için özel yazılımlar. Mesela Hindistan’da çimento tesisinde bir mini laboratuvar kuruldu. Orada denemeler yapılabiliyor. Bazı kriterleri göz önüne alarak operatör gerçek çimento fabrikasında neler olabileceğini deniyor. Çimento sektörü ile ilgili Schneider Electric çözümlerini ´cementstruxure´ adı altında topluyor. Ekranların, simülasyon ve enerji optimizasyon yazılımlarının içinde olduğu bir demo center kuruldu; bütün müşterilere açık. Bu merkeze gelenler baktıklarında enerji ölçümlerinde neler yaptığımızı, web üzerindeki uygulamalarımızı, dashboardları görebiliyorlar. Çimento sektöründe yeni trendlerden bir tanesi de; simülasyon yazılımları. Fırın, değirmen gibi ana ekipman üreticisi firmalar da bu tarz yazılımlar geliştiriyorlar. Schneider Electric olarak da bu konuda uzun zamandır bu gelişmelerde öncü olmaya çalışıyoruz.” Çimentoya yönelik satış ve mühendislik birimi Fadıloğlu ve Avcı, 5 kişilik bir mühendis kadrosunun, özel proje yönetimi ve satış kadrosunun, sadece çimento ile ilgilendiğinin altını çizerek yaptıkları çalışmalardan söz ettiler. Fadıloğlu bu konuda şunları söyledi: “Ayrıca çimento için uğraşan proses uzmanları da var. Onlar da bütün bu yazılımları otomasyon sistemleriyle birlikte uygulamaya uğraşıyorlar. Burada sadece bir kütüphaneyi vermek işe yaramıyor. Kütüphaneyi tesislerde gerçekten doğru kullanabiliyor olmanız lazım. O da ancak içeride bu bilgiyi barındırmakla oluyor. Hem proses bilgisini, hem de kütüphane bilgisini birleştirdiğiniz anda mükemmele doğru gitmeye başlıyorsunuz. Schneider artık bu bilgilerin hepsini içeride barındırır vaziyette. Tabii bu kullanıcı için çok büyük bir rahatlık; telefon açıyor anında gidebiliyor, sahayı anında görebiliyorsunuz. Yine bakımcılarla telefonla konuşuyor veya uzaktan bağlantı kurabiliyorsunuz. Yeni bir projeyi sıfırdan yapmaya başladığınız zaman çok ciddi zaman limitleriyle iç içesiniz. Devreye alınan sistem 1-2 kilometrekare. Bu alanda tesis kuruyorsunuz ve içeride binlerce ekipman var. Kullanılan bir otomasyon sisteminde şu andaki giriş-çıkış sayısı sadece 10 binin üzerinde. Bunların hepsini kumanda etmek ve akıllı bir ağla birbirine bağlamak zorundasınız ve bunu da gerçekten belirtilen tarihte bitirmelisiniz. İşte o zaman bir işi yapacak doğru teknik ekibiniz ve çok iyi proje yönetimi ekibiniz olmalı." Yükleme otomasyon sistemleri Yükleme otomasyon sistemleri hakkında da açıklamalarda bulunan Fadıloğlu, bu konudaki çözümleri hakkında da bilgi verdi: "Çimento tesisinde ürünü ambalajlayıp satmanız gerekiyor. Partnerlerimizle birlikte yaptığımız kendine özel yükleme otomasyon sistemlerimiz var. Yani bugün Türkiye’deki en büyük çimento fabrikasının Türkiye’nin yedi ayrı lokasyonundaki dolum sisteminde müşteriler, web üzerinden siparişlerini giriyorlar. ERP yani SAP sistemi üzerinden bütün veriler bizim hardware’lerin kullanıldığı sistemlerin üzerine aktarılıyor ve çimento kamyonları bizim OGS sistemiyle yükleme istasyonlarına giriyor. Sadece bir bekçiyle o tesiste, hiçbir yükleme operatörü kullanmadan çimento kamyonları otomatik yükleniyor. İrsaliyeleri çıkıyor, trafik kurallarına ve her şeye uygun olarak müşteriye gidiyor. Bu arada müşteri de kendi sistemini web üzerinden bir DHL sistemi gibi takip edebiliyor. Bu da işin satış otomasyonu kısmı." dedi. Akıllı MCC´ler Akıllı motor kumanda kontrol üniteleri (MCC)’nin de çimentonun içinde çok ciddi bir konu olduğunu dile getiren Fadıloğlu, "Eskiden yaptığımız klasik çekmeceli sistem panolar, dijital bağlantılarla oluyordu, ama artık bu sistemler yerini yavaş yavaş daha teknolojik çözümlere bıraktı. Artık bizde motor kontrol merkezi dediğimiz, motoru kumanda eden, açıp kapatan her bir çekmecenin içine kadar Ethernet gidiyor. Hepsi sistemle haberleşiyor. Bugün için çimento tesisindeki yüzlerce motorun her birine bir Ethernet kablosunun gittiğini düşünün. Şu anda çözümümüz o şekilde ve buradan tüm dataları alabiliyorsunuz." dedi. Diğer avantajın da bimetal sistemi olduğuna değinen Fadıloğlu şöyle devam etti: "Genelde klasik çözümlerde bizim motorların korumaları bimetal dediğimiz bir sistemle yapılır. Burada elektronik koruma sistemine geçiliyor. Bimetal sistemin dezavantajı nedir? Diyelim ki çok ciddi sıcaklık farkınız var. Bu bimetallerin karakteristikleri sıcaklığa göre değiştiği için açma değerleri de değişmeye başlıyor. Tesise gidip yüzlerce motorun her birinin termik ayarıyla oynayamazsınız ama böyle bir akıllı sisteme geçtiğinizde bunlarda elektronik koruma olduğu için gerçek değerini ölçebilirsiniz. Bütün bu set değerlerinizi otomatik olarak yaz-kış ayarlayabiliyorsunuz. Enerji yönetim sistemiyle de bunları yaptığımızda, enerji maliyetlerinizi aşağıya çekebiliyorsunuz. Örneğin benim demand’im arttığı zaman enerjinin pahalı olduğu saatlerde ise o anda proses için gerekli olmayan yükleri otomatik atabiliyor. Böylece müşterimiz daha hiçbir şey yapmadan enerji parasından, fiyatından tasarruf etmiş oluyor." Bakım servis hizmetleri 7 gün 24 saat servis destek anlaşmaları ile yedek parçanın 7 gün 24 saat sağlanması için özel stokların tutulmasını sağladıklarını belirten Fadıloğlu, eğitim departmanları ile müşterilerine tüm sistemler hakkında eğitim verdiklerini de vurgulayarak son olarak şunları söyledi: "Bu, ciddi bir kadro işi. Tesis çok büyük olduğu için sensör, PAC dediğimiz process application controller, PLC tipi ürünleri ve SCADA sistemleri, bunların yanı sıra raporlamalarınız olacak. Bunların üzerinde enerji izleme sistemini kuracaksınız. Arkasından da müşterinize bütün servis hizmetini sağlamak durumundasınız. Bir arıza olduğunda bu tesislerin durmaya tahammülü yoktur. Tüm sistemi buna göre yapılandırmalısınız”.