Su Sektöründeki Trendler “Su/Atık Su/Arıtma Sektöründeki Otomasyon Uygulamaları” Panelinde Değerlendirildi

👤Haber: Çiğdem Timar / Fotoğraf: Garo Miloşyan
WIN’12 Fuarları’nın 2. Fazı kapsamında düzenlenen “Su / Atık Su / Arıtma Sektöründeki Otomasyon Uygulamaları” konulu panel, 30 Mart Cuma günü, Otomasyon Dergisi’nin sponsorluğunda gerçekleştirildi. Sektörün önemli bir uygulama alanına dikkat çeken panelde, otomasyon sektörünün önemli firmalarından Siemens, Schneider Electric, Krohne, Kontek ve ABB Elektrik, bu sektördeki son gelişmelerden söz ederek uygulamalarından örnekler verdi. Moderatörlüğünü YTÜ Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Haluk Görgün’ün yaptığı panele konuşmacı olarak katılan Siemens Akıllı Şebekeler Bölümü Satış Yöneticisi Cengiz Bozbey, sunumunda şehirlere yönelik su dağıtım sistemlerinin mevcut problemlerinden, Siemens olarak bu problemlere sundukları çözümlerden ve bunları gündelik hayatta nasıl realize ettiklerinden söz etti. Bozbey, dünya genelinde kayıp kaçak oranlarına birkaç örnek vererek, “Bu oran Meksika´da %40, Boston´da %33´tür. Dünyanın en iyisi olduğunu savunan Paris´te dahi kayıp kaçak oranı en fazla %12´lere, Berlin´de de benzer şekilde %12´lere kadar düşürülmüştür. Ama Türkiye´de 1986 yılından beri tutulan istatistiklere göre bu oran bölgesel bazda değişmekle birlikte ortalama %45´lere kadar indirilmiştir.” dedi. Bunun oldukça yüksek bir rakam olduğunu vurgulayan Bozbey, “Su kaybı ile su için harcanan elektrik enerjisinin veya insan gücünün telafisi yoktur. O yüzden otomasyon sistemlerimizde mevcut şebeke yapımızda minör değişiklikler yaparak maksimum faydayı nasıl sağlarız sorusuna cevap üretmeye çalışıyoruz.” diyerek, bunun için Siemens’in sağladığı kontrol merkezi, haberleşme ve istasyon çözümleri hakkında bilgi verdi. Schneider Electric Son Kullanıcı ve Sistem Entegratör Satış Mühendisi Murat Külahcı ise, enerji tüketimi, proses otomasyonu, bina otomasyonu, kamera ürünlerini tek bir yazılım platformunda birleştirme şansı veren “Plantstruxure” ürünlerinden söz etti. “Bir arıtma tesisinde, alt tarafta saha cihazları (trafosundan orta geriliminden akıllı enstrümanlarına, alçak gerilim panolarına, enstrüman ve sürücülerine kadar) bulunur. Üst tarafta ise kontrol sistemi, proses tarafı, daha üst tarafta SCADA sistemi veya isteniyorsa ERP entegrasyonu gibi sistemler de mevcut hale gelmeye başlıyor. Schneider Electric olarak bu sistemleri tek bir yazılım platformuyla aynı çatı altında tutmaya çalışıyoruz.” diyen Külahcı, “Örneğin bir atık su, içme suyu tesisinde, kameranın, trafonun, orta gerilimin, alçak gerilim ürünlerinin sağlanması, proses otomasyonunun, SCADA´nın tek bir otomasyon platformunun altında sağlanmasıdır. Biz bunu tek bir yazılımla yapıyoruz.” dedi. Atık su, içme suyu tesisi yapılırken yapılan mühendislik maliyetlerinin, bu yazılım sayesinde sistemin hızlı bir şekilde tamamlanması nedeniyle düştüğünü vurgulayan Külahcı, “Plantstruxure çatısı altında içme suyu, atık su ve pompa istasyonları ile ilgili kütüphaneler var. Bu bize çok kısa zamanda projelerin yapılmasını, devreye alınmasını ve sistemin uzun ömürlü çalışmasını sağlayabiliyor.” dedi. Sunumunda su ve atık su sektöründe akış ölçerlerin önemini vurgulayan Krohne Genel Müdürü Ersan Zambelli de, akış ölçümünün su/atık su sektörünün can damarı olan ölçüm parametrelerinden biri olduğunu dile getirerek akış ölçer uygulamaları hakkında bilgi verdi. Türkiye’nin yaklaşık 200 milyar m3 civarında suyu olduğunu belirten Zambelli, “Fakat bunun hepsini ekonomik şekilde kullanamıyoruz. Ülkemizde, kişi başına düşen yıllık su miktarı 1600 m3 civarındadır. Bu nedenle çok kritik bir eşikte bulunmaktayız; yani suyu ne bol ne de kıt olan bir ülkeyiz.” dedi. Ülkemizdeki su kullanım dağılımının; %74 sulama, %15 içme ve kullanma, %11 endüstriyel amaçlı olduğunu dile getiren Zambelli, “Su kalitesini ve kullanılabilirliğini garanti etmek için kontrollü ve kalitesi doğrulanmış prosesler uygulanmalıdır. Muhtemel bu proseslerin en önemli ölçümlerinden biri de güvenilir akış ölçümüdür. Kuyudan ve yüzey suyundan temin, deniz suyundan arıtma uygulamalarında akış her zaman en önemli ölçüm sürecidir. Özellikle ham su akış uygulamalarında doğru ve hassas ölçüm için ve aynı zamanda demir-mangan parçacıklarının olduğu akışlarda en doğru ve hassas ölçüm, elektromanyetik akış ölçer ile sağlanır.” şeklinde konuştu. Sunumunda arıtma tesisindeki öncelikli konunun elektrik enerjisinin taşınması oluğunu vurgulayan Kontek Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Keçik de, uzmanlık alanları olan AG dağıtımının su, atık su sektöründeki yerinden söz etti. Keçik, “Çoğu zaman havai hat veya yeraltı kablosu ile iletim gerçekleşir. Orta gerilim şalt merkezi ve orta gerilim trafosunun sonunda alçak gerilim ana dağıtım panoları, bu panolardan sonra da motor kontrol (MCC´ler) ve otomasyon panoları olur. Bu bölüm işin elektrifikasyon kısmıdır. Yazılım ve otomasyon kısmında ise, otomasyon yazılımı, uygulama yazılımı ve bunun entegrasyonu, haberleşme, saha enstalasyonu, devreye alınması, geçici kabulü ve müşteriye teslimi olur. Biz Kontek olarak arıtma veya su tesislerinde bu bahsettiklerimin hepsini gerçekleştirebilme kabiliyetine sahibiz. Ancak esas uzmanlık alanımız, AG dağıtım kısmından itibaren başlamaktadır.” diyerek şirket olarak yaptıkları çeşitli uygulamalardan örnekler verdi. Sürücü kullanımı ile yüksek enerji tasarrufu Panelde sözü alan son konuşmacı ABB Elektrik AG Sürücüler Ürün Müdürü Mehmet Sönmez oldu. “Bu sektördeki en önemli problemler; enerji fiyatlarının artması, sık görülen su sıkıntıları ve düşen su kalitesidir.” diyerek sözlerine başlayan Sönmez, “Su kaynaklarını korumak için, su tasarrufu ile ilgili kullanıcıların bilinçlendirilmesi ve tesislerin suyun kullanımı, işlenmesi ve dağıtımı konularında kendilerini yenilemesi gerekmektedir.” dedi. Birleşmiş Milletler verilerine göre şu anda 43 ülkede yaklaşık 700 milyon insanın su sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu, içme suyu rezervlerinin %70 üzerinde tükendiğini belirten Sönmez, bu nedenle suyun kullanımında gösterilmesi gereken hassasiyete dikkat çekerek, ABB Elektrik’in su uygulamaları hakkında bilgi verdi: “Su ve atık su uygulamalarında genel olarak motorlar, sürücü ve yumuşak yolvericiler, pano sistemleri, enstrümantasyon ve ölçüm cihazları, AG sistemleri, şalt ürünleri, elektronik ürünler ve röleler, trafo ve orta gerilim çözümleri, PLC / SCADA sistemleri, operatör panelleri, güç kalite ürünleri gibi çok çeşitli ürün çözümleri kullanılmaktadır. Tüm bu ürünlerin de etkin bir şekilde konusunda uzman firmalar üzerinden sistemlere entegrasyonu büyük önem taşımaktadır.” Su arıtım tesislerindeki sürücü kullanımının toplam sürücü kullanımının %2´lik bir bölümünü kapsadığını dile getiren Sönmez, arıtma tesislerinde sürücü kullanım oranının, genel sürücü pazarındaki artışa oranla daha yüksek olduğuna da dikkat çekti. Sönmez bu artışın sebebini şöyle açıkladı: “Tesislerdeki pompa uygulamalarında sürücü kullanımı ile yüksek oranda enerji tasarruf imkanı bulunmaktadır. Üretilen elektrik enerjisinin %40’ı endüstride, bu enerjinin üçte ikilik kısmı ise elektrik motorlarında harcanıyor. Birçok sürücü uygulamasında sürücülerle enerji tüketimi %30-50 seviyesinde azaltılabilir.” Sönmez, ilk yatırım olarak sürücü maliyeti yüksek olsa da bu tip uygulamalardaki yüksek enerji tasarrufu potansiyelinden ötürü bu konunun oldukça önemli olduğunu söyleyerek hangi pompalarda hız kontrolünün uygulanabileceğine dair de bilgiler verdi.