Türk Pompa ve Vana Sanayicileri Derneği (POMSAD) Başkanı Kutlu Karavelioğlu: “Avrupa’nın 6. büyük üreticisiyiz”

👤Röportaj: İpek Portakal
Türkiye pompa ve vana sektörünün gelişimini ve bugünkü durumunu değerlendirir misiniz? Pompa-vana sektörünün diğer sektörlerle bağlantısı nedir? Pompa ve vanalar, 22 segmentli makine ailesinin üyeleridir. Sıvıların basınçlandırılarak aktarılması amacına hizmet ederler. Pompalar akışkana enerji verir, borular bunları taşır, vanalar da akışı regüle ederler. Birbirlerinden ayrılmazlar ve akışkanın olduğu her yerde olmak zorundadırlar. Hemen bütün diğer makinelerde pompaj sistemleri vardır. Bunlardan ayrı olarak, bütün endüstrilerde görev yaparlar. Su temininde, şehir şebekelerinde, konutlarda, arıtmada, demir-çelik, kimya, kağıt, gıda ve benzeri bütün proseslerde, petrol, gaz iletimi ve rafinasyonunda, enerji üretiminde, marinde hep vardırlar. Vücudumuzda dahi birden fazla pompa ve birçok vana vardır, yani en yaygın makinelerdir. Pompa ve vana segmentleri, ait bulunduğu makine imalat sektörünün gelişimine paralel bir seyir izleye gelmiştir. Bugün, büyük kabul ettiğimiz firmalarımızın çoklukla 1960’lı yıllarda kurulduğunu görürüz. Eş zamanlı sınai hayatına başlayan demir-çelik ve döküm sektörlerinin ilerlemesiyle, yani hammadde ihtiyacının karşılanabilmesi, özel malzeme ve parçaların yurt içinden sağlanabilmesi ile, üretilen pompa ve vanaların çeşidi artmış, teknolojisi yükselmiştir. Bugün, ülkemizde üretilemeyen pompa veya vana çeşidi yoktur. Kurumsallaşma hızlanmış, kalite yükselmiş, Ar-Ge ve üretim artmıştır. Yabancı imalatçılarla yapılan iş birlikleri yoğunlaşmış, el değiştirmeler dikkat çekici boyuta ulaşmıştır. Sektörün büyüklüğü hakkında bilgi verir misiniz; bu alanda kaç tane firma faaliyet gösteriyor? Derneğinize üye olmak için hangi kriterler aranıyor? Bütün dünyada olduğu gibi, bu segmentte, bizde de yeterinden fazla yatırım vardır; 150 kadar vana, 130 kadar pompa imalatçısı firma üretim yapıyor. Bunlardan 2/3’ü mikro, yani daha ziyade dar bölge çalışan aile atölyeleridir; sanayi odalarımıza kayıtlı olanları yok denecek kadar azdır. Yani 50 kadar vana, 40 kadar da pompa imalatçısı KOBİ vardır. Büyük işletmelerimizin sayısı 10 kadardır. Segment, makine sektörünün tamamında olduğu gibi, KOBİ ağırlıklıdır. Büyük işletmelerimizin bir kısmı, pompa ve vana dışında ürünleri de olanlardır. Bayilik ve servis teşkilatlarını saymaz isek, 15.000’e yakın kişi istihdam ederiz. Fiyat ve kalite eksenlerinde küresel rekabete girebilecek, ölçek ekonomisi sorununu aşabilmiş, kurumsallaşmış firmalarımızın sayısı ile birlikte, ihracatımız ve katma değeri yüksek ürünlerin dış satım içindeki payı hızla artmaktadır. Derneğimize üye 40 firma vardır; 21’i pompa, 16’sı vana, iki firmamız da hem pompa hem de vana üretirler. 1 firmamız da komponent imalatçısıdır. Bunlar, üretimimizin %70’ini, ihracatımızın %90’ını yaparlar. Üyelik için temel kriterlerimizi şöyle sayabilirim: Sanayi odalarına kayıtlı bulunmak, yani Türkiye’de üretim yapıyor olmak; özgün tasarım ünitelerine sahip bulunmak, yani fikri mülkiyet haklarına riayet etmek. Tüzüğümüzdeki iki ana husus bunlar; fakat elbette kalite ve haksız rekabet, yani kayıt dışı konusunda hassasiyetlerimiz üst noktadadır. Pompa-vana ürünlerindeki yeni trend nedir? Pompa ve vana ürünlerini nasıl sınıflandırabiliriz? Çok farklı sınıflandırmalar yapabiliriz. Yer aldıkları sisteme göre, aktardıkları sıvılara göre, basınçlara, konstrüksiyon tarzlarına ve kumanda sistemlerine göre 100’ün üzerinde çeşit vardır. Sadece gümrük tarifelerine baksak dahi, 6’lı pozda 30 kadar sınıfla karşılaşırız. Ama basitçe, şöyle bir temel çeşitlenme yapılabilir: Pompaları pozitif deplasmanlı ve rotodinamik diyebileceğimiz iki gruba bölebiliriz. İlk grubu doğrusal ve döner deplasmanlı, ikinci grubu santrifüj pompalar olarak açabiliriz. Vanaları da kesme, ayar ve emniyet vanaları diye ayırabiliriz. Yeni trend meselesine gelince; pompalar ve vanalar dünyanın ilk makineleridir. Sulama ve drenaj ile ilgili ortaya çıktılar. 5000 yıla yakın süre geliştirildiler. Bugün yeni çeşitler çıkmıyor, ihtiyaçlar daha ziyade performansın artırılmasına yönelik. Daha az enerji tüketsin, daha uzun ömürlü ve güvenilir olsun. Daha az ve kolay bakım gerektirsin. Bunların getirdiği trend ise, tasarımların gözden geçirilmesi (ki HAD, hızlı modelleme, CAD, CAM teknolojileri ile teorik ve pratik verimler arasındaki fark azalabiliyor), yeni malzemelerin, alaşımlı metallerin, kompozit malzemelerin üretime katılması (mekanik ve kimyasal ömrün uzatılmasını sağlıyor) ile tahrik ve kontrol sistemlerindeki gelişmeleri uygulamak (soft-starterler, değişken devirli motorlar, enerji sınıfı yüksek motorların, manyetik kaplinlerin kullanımı gibi) olarak sıralanabilir. Bir trend olarak kabul edersek, başta AB direktifleri olmak üzere, çevre ve emniyet mevzuatına uygun ürün ve üretim yapmak da, küresel bir oyuncu olabilmek için zaruri hale gelmiştir. Kalite, teknoloji ve inovasyon konusunda Türkiye pompa-vana sektörü ne durumda sizce? Bu bizim gururlandığımız ve öne çıkardığımız bir durumdur. Fikri mülkiyet hakkı ihlallerinden en çok etkilenen segment olduğumuz bir gerçektir. Bu, bütün dünyada geçerli ve çözümü bulunamamış bir sorundur ve ülkemizde de en çok POMSAD üyeleri bundan muzdariptir. Özgün tasarım ünitelerimizde mühendislik için sarf ettiğimiz bedelleri geri alamadan, ürünlerimiz taklit edilirler. Entelektüel sermaye, makine imalatında kalite, teknoloji ve inovasyonun motorudur; bunu korumak öyle güçtür ki, tek seçeneğiniz, sürekli Ar-Ge ve Ür-Ge yaparak, hırsızlar sizi kopya ederken daha yüksek performanslı ürünler ortaya çıkarmaktır. Buna da bağlı olarak, üyelerimizin bir başarısı olarak, pompa ve vana üreticileri, TÜBİTAK - TEYDEP desteklerinden en çok yararlanan segmentlerden birini oluştururlar. Türk pompa ve vanalarının ulaştığı kaliteyi, en iyi, ana ihraç pazarlarımız gösterir. İhracatımızın %70’i AB ve ABD’ye gider. Almanya, ki en büyük ihracatçıdır, en büyük ithalatçılardan biri ve en büyük müşterimizdir. Bugün, Alman malı diye dünyada pazarlanan pompa ve vanaların içinde, bizim ürünlerimiz, hiç azımsanamaz. Türkiye pompa-vana sektörünün ithalat-ihracat oranı nedir? Pompa ve vana pazarı, yerli ağırlıklı bir pazardır. Biz, Avrupa´nın 6. büyük üreticisiyiz; bu yıl muhtemelen, İspanya’yı geçerek 5.’liğe yükseleceğiz. 2006’da 340 milyon USD olan ihracatımız, bu yıl 860 milyon USD civarında olacak. Son beş yıl büyümemiz %17,5. Evvelki yıl %30, geçen yıl %27 artan ihracatımız, bu yıl %20’ye yakın bir artışla kapanacak. Bunlar olağanüstü artışlardır; gerek dünyada örneği olmayışı, gerekse diğer makine segmentleri ile mukayesesi bakımından. İhracatın ithalatı karşılama oranı %45’e yaklaşıyor; beş sene evvel %25 civarında idi. İki ürünümüzde bir ayrışma varsa o da ithalat konusunda yaşanıyor; vanalar fiyat ekseninde, pompalar kalite ekseninde satılıyorlar. Sanılıyor ki, vanaların enerji sarfiyatı yoktur, kalitesi pek önemli değildir. Uzak Doğu malı da olsa en ucuzunu alıp takalım, en fazla kaçırır diye bir yanılgı var, oysa su, dünyanın en pahalı kaynağı haline gelmek üzere. Pompa ve vanaların performansını etkileyen parametreler nelerdir? Pompalardaki enerji verimliliği hakkında neler söyleyeceksiniz? En önemli parametre, pompa ve vanaları tasarlandıkları çalışma koşullarında veya bunlara en yakın noktalarda çalıştırmaktır. Bu, çeşit ve kapasite olarak doğru ürün seçmek, onları doğru kumanda etmektir; yani sistem optimizasyonu. Pompaj sistemlerinin debi ve basınç ihtiyaçları genellikle değişkendir. Tek bir yüksekliğe veya basınca sabit bir debiyi basmak istemez, genellikle de basamazsınız. Çünkü ihtiyaç zamana göre değişir; örneğin sulama ihtiyacı mevsimseldir veya konutlarda su gereksinimi sabah veya akşam farklıdır. İlaveten, suyu alacağınız yerin koşulları da farklıdır; örneğin göller, barajlar gibi rezervuarların seviyeleri sabit değildir. Öte yandan, pompalar belli bir debi ve basınç bölgesinde çalıştırılacak olsalar dahi tek bir noktada en yüksek verimi verirler, tasarım bu nokta için yapılır. İhtiyacınızı ne kadar doğru belirler, buna uygun pompa seçerseniz ve işletme koşullarını sağlıklı sürdürebilirseniz, o kadar az enerji harcar, az bakım yaparsınız. Vanalar da aynen böyledir, kesme vanasıyla debi kontrolü yaparsanız, enerjinizi boşuna harcarsınız. Emniyetli olsun diye gereğinden büyük pompa seçmek veya ekonomik olsun diye idealden küçük boru ve vana seçmek de böyledir. Akışkanın cinsine uygun ürün seçmek de önemlidir; malzemenin korozyona dayanımı açısından. Yurt içindeki ve yurt dışındaki dernek ve sivil toplum kuruluşları ile nasıl bir işbirliği içindesiniz? Avrupa Pompa İmalatçıları Derneği ve Avrupa Vana Sanayicileri Derneği ile ortak çalışmalar yapıyor musunuz? Temsil erki çok yüksek, en etkin derneklerden biriyiz; makine imalat sektöründe, 22 segmentte, 30 kadar dernek var. Bunların bir kısmı 1990’lı yıllarda ama çoğu 2000’den sonra, kendi segmentinin olgunlaşması ve küresel platforma çıkması ihtiyacına paralel olarak kurulmuştur. Biz segmentimizde tekiz, 15 yaşında bir derneğiz. 2001’de Europump’a (Avrupa Pompa İmalatçıları Derneği) üye olduk, o yıldan beri İcra Kurulundayız. 2003 yılında Türk ibaresini adımızda kullanmak hakkını aldık, aynı yıl CEIR’e (Avrupa Vana Sanayicileri Derneği) üye kabul edildik. 2005’te CEIR yönetimine girdik, geçen yıl önceki başkanımız CEIR başkanı seçildi. 2002 yılında Makine ve Aksamları İhracatçı Birliği’nin kurucuları arasında yer aldık, bu birlik makine sektörünün en üst örgütü konumundadır. Yönetiminde hep temsilcimiz oldu. 2007’de MTG’yi kurduk, Makine Tanıtım Grubumuzun yaptığı işleri herkes takip ediyor. MSSP (Makine Sanayi Sektör Platformu) kurucularındanız, bir federasyona dönüşmeye çalışıyoruz. Özetle, bugün, makine imalat sektörü ile ilgili hemen bütün örgütlenmelerde, birlik, dernek, komite, meclis gibi sektöre yön veren, onu düzenleyen hemen tüm platformlarda temsilcilerimiz vardır. POMSAD tarafından düzenlenen "Pompa ve Vana Kongresi" ile ilgili bilgi alabilir miyiz? Dünyanın elektrik enerjisi tüketiminin %22´si pompaj sistemleri içindir. Sadece sistemin doğru tasarlanması (pompaların, boruların, vanaların, motorların, güç ve kumanda sistemlerinin doğru seçilmesi ve ölçülendirilmesi gibi), bu sarfiyatta %35´e yakın tasarruf sağlanabileceği HI (Hydraulic Institute, ABD) ve Europump (European Pump Manufacturers Association) gibi sektörel örgütlerce ve enerji ile ilgili uluslararası kurumlarca öngörülmektedir. Bunun ötesinde, yeni teknolojilerle, bu ürünlerin münferit verimleri de yükselmektedir. Pump System Matters (HI), EcoPump, EcoSystem (Europump), EuP, Save (AB) gibi inisiyatifler, sistem ve ürün tasarımında sürekli iyileştirmeyi desteklemektedir. AB de yürürlüğe soktuğu, sokacağı direktifleri ile, senelere sari belli bir program dahilinde, düşük verimli sayılabilecek ürünleri pazardan kaldırmaya kararlı olduğunu göstermektedir. Bu gelişmeler, segmentimizin, üreticisinden kullanıcısına kadar her unsuru ile önemli değişiklikler geçireceğinin işaretidir. Bu da bilgiyle olacaktır. 8.sini önümüzdeki yıl yapacağımız kongre, ülkemizde teknolojik ve ticari bilginin paylaşıldığı tek platformdur. PAWEX 2013 ile eş zamanlı ve aynı yerde yapılacak olması da önemlidir; fuarımızın da kongremiz gibi süreklilik kazanmasına uğraşıyoruz. Bize önümüzdeki yeni dönemde POMSAD´ın ne tür faaliyetler planladığından ve hedeflerinden bahseder misiniz? Segmentimizin 2023 hedefi 6 milyar USD’lık ihracata ulaşmaktır. Bu hedef, yıllık %20 gibi bir önemli artışa işaret eder; her ne kadar, son yıllarda çok daha yüksek artışlar gerçekleştirmiş de olsak, bunu 10 yıllık bir dönemde sürdürmek çok kolay olmaz. İlk işimiz örgütümüzün, segmenti gibi giderek daha güçlü hale gelmesidir. Bu da ancak etkin olmakla mümkündür; temsil alanımızı genişleteceğiz. Tanıtım faaliyetlerimiz devam edecek; her yıl dörde yakın yurt dışı fuarda segmentimizi ve üyelerimizi tanıtıyoruz. Bilimsel kongre yapan tek derneğiz, bunu fuarla tamamlayacağız. En çok yayın yapan derneğiz, bu aynı şekilde sürecek. Europump ve CEIR içindeki görevlerimiz devam edecek; yönetimlerinde ve komitelerinde temsilcilerimiz bulunacak. Yeni hedefimiz, iki AB projesinde yer almak; birinde ortak, diğerinde koordinatör olup, önemli bilgi ve fon üretmek.