Başa Dön

Akıllı Şebekeler ve Ar-Ge Merkezimiz ile tesislerin verimliliğini ve rekabetini arttıracağız

Röportaj:İpek Portakal / Fotoğraf: Garo Miloşyan

Geleceğin teknolojilerine ışık tutmayı sürdüren Siemens, akıllı şebekeler, enerji yönetim ve dağıtım sistemleriyle endüstriyel otomasyon alanlarında çalışacak olan Ar-Ge merkezini Gebze tesislerinde faaliyete geçirdi. ‘Akıllı Şebekeler’ konusunda dünyadaki sayılı Ar-Ge merkezlerinden bir tanesi olacak yapılanma ile, Türkiye’de geliştirilen ürün çeşitliliğinin artırılması ve bu ürünlerin tüm dünyaya sunulması hedefleniyor.


Hasan bey sizinle mayıs ayında yaptığımız röportajda tüm dünyaya hizmet edecek bir Ar-Ge takımı oluşturduğunuzu belirtmiştiniz. Ar-Ge Merkeziniz de 18 Kasım tarihinde Gebze tesisinizin bünyesinde açıldı. Merkezin faaliyet konularını ve bölümlerini ana başlıklarıyla anlatır mısınız?



Hasan Ali Pazar: Mayıs ayında konuştuğumuzda Ar-Ge merkezimizden bahsetmiştik. Mayıs ayından sonraki düzenlemelerle Ar-Ge merkezinin önemi daha da arttı. Dünyadaki şehirleşme ve karbondioksit emisyonundaki sınırlamalar ve iklimsel değişikliklerin etkisiyle dördüncü sektörümüz oluştu; Altyapı ve Þehirler Sektörü. Bu yapı altında enerji otomasyon başlığımızı, ´Akıllı Þebekeler´ (Smart Grid) çatısı altında çeşitlendirerek tekrar oluşturduk. Eskiden de konuştuğumuz enerji otomasyonu ve Ar-Ge faaliyetleri de ´Akıllı Þebekeler´in (Smart Grid) en önemli başlıklarından birisi haline geldi. ´Akıllı Þebekeler´ olarak bahsettiğimiz başlığı; tüm elektrik, su ve gaz altyapı tesislerindeki enerji ve benzer yönetim sistemlerinin oluşturulması ve buna ilişkin koruma-kumanda sistemleri, haberleşme sistemleri, otomasyon sistemlerinin bir araya getirilmesi ve entegre çözümler sunulması olarak kısaca özetleyebiliriz. Bütün sektörlerdeki önemli yeri olan IT altyapılarının ve izleme sistemlerinin verimli hale getirilmesi ve sistemin verimli çalışmasına destek olması için bir akıllı sistem oluşturulması başlığı altında birçok faaliyetimiz bulunuyor. Dolayısyla, ´Akıllı Þebekeler´in bütün alt başlıklarında birçok Ar-Ge faaliyetine ihtiyaç var. Biz de dünya çapında hizmet verecek olan ´Akıllı Þebekeler´ Ar-Ge merkezini Türkiye’de açtık. Bu merkezde, elektrik, gaz, su, altyapı tesislerindeki IT sistemleri, enerjiye yönelik veri toplama-analiz etme-yönetme sistemlerinin önemli bir bileşeni IT platformunu Türkiye´de geliştireceğiz. ´Akıllı Þebekeler´ Ar-Ge merkezimiz İlker Nefşioğulları tarafından yönetilecek. 18 Kasım’daki resmi açılışımızla beraber başlangıcımızı yapmış olduk. Þu anda, özellikle IT başlığı altında araştırma geliştirme ekibinde görev alacak takımlarımızı kuruyoruz.



Yurtdışına da hizmet verecek misiniz?



Hasan Ali Pazar: Hem Ar-Ge merkezimiz açısından hem de dünya projesinin ana bileşeni olmamız nedeniyle tüm dünyaya hizmet verebilecek çalışmalar olacak. ´Akıllı Þebekeler´ olarak know-how’ımızı hem çevre ülkelere hem de Avrupa ülkelerine sunmaktaydık. Bu ülkelerin sayısı artarak devam ediyor. Fransa, İspanya, İtalya’ya destek veriyoruz. Arap ülkeleri de buna dahil. Bu ülkelere zaten düzenli hizmet veriyoruz. Ar-Ge’de ürünü oluşturmak öncelikli konudur, ardından müşterinin ihtiyaçlarına göre ürüne yeni özellikler kazandırılmaktadır. Ürün geliştirilip sunulduktan sonra dünyanın dört bir yanından müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre üründe yapılması gereken değişiklikler ve daha gelişmiş modelleri için hazırlıklar yapılmaktadır. Bütün bu saydıklarım hakkında sürekli ve düzenli olarak dünyaya hizmet vereceğiz. Ayrıca sistem geliştirmek, düzenli olarak müşteriye hizmet vermek, bakımlarını ve servislerini yapmak da Ar-Ge merkezimizin hizmeti olacak.



Merkez bünyesinde kaç kişi çalışacak? Bu merkez Siemens´in kurduğu kaçıncı merkez?



Hasan Ali Pazar: Bu sene 25 kişi merkezimizde çalışacak. Önümüzdeki yıl ise 35-40 kişi olmayı hedefliyoruz. Bunların hepsi Ar-Ge merkezi için düşündüklerimiz. Ar-Ge’nin bir de görünmeyen kısmı olan IT bölümü var. Bu kısımda da bir o kadar daha çalışma arkadaşımız olacak. Dünyada ´Akıllı Þebekeler´ başlığındaki beşinci, Enerji Otomasyon Grubu altında dördüncü merkeziz.



İlker bey bu merkezi açmanıza neden olan faktörler hakkında neler söylemek istersiniz?



İlker Nefşioğulları: Dünya trendleri, yoğun şehirleşme, karbondioksit emisyonundaki sınırlama ihtiyaçları, enerjinin ve kaynaklarımızın verimli kullanma ihtiyacı bu merkezi açmamızda etkili oldu. ´Akıllı Þebekeler´ tüm bunlara cevap olmak için kuruldu. Türkiye olarak ´Akıllı Þebekeler´ Ar-Ge merkezinin bulunduğu Siemens içinde beşinci, Enerji Otomasyonu çatısı altında ise dördüncü ülkeyiz. Bu oluşumda Almanya’nın, Türkiye’nin üstlenmesini istediği çok fazla sorumluluk var. Grafik, Türkiye açısından yukarı doğru seyretmekte. Özellikle enerji dağıtım şirketlerine hizmet vereceğiz. Uygulamalarda bütün dünya müşterimiz olacak. Brezilya, Amerika ve Hindistan çalışacağımız ülkelerden bazıları. Siemens ürün yelpazesine onlar gibi bizim de katkılarımız olacak. Yapacağımız iş hem bu konudaki know how’ı ülkemizde toplamak hem de aynı zamanda ülke olarak prestijimizi pekiştirmek olacak. Hasan beyin de söylediği gibi bu sene 25 kişi çalışacağız, seneye 35-40 kişi olmayı hedefliyoruz. Sayı belki daha da artacak. Hem IT konusunda hem de enerji konusunda Ar-Ge çalışmaları yapmak isteyen yeni takım arkadaşlarımızı bekliyoruz.



Odaklandığınız ana sektörler ve sektörlere sunduğunuz çözümler hakkında bilgi verir misiniz?



Hasan Ali Pazar: Türkiye’deki enerji dağıtım ve enerji üretim firmaları ile ve bunların yanı sıra organize sanayi bölgeleri ve altyapı kuruluşları ile çalışıyoruz. Bu müşterilerimize öncelikli olarak dağıtım ve üretim sistemi başlığı altında çözümler sunuyoruz. İlker beyin de tüm dünya için Ar-Ge yapacağı konu başlığı bunlardan oluşuyor. Bununla birlikte üretim tesislerine de Türkiye’nin farklı coğrafyalarında santralleri olan farklı tekniklerde enerjiler üreten müşterilerimizin sistemlerini optimize etme, bir yerden izleyebilme, kontrol edebilme ihtiyacı var. Biz firmalara bu tür çözümler de sunuyoruz. Temel olarak Türkiye’nin 15-20 ayrı noktasında enerji üretim santrali olan yatırımcının tüm tesislerinin optimize edilip, enerji pazarına hazırlanması gerekiyor. Kısa süre içerisinde enerji borsasına da geçilecek. Bütün bu süreçte enerji üreticilerinin kendi kaynaklarını optimum şekilde işletip maksimum karlılığa ulaşabilmeleri için yönetim tesisine ihtiyaçları var. İşte biz bu yönetim sistemini sunuyoruz. Bu çok önemli bir konu. Bu konu da Ar-Ge faaliyetimiz arasında bir başlık olacak. Odak noktalarımızdan biri yine farklı sektörlerdeki ve enerji sektöründeki tüm IT ve yazılım altyapısı ile ilgili çalışmalarımızı geliştirmek. Siemens bu konuda yeni firma satın almaya başladı. Geçen hafta da uzun zamandır beraber çalıştığımız enerji sayaçları konusunda Amerikan bir firmayı satın aldık.



´Akıllı Þebekeler´ konusunda servis birimleriniz nasıl çalışıyor?



Hasan Ali Pazar: ´Akıllı Þebekeler´ çerçevesi içinde yine güçlü servis birimlerimiz var. Burada yönetim, dağıtım, iletim, altyapı tesislerinde birtakım mühendislik çalışmaları yapılıyor. Buna ilişkin çok güçlü yazılımlarımız var. Örneğin rüzgar santrallerinin sisteme entegre şebekeye bağlanmasından önce mühendislik çalışmasına ihtiyaç var. Bu çalışmaları servis başlığı altında bizim ekiplerimiz yapıyor. Aynı ekip, ´varlık yönetimi´ başlığı altında çalışma yapıyor. Bahsettiğim tüm sektörlerde tesisin verimli kullanılması, verimli çalıştırılması için gerekebilecek rehabilitasyon, modernizasyon işlemleri yine servis başlığı altında hayata geçiyor. Serviste ciddi bir açılımımız var. IT ile ilişkili birçok başlık serviste de geçerli olacak. Sayaçlardan da bu başlık altında bahsedebiliriz. Az önce bahsettiğim Amerika´dan satın alınan firma, sayaç ve bir ölçüm sisteminin merkezini oluşturan ´meter data management´ (sayaç bilgi yönetim) yapısını teşkil ediyor. Bununla birlikte tüm dağıtım sistemlerine sayaçlar sunuyoruz. Her bir tüketicinin enerji sarfiyatını izleyebileceği, sistemlerde bir araya getirebilecek katma değerli servislerden bahsedecek olursak aynı sayaç yapısı üzerinden müşterinin diğer ihtiyaçlarını görebilecek veya evlerindeki enerji tesislerini veya enerji sarfiyatını daha iyi yönetebileceği imkanlar sunan katma değerli sayaç sistemlerimiz var. Bunlar, kendi geliştirdiğimiz sistemlerdir. Türkiye’deki küçük Ar-Ge başlıklarımızdan biri de budur. Geçmişte bununla ilgili geliştirmeleri dünya projeleri için Türkiye’de de yapmıştık. Servis kapsamı altında hayata geçirmeyi planladığımız Ar-Ge konularımız var.



Bölümünüz verimlilik oranlarının yükseltilmesi ve kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi konusunda neler yapıyor?



Hasan Ali Pazar: Verimlik bir çıktıyı üretmek için optimum miktarda girdi kullanmaktır. Bu optimizasyonu yapabilmek için öncelikle sistemdeki tüm verilerin kayıt altında ve ulaşılabilir olması gerekir ki iyileşmeye açık alanları tespit edebilelim. ´Akıllı Þebekeler´ kavramının öncelikli amacı da bilgi ve haberleşme teknolojileri altyapılarını kullanarak bu bilgileri bir hafızada tutabilmek ve dolayısıyla yönetebilmektir. Siemens de buna uygun olarak yeni oluşturulan ´Akıllı Þebekeler´ yapılanması altında verimliliğe yönelik çözümlerini bir arada toplamış oldu. Az önce de bahsettiğimiz kontrol-kumada sistemleri, SCADA, haberleşme, sayaç ve diğer çözümlerimiz verinin kayıt altına alınmasını ve yönetilmesini sağlayan sistemlerdir. Bununla birlikte enerji analizörü ve enerji kalitesi çözümlerimiz de kayıp-kaçak oranlarının tespiti ve iyileştirilmesinde önemli bileşenlerdir.



Raylı sistemlerle ilgili ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?



Hasan Ali Pazar: ´Akıllı Þebekeler´ altındaki diğer faaliyetimiz ise raylı sistemler: Çoğunlukla devlet demiryollarının ve belediyelerin tüm metro, hafif raylı sistemler, hızlı tren sistemlerinin tüm elektrifikasyon yapısını Smart Grid şemsiyesi altında sağlıyoruz. Burada da kumanda, otomasyon sistemleri, demir yolları üzerinde gördüğümüz tüm enerji taşıma sistemleri, enerji sağlama sistemleri olmak üzere tüm enerji sistemlerini sağlamaktayız.



Siemens elektrikli otomobillerin geliştirilmesi konusunda da etkin bir şekilde çalışmalarına devam ediyor. Bu konuda da okurlarımızı bilgilendirir misiniz?



Hasan Ali Pazar: Elektrikli araçlar konusu; 1-1,5 yıldır çalıştığımız bir konu. Bu konuda birkaç tane faaliyetimiz var. Elektrikli aracın içinde ihtiyaç olabilecek motor, sürücü, çeşitli elektronik ekipmanları sağlıyoruz. Bununla birlikte elektrikli aracın şarj edilebilmesi için gerekli olan altyapı sistemleri ve bu şarj sistemlerinin yönetilmesi için gerekli bir IT platformu olmak üzere Siemens’in sağladığı birçok başlık mevcut. Öncelikle bu konuda faaliyetleri olan diğer firmalarla, İstanbul Belediyesi’nin kuruluşları ve Sanayi Bakanlığı ile temaslarda bulunuyoruz. Beraber çalıştığımız platformlarımız var. Türkiye’de birkaç noktada şarj istasyonlarımızı kurduk. Gebze’de, Kartal’da, Kadıköy İskelesi’nde, Dragos’ta altyapımızı oluşturduk. İki elektrikli aracımız olacak, Kartal-Gebze tesislerimiz arasında gidip gelecek. İstediğimiz araçları bulamadığımız için bekledik. Almanya’da birkaç araç bulduk. Ancak Türkiye’ye getirilmesi konusunda mevzuat zorlukları hala var. Hem ruhsat hem de gümrükleme açısından oldukça zorlu bir süreci tamamlamanız gerekiyor. Konu, çok ilgi çekici bir konu. Biz de çok hazırlık yaptık ancak birkaç noktada takıldık. Geçmişte Siemens araçları da kendisi üretiyordu. 1905’te Siemens’in ürettiği ve Berlin caddelerini dolaşmış 30-40 araç var. O günlerde teknoloji konusunda tartışma varmış, benzinli motorlar daha cazip hale geldiği için elektrikli aracı bir kenara bırakmışlar. Günümüzde yine aynı noktaya gelmeye çalışıyoruz.



Gündeminizde olan ‘Akıllı Þebeke’ projelerinizden bahseder misiniz?



Hasan Ali Pazar: Dağıtım firmalarını izliyoruz ağırlıklı olarak. İzmir, Ankara, Konya, Kayseri kentlerinin altyapılarını bitirdik. Ankara’da ek bir kısım daha büyüttüler, orayı da bitirmek üzereyiz. TEİAÞ ulusal iletim sisteminin altyapısındaki enerji yönetim sistemi de bitmek üzere. Irak’ta devam eden çok büyük bir çalışmamız var. Enerji dağıtımı ile ilgili olarak organize sanayi bölgeleri aktif bir şekilde devam ediyor. Temiz su ve atık su olmak üzere tüm tüm atık su tesisleri için SCADA sistemleri yapıyoruz. Örneğin Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne ait İSU Atık Su SCADA Sistemi projesinde bütün organize sanayi bölgelerinin, sanayi kuruluşlarının derelere ve denizlere deşarjını kontrol altına alan bir sistem geliştirdik. Bunu inşa ediyoruz. Birçok sistemin yanında verimli gördüğüm, faydalı bir tesis olacak. Bu, Türkiye’deki ilk olduğu için çok güzel örnek. Başarısının Türkiye’nin pek çok yerine hızlıca yayılacağını düşünüyoruz. Güçlü ve önemli bir tesis olacak ve suyun kontrolü ele geçecek. Devlet demir yollarındaki projelere yapabileceğimiz katkılar bizim için çok önemli. Demir yolu projelerinin elektrik kısmında çok ciddi yatırımlar var. Bunlarla ilgili olarak da yoğun olarak çalışıyoruz.



´Akıllı Þebekeler´ tüm dünyada yeni gelişen ekonomilerin yüksek kalitede ve güvenilir enerjiye ulaşımını sağlayacak ve enerji sektörünü kökünden değiştirecek bir teknoloji. ´Akıllı Þebekeler´in Türkiye’deki geleceği ve uygulanabilirliliği hakkında neler söyleyeceksiniz? Bu konuda ne durumdayız?



Hasan Ali Pazar: İyi konumdayız. Türkiye’nin dinamik bir ülke olması pek çok konuyu hızlı bir şekilde ele almasını ve uygulamasını sağlıyor. Avrupa ve Amerika’daki kadar hazırlık ve altyapımız yok. Ancak Türkiye’deki pek çok tesis ´Akıllı Þebeke´ yatırımı yapacaksa en yeni ve en iyisini alıyor. Bu anlamda çok hızlı bir şekilde adapte oluyoruz. Altyapının hazır olmaması bazen de engeller oluşturabiliyor. Ortalamadaki durumumuz çok kötü değil. Türkiye Siemens olarak yaptığımız Akıllı Þebeke uygulamalarını birçok ülkede yapamıyorlar. Biz çeşitlilik ve hız anlamında birçok ülkeden daha iyi durumdayız. Bu yıl dünyadaki altmış ülke arasında en hızlı gelişen, en inovatif, hedeflerini en iyi tutturan, en hızlı büyüyen üçüncü ülke seçildik ve ödül aldık. Bu sene niyetimiz birinci olmak. Dünyadaki pek çok ülke bizden destek almaya ihtiyaç duyuyor. Birçok konuyu bir arada işleyebildiğimiz için Avrupa ülkelerinin birçoğuna destek veriyoruz. Ar-Ge büyük bir adım oldu. IT entegrasyon, IT konularına tekrar eğilmemiz bizi birkaç adım öteye taşıyacak. Bununla gurur duyuyoruz.



Yenilenebilir enerji konusunda bölüm olarak ne tür faaliyetler içindesiniz?



Hasan Ali Pazar: 4-5 yıl önce ´Akıllı Þebeke´ başlığı oluştuğunda temel problemlerden birisi şuydu: Yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili sistemlerde yoğun bir ihtiyaç vardı. Çünkü çevre kirliliği gibi sorunlar mevcuttu. Temel problem ise, yenilenebilir enerji kaynaklarının sürekli kaynaklar olmaması. Örneğin rüzgar tesisinden bahsettiğimizde günün hangi saatinde rüzgar eseceğini kimse bilmiyor. ´Akıllı Þebeke´ sayesinde bunların tahminlerinin doğru yapılması, rüzgar santrallerinin ve tüm yenilenebilir enerji kaynaklarının belirli bir harmoni ve düzen içerisinde sisteme dahil olmalarını sağlamak bizim ana başlıklarımızdan birisidir. Türkiye´de şu andaki enterkonnekte şebekeye tüm yenilenebilir kaynakların belli bir düzen içinde bağlanması, bunlardan maksimum verim alınabilmesi için IT temeli oluşturabilecek bir yapımız mevcut. Zaten tüm yenilenebilir kaynaklar için birçok altyapıyı ´Akıllı Þebekeler´ başlığı altında veriyoruz. Sistemin can ve mal güvenliğinin sağlanabilmesi için gerekli koruma sistemleri, otomasyon, haberleşme, kompanzasyon sistemleri olmak üzere düzenli hizmetlerimiz var. Özellikle Türkiye’de yoğun bir hidroelektrik açılımı var. Bunun dışında birçok rüzgar santraline bu tür çalışmalar yapıyoruz. Siemens Türkiye Rüzgar Santrali bölümümüzün yapmakta olduğu tesislere de bunları parça parça sağladık. Dağpazarı Rüzgar Santrali inşaatı devam ediyor. Kısa süre içerisinde bitecek.



´Akıllı Þebekeler´ inovasyon yarışması sonuçlandı mı?



Hasan Ali Pazar: Almanya´nın düzenlediği, gelişmesi için bizim faaliyet gösterdiğimiz bu yarışma iki aşamada gerçekleşti; birincisi herkese açık kısım; ikincisi ise akademisyenlere yönelik kısım. Birinci kısım 31 Mayıs’ta sona erdi. Biz Türkiye’de tanınabilirliğini artırmak için çalışmalarda bulunduk. Yarışmaya oldukça yüksek oranda bir katılım oldu. Üniversite öğrencilerinden çok güzel fikirler geldi. Siemens bu yarışma için 15 bin Euro´luk ödül ve 1 milyon Euro´luk kaynak ayırdı. Diğer kısım ise 30 Kasım’da sona erdi; henüz sonuçlanmadı. Ancak Türkiye´den katılımın olması farkındalığın oluştuğunu gösteriyor. Bu durum da bizi çok mutlu ediyor. İleride buna benzer organizasyonlarımız devam edecek.



Esma hanım Power Akademi´nin çalışmaları hakkında neler söyleyeceksiniz?



Esma Gülten Çan: Hasan Bey’in bahsettiği gibi ´Akıllı Þebekeler´ bölümümüz altında üç iş birimimiz var. Bunlardan Servis İş Birimi altında ise güçlü bir mühendislik ekibimiz bulunuyor. Buradan çeşitli ülkelere de mühendislik hizmetleri veriyoruz. Ekibimizin bilgi birikimi ve tecrübesinden daha fazla yaralanmak üzere bu bünyede bir akademi oluşturuluyor. Power Akademi, enerji ile ilgili konularda akademik eğitimler verecek. Bu global portföyde olan bir konuydu. Türkiye’de de yakın zamanda hayata geçirerek lansmanını yapacağız. Altyapı çalışmalarımız tamamlandı. Bundan önce de Türkiye´deki müşterilerimizden Siemens Global Power Akademi´den eğitim almış birçok referansımız var.



Hasan Ali Pazar: Þu anda katalogda bulunan eğitimler teknik ağırlıklı eğitimler olabilir. Ama biz kısa sürede ´Akıllı Þebekeler´ başlığı altında başka eğitimler yapmayı planlıyoruz. Power Akademi´deki içerik genişleyecek ve esnek olacak. Bunun bir kolu da üniversitelerle iş birliğidir. İTÜ ile yaptığımız laboratuar çalışmasını örnek olarak verebiliriz. İTÜ’nün akademik çalışmalarına ortam sağlamayı amaçladık. Tüm laboratuardaki koruma kumanda otomasyon sistemini yeniledik. Yeni fikir ve ürünlerle donattık. Amaç öğrencilere yeni donanımları, yeni teknolojileri tanıtabilmek. Sömestre girmeden bu laboratuarı açacağız. İkinci dönemde laboratuarda dersler başlayacak.


SON SAYI PDF
kapak.png