Başa Dön

Moog Türkiye Direktörü Engin Altındaş: “Türkiye’deki önceliğimiz, endüstride bilinirliğimizi ve teknolojik ulaşılabilirliğimizi artırmak”

Röportaj: Çiğdem Timar / Fotoğraf: Garo Miloşyan

Ürünleriyle Türkiye’de uzun zamandır var olan Moog, Istanbul’da açtığı yeni ofisi ile Türkiye ve yakın bölgede daha etkin bir yapılanmanın ilk adımını attı. Türkiye’de savunma sanayi ağırlıklı olarak uzun yıllardır tanınan Moog, yeni ofisi ile enerji üretimi, endüstriyel üretim ve test ve simülasyon sektörlerine elektrikli ve hidrolik sistemler kullanan çeşitli hareket kontrol çözümleri sağlayacak.

Türkiye’de uzun yıllardır hidrolik ürünleri ile tanınan, daha ötesinde Türk savunma sanayisinde çok daha eskiye dayalı bir geçmişi olan Moog, şimdi yüksek performanslı çözümlerini doğrudan sanayi sektörünün hizmetine sunabilmek için İstanbul’da bir ofis açtı. Türkiye’de ağırlıklı olarak savunma sanayisi olmak üzere 10 yıldan fazla bir süredir faaliyet gösteren Moog’un Industrial Group bölümü, enerji üretimi, endüstriyel üretim ve test ve simülasyon sektörlerine elektrikli ve hidrolik sistemler kullanan çeşitli hareket kontrol çözümleri tedarik ediyor.

Moog Inc. (NYSE: MOG.A ve MOG.B) bünyesinde yer alan Moog Industrial Group’un İstanbul ofisi ile, ürün ve hizmet verdiği 7 farklı sektördeki tüm ürün gamını Türkiye’de tanıtmayı hedeflediğini belirten Moog Türkiye Direktörü Engin Altındaş, Moog’un uzun yıllardır Türkiye’de hizmet veren bir şirket olduğunu söyleyerek, “Moog, Türkiye’de daha çok hidrolik, servo valf ürünleri ile tanınıyor. Türkiye ofisini açmasının nedeni, tüm ürün gamını ve çözümlerini anlatmak. Ayrıca hareket kontrolde Türkiye’de çok daha geniş bir ürün gamıyla var olmak istiyoruz.” dedi. “Moog tüm dünyada yüksek performansı, yapılması zor işleri hedefleyen son kullanıcılar ve sistem entegratörlerini hedef alıyor. Bu anlamda Türkiye’deki büyük projelerde çözüm ortağı olmak istiyoruz.” diyen Altındaş, Moog’un Türkiye’ye gelmesini bu anlamda belki de geç kalmış bir karar olarak değerlendirdi. Şirketin Türkiye’ye gelmesindeki ana motivasyonun müşterilerine daha yakın olabilmek, onlara çözüm sağlayabilmek olduğunu dile getiren Altındaş, “Moog’un Türkiye’ye geleceğini duymak firmalarda heyecan yarattı. Firmalar gerçekten Moog’un kalitesine çok inanıyorlar. Hatta Moog ile çalışmayı hayal ettiklerini söyleyen firmalar var. Bu anlamda markamızın Türkiye’deki algısı bizi oldukça memnun ediyor. Tabi bu yüksek talebin getirdiği bazı sorumluluklarımız var. Bulunabilirliğimiz, ulaşılabilirliğimiz az. İtalya’dan, Almanya’dan size ulaşmak çok güç oluyor, diyorlar. İşte biz de o yüzden Türkiye’ye geldik. Daha fazla ulaşılır olmak, hızlı teknik destek ve servis verebilmek ve yeni iş potansiyellerini değerlendirmek için.” dedi.

Tüm dünyada 27 nokta ile global bir firma
Kuruluşu savunma ve havacılık üzerine dayanan bir şirket olan Moog’un, daha sonra bu sektörel tecrübesini endüstriye yansıtarak Endüstri grubunu kurduğunu anlatan Engin Altındaş, Moog çözümlerinin özellikle enjeksiyon ve şişirme kalıplama, metal biçimlendirme ve presler, robot teknolojileri, elektrik üretimi, rüzgar enerjisi, simülasyon ve test sistemlerinin de aralarında bulunduğu bir dizi uygulamada kullanıldığını belirtti.

Amerika dışında Almanya, İngiltere, İtalya, Japonya, Hindistan ve Filipinler’de de fabrikaları bulunan şirketin, ofis ya da fabrikaları ile dünyada 27’den fazla ülkede noktası bulunduğunu söyleyen Altındaş, “Moog bir Amerikan firması olarak kuruldu, 1960’larda Almanya’da ilk fabrikasını açmasının ardından ‘70’lerde İtalya’da bir merkez kurdu. Dolayısıyla Avrupa’ya gelişi de oldukça eskilere dayanmakta.” dedi. Moog’un şu anda Hollanda’da test ve simülasyon ağırlıklı çalışan bir fabrikası, Almanya’da valf, pompa, sürücü, motor imal eden bir motor mükemmellik merkezi ve İtalya’da üretim, montaj ve tamir içerikli 4 fabrikası bulunuyor.

“Türkiye’de hareket kontrolünde çok daha geniş olan ürün gamımızla var olmak istiyoruz”
Güney-Güneydoğu Avrupa bölgesi olarak Moog İtalya’ya bağlı faaliyet gösterecek olan Türkiye ofisi, mevcut müşterilere yönelik satış ve servisi desteklemeye devam ederken, aynı zamanda yeni şirketlere de elektrikli, hidrolik ve bunların bileşiminden oluşan hibrid teknolojileri kullanan çözümler sağlayacak. Hareket kontrolündeki geniş ürün gamının tamamını Türkiye’de sunacaklarını belirten Altındaş, bu anlamda gerek elektrohidrolik gerekse servo motor, servo sürücü, lineer aktüatörler gibi sistemlerle Türkiye pazarında yer alacaklarını belirtti. “Moog bir katalog firması değil; ürün kataloğu ya da reklamı göremezsiniz. Moog, müşterilerinin belli sistemlerini komple olarak yapmaya aday bir firmadır.” diyen Altındaş, bu anlamda çalışma modellerinde makine imalatçıları ve sistem entegratörlerinin önemli bir rol oynadıklarının altını çizdi.
Türkiye’ye uzun zaman önce gelen pek çok Moog ürünü olduğunu da belirten Altındaş, zamanında Alman, İtalyan makine imalatçıları ile birlikte Türkiye’ye gelen motor ve sürücüler olduğunu, bu ürünlerin güncellenmesi, teknik destek verilmesi gibi hizmetler de oluşturacaklarını belirtti.

Moog organik büyümenin yanı sıra satın almalarla da gelişiyor
Moog’un organik büyümenin yanı sıra dünyanın her yerinde hareket kontrolünde öncü firmaların teknolojilerini takip ederek satın almalarla da hızla büyüdüğünü aktaran Altındaş, şirketin hemen her ay düzenli olarak firma satın aldığı ya da ortak olduğunu belirtti ve ekledi: “Şirket kendi öz kaynakları ile büyüyen bir firma. Kendi iş kollarındaki yeni teknolojileri çok yakından takip ediyor, bunun kendi iş modeline uygun olduğunu düşünürse bu firmayı satın alıyor ya da firmaya ortak oluyor. Türkiye’de inovasyonla büyüyen firma sayımız ne yazık ki az. Buna rağmen Türkiye’de de gelişimi takip edilen firmalar var.”

Altındaş, Moog’un ayrıca enerji sektöründe buhar ve gaz ile ilgili çalışmaları olduğunu, dünya devi pek çok imalatçının uzun soluklu partneri olduğunu da sözlerine ekledi.

“Partnerlerimizde bizim için önemli olan kriter; teknik yeterlilik ve çözüm odaklılık"
Teknik destek ve tamir konusunda da Türkiye’de yoğun bir taleple karşılaştıklarını belirten Engin Altındaş, bu sebeple özellikle İtalya’daki tamir merkezlerini bundan böyle daha etkin kullanacaklarını söyledi. “Buradan müşterilerimizin arızalı servo valf, motor ve sürücülerinin tamir edilmesiyle ilgili İtalya’daki merkezimizi koordine edeceğiz. Yakın bir zamanda Türkiye’de yerel bir test ve tamir merkezi oluşturmak hedeflerimiz arasında. Müşterilerimizin teknik servis ihtiyaçlarını de kendi bünyemizde yetiştireceğimiz personel ile birlikte yerel partner firmalar ile çözmeyi düşünüyoruz” diyen Altındaş, bu konuda sadece kendi ürünlerindeki herhangi bir arızayı giderebilecek kişilerle değil, makineyi komple belli bir noktaya getirebilecek kişilerle çalışmak istediklerini özellikle vurguladı.

“Partner firma seçiminde firmanın Moog ürünlerini tanıması, o sektördeki tecrübesi ve hızlı ve etkin bir hizmet verme yeteneği önem taşımaktadır” diyen Altındaş, birlikte çalışacakları partnerlerin yüksek performanslı, belli bir kalitenin üzerinde iş yapan ya da özel çözümler üreten firmalar olmasının kendileri için en önemli vasıflar olduğunu söyledi.“Bazı ürünlerimizde fiyattan daha önemli olan kriter performanstır”
“Fiyat olarak pazarın çok üzerinde değiliz.” diyen Altındaş, sundukları bazı ürünlerde fiyatın, performansın yanında ikinci planda kaldığını söyleyerek, “Bu yüksek performanslı ürünlerin demir-çelik, enerji, plastik enjeksiyon sektörlerinde, motor sporlarında kullanımı söz konusudur. Mesela dünyadaki bütün Formula 1 araçlarında sadece Moog valfi kullanılır, başka bir valf kullanılamaz.” dedi. Bu tür ürünler nedeniyle Türkiye’de özellikle havacılık ve savunma sanayisinde müşterileri olduğunu belirten Altındaş, “Moog zaten Türkiye’de belli alanlarda çok iyi biliniyor. Savunma sanayisinde Aselsan, Havelsan ve Otokar ile devam eden pek çok projemiz var. Ancak şu anda Türkiye’deki önceliğimiz, endüstri tarafında bilinirliğimizi ve teknolojik ulaşılabilirliğimizi artırmak.” dedi.
Teknoloji bağımsız bir firma…
Moog’un sanılanın aksine teknoloji bağımsız bir firma olduğunu da vurgulayan Engin Altındaş, “Bundan şunu kastediyorum; hidrolik hareket kontrolünde de elektrikte de aynı mesafedeyiz. Yani bize bir proje geldiğinde biz buna bir hidrolikçi gözüyle bakmıyoruz. Test simülasyonunda bunu hidrolikle mi yoksa servo teknolojilerle mi çözeriz, bunun kararını verebiliyor ve o yüzden bağımsız şekilde hareket edebiliyoruz.” diyerek, müşterinin hassas hareket kontrolündeki çözüm ortağı olmanın kendileri için birinci öncelik olduğunu belirtti. Altındaş, gerek OEM’ler gerekse sistem entegratörlerinin kendileri için çok önemli olmasının, Moog’un tüm dünyada makine imalatçılarıyla çok yakından çalışma geleneğinden ileri geldiğini de sözlerine ekledi.

“Control Solutions”
Avrupa’da 200’den fazla mühendisin dahil olduğu bir “Control Solutions” grubu olduğundan da söz eden Engin Altındaş, bu yapılanma hakkında ayrıntılı bilgi verdi: “Bu grup Moog’un çözüm odaklı bir firma olduğunu gösteren bir yapılanma. Matris şeklinde çalışan yapı, aynı anda 100’e yakın projeyi yürütebiliyor. Türkiye’de de bu yapıyı kullanarak bazı büyük projelerde çözüm ortağı olmak istiyoruz.

Uygulamaların çoğu birbirine çok benziyor, dolayısıyla bu know how’u buraya transfer etmek, buradaki son kullanıcıların, sistem entegratörleri ve partnerlerin de bu bilgiden faydalanmasını sağlamak istiyoruz.

Tüm projeleri ‘Control Solutions’ bünyesinde yapmak mümkün olmayacaktır. Maliyeti düşürme, zamanı etkin kullanma ve yerel destek anlamında yerli sistem entegratörlerine ihtiyacımız var. Yapmayı planladığımız etkinlikler, seminer ve toplantılarla Moog içinde birikmiş know-how’ı buraya da transfer etmek amacındayız. Bu anlamda Moog bildiğini paylaşmaktan çekinmeyen bir firmadır.”

Moog yakın zamanda enerji ve otomotiv sektörleri için de bazı toplantılar planlıyor. Bu şekilde Türkiye’de hızla ilerlemeyi planlayan şirket, Türkiye’deki önemli projelere çözüm sunmaya aday. Türkiye’de kendilerine büyük bir ilgi ve istek olduğunu gören şirket, şu an bunu nasıl organize edeceğini planlıyor.

“Bu sene stratejik adımlar ile büyüme senesi olacak”
Sistem entegratörleri ve çözüm ortaklarıyla büyümenin, onların başarısına, ürünlerine ortak olmak suretiyle çeşitli avantajları olduğunu ama aynı zamanda kendi sorumluluklarının da arttığını vurgulayan Engin Altındaş, “Bu sistemde ürünlerimizin eğitimlerini vermemiz, teknik destek ekiplerimizi oluşturmamız gerekiyor. Bu konularda çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz.” diyerek, önümüzdeki bir yılı kendileri için pazarı tanıma, müşterileri izleme ve dinleme yılı olarak belirlediklerini söyledi.

Müşterilerinin talepleri ve partnerlerinin ihtiyaçlarını doğru tespit ederek yapılanmayı bunun üzerine kurmak istediklerini vurgulayan Altındaş, bunun için WIN’12 Fuarı 2. Fazı sırasında düzenledikleri toplantının kendileri için başarılı ve yol gösterici olduğunu söyleyerek, “Bu toplantıda müşterilerimizin nasıl bir performans, tamir ve müşteri hizmeti istedikleri, nelere odaklanmamızı tercih ettikleri konusunda fikir sahibi olduk, ona göre de stratejimizi belirliyoruz.” dedi.

SON SAYI PDF
kapak.png