Başa Dön

art-img

Rockwell Automation İTÜ’ye 600 Bin Dolar Değerinde Otomasyon Laboratuvarı Kuruyor

Haber: İpek Portakal / Fotoğraf: Garo Miloşyan

Mayıs ayında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde 600 bin dolar değerinde endüstriyel otomasyon, hareket kontrolü ve emniyet laboratuvarı kuracak olan Rockwell Automation, kurumsal sosyal sorumluluğunu da yerine getirerek geleceğin mühendislerine otomasyon sistemlerinin nasıl uygulandığının öğretilmesine katkıda bulunacak. Rockwell Automation Türkiye Genel Müdürü Cenk Ceylan, İTÜ’deki bu projenin Amerika kıtası ve Çin dışında Rockwell Automation’un dünyada yaptığı tek üniversite partner programı olduğunun altını çizdi.

2011’de 6 milyar dolar global ciroya ulaşan Rockwell Automation, Türkiye’de yaptığı desteklerini artırıyor. Türkiye’nin büyüme potansiyelini gören ve Türkiye’deki teknik eğitimin kalitesini önemseyen Rockwell Automation, 600 bin dolarlık bir yatırımla İTÜ’de otomasyon laboratuvarı kuruyor. Mayıs ayında hayata geçirilecek proje yatırımıyla birlikte üniversite öğrencileri, uygulamalı olarak otomasyon sistemlerinin işleyiş şekillerini öğrenebilecek.

İTÜ Otomasyon laboratuvarında 600 bin dolarlık otomasyon ekipmanı
İTÜ’deki laboratuvar yatırımının gelişim süreci ile ilgili bilgi veren Rockwell Automation Türkiye Genel Müdürü Cenk Ceylan, “Bundan 3 yıl kadar önce İTÜ, Amerika’daki Mühendislik ve Teknoloji Programları Akreditasyon Kurulu’nun (ABET) akreditasyonunu alabilmek için sanayide bir takım iş birlikleri kurarak ders programlarını geliştirmek çabasıyla danışmanlar kurulunu topladı. Biz de o dönemde şirket olarak danışmanlar kurulunda yer aldık. Sektörden bizim rakibimiz olan firmaların yanı sıra bu kurulda, TAI, TÜBİTAK gibi AR-GE şirketleri de vardı. Her sektör kendi ihtiyaçları doğrultusunda bir takım tavsiyelerde bulundu. Kimisi teorik ağırlıklı, kimisi de daha çok pratik ağırlıklı eğitim verilsin dedi. Şirket olarak değişik bir resim çizerek farklı bir öneride bulunduk. AR-GE’nin önemli bir konu olduğunu ve onun için mutlaka teori gerektiğini, ama temel teorinin dışında pratik uygulaması olmayan öğrencilerin piyasaya çıktıkları zaman yeni mezun sıfatıyla iş bulmalarının ve hızlı entegre olmalarının zorlaştığını söyledik. Türkiye’de AR-GE sektöründeki istihdam sayısı toplam istihdamın % 2’sini teşkil ediyor. Biz de seçmeli olan laboratuvar derslerinden bazılarını zorunlu hale getirip, teorik derslerden de 2 dönem olanları bir döneme indirerek programı biraz daha kompakt hale getirelim önerisinde bulunduk.” diyerek, İTÜ Kontrol ve Otomasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Metin Gökaşan’ın da bu fikre çok olumlu baktığını ve laboratuvar sürecinin böyle başladığını söyledi.

RA Amerika yönetimine iş planı hazırladıklarını ve merkeze sunduklarını anlatan Ceylan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu plan, yatırımın Rockwell Automation’a orta ve uzun vadede getireceği avantajları sadece şirket tarafında değil sosyal sorumluluk tarafında da anlatan bir rapordu. Çalışma aşağı yukarı bir yılımızı aldı. İTÜ, Amerika kıtası ve Çin dışında Rockwell Automation’ın dünyada yaptığı tek üniversite partner programı. Merkez yönetim konuyu çok önemsedi ve 600 bin dolarlık bütçeyi çıkardı. İTÜ’ye bütçeyi sadece otomasyon ekipmanı için kullanmak istediğimizi söyledik. Dolayısıyla inşaatı İTÜ üstlendi. Biz de tüm bütçeyi ekipmana harcadık. Harcamalar 600 bin dolarla sınırlı kalmadı. Almanya’da kullanılan bir takım demo ekipmanları daha vardı. Onlar da bağışa katkıda bulunmak için bu ekipmanlara ilave olarak Almanya’dan gönderilecekler. Bunun içinde hareket kontrolü ile ilgili sistemler de olacak. Pano işleri için de lokal bir pano partnerinden destek istedik. Onlar da kabul etti.”

Ders programlarının kitaplarını Amerika’dan getirdik
Laboratuvarda uygulanacak ders programının da önemine değinen Ceylan bu konuda “Ekipmanın kurulmasının yanı sıra laboratuvarda işlenecek ders programı da çok önem taşıyor. Rockwell Automation’ın Amerika’da kurduğu üniversitelerdeki laboratuvarlarda verilen ders programlarının kitaplarını da getirdik. İTÜ’lü hocalarımız onları derleyip toplayarak müfredata uygun hale getirdiler. Ders programları da hazır. Şu an 4 tane lisans, 1 tane de yüksek lisans seviyesinde zorunlu laboratuvar dersi bu laboratuvarlarda uygulanacak. Endüstriyel otomasyon, proses kontrolü, hareket kontrolü, emniyet, güç kontrolü konularını içeren çok kombine bir laboratuvar olacak. Kontrol Mühendisliği bölümü oldukça profesyonel çalışıyor. Bu üniversiteyi seçmemizdeki ana neden; İTÜ’nün ABET akreditasyonu kazanmış geniş bir vizyona sahip bir üniversite olmasından kaynaklanıyor.” diyerek İTÜ’ye yatırım yapmalarının nedenlerini açıkladı.

Laboratuvarda her sene bakım, onarım ve güncelleme
Laboratuvarın seneler boyunca aynı şekilde ayakta tutulmasının da gerekliliğine değinen Cenk Ceylan sözlerine şöyle devam etti: “Bundan 5 yıl sonra laboratuvarın bugünkü teknolojide olmaması gerekiyor. Bizim bütçemiz bir seferlik 600 bin dolarlık bağış değil her sene bakım, onarım ve güncelleme yapılmasını da içeren bir paket. Aslında biz buna üniversite partner programı diyoruz. Programın içeriğinde, hem bakımı hem güncellemesi hem de teknik desteği ve akademisyenlerin eğitimi mevcut. Öte yandan seçilmiş 10 başarılı öğrenci, öğrenim hayatı boyunca burs, öğrenim hayatlarının son yılında da Rockwell Automation’ın Amerika’daki tesislerinde staj imkanı bulacak. Çünkü biz onları insan kaynağı olarak görüyoruz. Yeni mezunlar istediğimiz kriterlere uymayabiliyor. Bu laboratuvarla mezun öğrencileri zevkle işe alabileceğiz. Bir sonraki aşamada da yılda aşağı yukarı 100-120 öğrencinin bu laboratuvarlarda eğitim görerek mezun olduklarını düşünürsek 5 yıl içinde oldukça fazla sayıda yeni mühendis, hem kullanıcı hem de entegratör tarafında bizimle çalışmaya çok daha yakın potansiyel müşteri olacak.”

“Projelerimizi bir nevi İTÜ’ye outsource edeceğiz”
Bu laboratuvarda akademisyen ve öğrencilerden kurulu gruplarla kendi uygulama projelerini yapabileceklerini vurgulayan Ceylan, “Projelerimizi bir nevi İTÜ’ye outsource edeceğiz. Rockwell olarak mühendislik know-how’ı oluşturmak istiyoruz. Böylece rekabette ekonomik bir avantaj sağlamış olacağız. Bunun yanı sıra öğrencilerin gerçek bir sanayi projesini bitirmiş olması da büyük bir deneyim teşkil edecek. Döner sermayeden İTÜ, akademisyenler, öğrenciler para kazanacak. Bu laboratuvar örneğin bir su arıtma tesisinin otomasyonunu orada uygulayıp simüle edebilecekleri boyutta olacak.” diyerek oldukça kompakt bir laboratuvar projesinin gerçekleşeceğini vurguladı.

“Laboratuvar yatırımlarımıza devam edeceğiz”
Rockwell Automation olarak yatırımlarına devam edeceklerini belirten Ceylan şöyle devam etti: “İTÜ sadece bir başlangıç projesiydi. Amerika bir ülkeyi seçtiği zaman sadece bir laboratuvarla sınırlı kalmıyor. Dolayısıyla bundan sonraki yıllarda da seçtiğimiz üniversitelerle yatırımlarımız devam edecek. Yurdumuzun değişik bölgelerinde de laboratuvarlar kurmayı hedefliyoruz. Amacımız birçok üniversitemizin aynı düzeyde eğitim olanağına kavuşmasıdır. Aksi takdirde üniversitelerdeki eğitim düzeyi artırılmadığı sürece dengesizlik hep oluşacak ve biz mezunlar konusunda bazı üniversitelere bağlı olacağız.”

Rockwell Automation Türkiye’ye en hızlı büyüyen ülke ödülü…
Rockwell Automation merkezi yönetimi, 2011 yılında Rockwell Automotion Türkiye’yi en hızlı büyüyen ülke olarak ödüle layık gördü. Bu sayede Türkiye’deki yatırımlarını artırdıklarını belirten Ceylan bu konuyla ilgili de şu açıklamaları yaptı: “Gerçekleştirdiğimiz büyüme performansı ile Rockwell Automation Türkiye olarak şirketimizin ilgi odağı haline geldik ve en hızlı büyüyen ülke ödülünü aldık. Geliştirdiğimiz otomasyon sistemleri Türkiye’de farklı sistemler ve farklı markalar ile entegre olarak çalışabilme özelliğine sahip. Bu sayede çalıştığımız müşterilerimize hem maliyet avantajı sağlıyoruz hem de istenilen her ihtiyaca yönelik hizmetler sunabiliyoruz. Türkiye’de ilk olarak global markalara hizmet vererek çalışmalarımıza başladık. 2008 yılından beri ise Türkiye’nin önemli markalarına hizmet vermekteyiz. Büyük müşterilerimiz arasında dünya devleri olan firmalar yer alıyor. Tüm bu çalışmalarımız ile merkezimiz ABD tarafından onaylanan 600 bin dolarlık bir laboratuvar bağışının İTÜ’ye yapılması konusunda da onay aldık.”

SON SAYI PDF
kapak.png