Başa Dön

“Türkiye, Moog İçin Önemli Bir Pazar”

Pim Van Den Dijssel, MOOG Avrupa Direktörü

Moog’u kısaca tanıtmak gerekirse…
Moog Group’un dünyadaki aktiviteleri 5 bölümde yürütülüyor. Türkiye, benim de sorumlusu olduğum Güney-Güneydoğu bölümü olarak adlandırılan lokasyona dahil.

Moog, merkezi Amerika’da bulunan 2,4 milyar dolarlık bir şirket. Bu rakamın çoğu, faaliyet gösterilen 5 ana segmentten ileri geliyor. Bu iş kollarından biri, hava araçları, uzay teknolojileri. Savunma Sanayi bir başka ana segmentimiz. Bu alanda Türkiye’de Aselsan, Havelsan gibi önemli bazı kuruluşlarla çalışıyoruz. Komponent Grubumuz ile birlikte bir de Medikal Grubumuz bulunuyor ve son olarak, benim de Avrupa’daki işleyişinden sorumlu olduğum Endüstriyel Grup mevcut.

Endüstriyel Grup farklı pazarlara hitap eden geniş bir çeşitliliğe sahip. Biz özellikle plastik endüstrisi, metal işleme, rüzgar türbini üretimi, otomotiv sektöründe araç testleri, uzay teknolojilerinde uçak ve mekik testleri, ağır sanayi, petrol/gaz sektörleri ve güç üretiminde hizmet veriyoruz.

Türkiye’de özellikle hangi sektörlere odaklanıyorsunuz?
Türkiye’de özellikle metal işleme, plastik, ağır sanayi, güç üretimi ve savunma sanayiye odaklanıyoruz.

Savunma sanayide Türkiye’de uzun zamandır hizmet veren bir şirket olarak oldukça başarılıyız. Bunun yanında otomotiv sektörü ile de başarılı çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin yakın zamanda Otokar firması ile bir anlaşma imzaladık. Metal işleme ve plastik sektörlerinde sunduğumuz yüksek performanslı komponentler, müşterilerimizin makinelerindeki üretim performanslarını artırmalarına yardımcı oluyor. Bu makine üreticileri, üretimde yüksek hız, dayanıklılık ve kusursuzluk arıyor. Bu demektir ki, makinenizde yüksek performanslı hareket kontrol ürünleri kullanmanız gerekiyor ve bu tam olarak Moog’un Türkiye’deki müşterilerine sunduğu şey. Hızın yanında dayanıklılık önemli bir parametre. Bildiğiniz gibi dayanıklılık uzay teknolojilerindeki en önemli kriterlerden biri. Biz Moog olarak yıllarca faaliyet gösterdiğimiz bu konudaki tecrübelerimizi yere indiriyor, aynı teknolojileri makinelerin kullanımına sunuyoruz. Kusursuzluk ise bir başka beklenti. Ürettiğiniz 10 bin ürünün 10 bini de aynı olmak zorunda. Bu da ancak hassas hareket kontrolünün sağlayabileceği bir şey. Sanırım Moog’daki anahtar kelime bu: Kusursuz hareket kontrol. Moog bu amaç üzerine kurulu.

Türkiye’deki yeriniz ve yapılanmanız nasıl?
Türkiye ofisimizi İstanbul’un Asya tarafında açtık. Ofisimizin açılışı 2011 Eylül ayına dayanıyor. Şu aşamada fazla çalışanımız bulunmuyor. Bu ofise, iş geliştirmemizi bağlı yürüteceğimiz bir çeşit uydu diyebiliriz. WIN’12 Fuarı’ndaki aktivitelerimiz buna katkı sağlama amaçlı yapıldı. Bunun dışında da Türkiye’de çeşitli etkinliklerimiz olacak. Örneğin yakın zamanda İstanbul’daki bir üniversitede medikal eğitim simülasyon aygıtlarına ilişkin bir seminer verdik. Bu etkinlikleri yıl boyunca da sürdüreceğiz.

Moog’un Türkiye’deki hedefi nedir?
Türkiye’deki hedefimiz; metal işleme, plastik, savunma sanayi, ağır sanayi ve güç üretimi sektörlerinde Moog olarak büyümek. Bu 5 sektör, kayda değer büyüme potansiyeli gördüğüm alanlar. Bu demektir ki, bu alanlarda daha fazla iş geliştirmemiz, daha fazla ekip kurmamız gerekecek.

Peki Türkiye’de firma satın alma konusuna nasıl bakıyorsunuz?
Belki gelecekte Türkiye’de de satın almalarla büyüme yoluna gidebiliriz. Fakat bunu yapmadan önce Türkiye pazarında ve Türk kültürü hakkında tecrübe kazanabilmek için burada kendi ekibimizi kurmalıyız. Çünkü bir firma satın almadan önce yerinde tecrübe etmeniz gerekiyor. Bu durumda eğer bir firma ile birleşmek istersek, Moog kurallarını, Türk kültürünü bilen ve bunları bir araya getirebilen yerel bir ekibimiz olmalı.

WIN’12 Fuarında sunduğunuz yeniliklerinizden biraz söz eder misiniz?
Bu yıl, plastik endüstrisi için MC 600 adlı yeni bir makine kontrolörünü tanıttık. Bunun dışında uzun zamandır bilinen sürücü teknolojilerimizden örnekler ve daha etkin olmaya başladığımız elektromekanik konusundaki ürünlerimizi sunduk. Bugün iş alanımızın yarısı elektromekanik, diğer yarısı ise elektrohidrolik diyebiliriz.

SON SAYI PDF
kapak.png